CHP'nin "devleti kuran parti" yalanına siyaset bilimcilerden neşter darbesi

CHP yıllardır siyasi meşruiyet devşirdiği "devleti kuran parti" tezi, Prof. Dr. Atilla Yayla'nın çarpıcı analiziyle sarsıldı. Yayla, CHP'nin toplum bağrından çıkmadığını, devlet eliyle dizayn edilmiş bir yapı olduğunu savundu.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 27.06.2026 15:29 GÜNCELLEME 27.06.2026 15:29 SİYASET
CHP'nin "devleti kuran parti" yalanına siyaset bilimcilerden neşter darbesi
CHP'nin "devleti kuran parti" yalanına siyaset bilimcilerden neşter darbesi

Türk siyasi hayatının en köklü tartışmalarından biri olan "kurucu irade" ve "devlet partisi" kavramları, yeni bir boyut kazandı. Siyaset bilimci Prof. Dr. Atilla Yayla Türkiye gazetesinde kaleme aldığı son makalesinde, CHP'nin tarihsel meşruiyet zeminini oluşturan en büyük kabulü masaya yatırarak ezber bozan tespitlerde bulundu. Yayla, CHP'nin devleti kuran değil, bizzat devlet gücünü elinde bulunduran elit kadrolar tarafından toplumu yukarıdan aşağıya şekillendirmek amacıyla inşa edilen bir aygıt olduğunu ifade etti.

Siyaset Bilimci Prof. Dr. Atilla Yayla

OSMANLI MİRASI VE SIFIRDAN DEVLET YALANI

Cumhuriyetin ilan edilmesiyle birlikte sıfırdan bir devlet kurulduğu yönündeki yaygın inanışın tarihi gerçeklerle uyuşmadığını belirten Yayla, Osmanlı İmparatorluğu'ndan devralınan devasa mirasa dikkat çekti. Rejimin monarşiden cumhuriyete evrilmesinin ve kurumların yeniden yapılandırılmasının yoktan var etme anlamına gelmediğini vurguladı. Ordu, bürokrasi, maliye, hukuk sistemi, diplomasi ve idari tecrübenin doğrudan Osmanlı'dan tevarüs edildiğini ifade etti. CHP'nin kendisini tek kurucu aktör olarak konumlandırmasının tarihi gerçekliği aşırı derecede basitleştiren ve çarpıtan bir yaklaşım olduğunu kaydetti.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluşu

TOPLUMDAN DEĞİL DEVLETİN ZİRVESİNDEN DOĞAN YAPI

CHP'nin kuruluş felsefesini ve toplumsal tabanını analiz eden Yayla, partinin demokratik ve çoğulcu bir rekabet ortamında, halkın talepleri doğrultusunda filizlenmediğini belirtti. Yayla, partinin doğuşunu şu çarpıcı sözlerle özetledi: "CHP, serbest ve çoğulcu bir siyasi rekabet ortamında ve toplumun içinden doğmamıştır. Devlet gücünü elinde bulunduran kadronun, topluma her bakımdan nüfuz etmek üzere oluşturduğu bir yapılanma olarak ortaya çıkmıştır. Bu yüzden, başka partilerin varlığına izin vermemiş, siyasi rekabeti yok etmiş, muhalefet teşebbüslerini kısa sürede ortadan kaldırmıştır."

İSİMDEKİ GİZLİ ŞİFRE: DEVLET HALK PARTİSİ

Partinin ilk kuruluş aşamasında adında "cumhuriyet" kelimesinin yer almamasının tesadüf değildi. Yayla, "Halk Fırkası" isminin ve tek parti tekelinin, toplumun tamamını tek tipleştirme ve kontrol altında tutma arzusunu yansıttığını savundu. Demokratik sistemlerde siyasi partilerin toplumun tamamını değil, yalnızca belirli bir fikri veya kesimi temsil ettiğini hatırlatan ünlü siyaset bilimci, Halk Fırkası'nın ise kendisini tüm milletin yegane temsilcisi olarak dayattığını belirtti. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurulmasıyla birlikte apar topar isme "cumhuriyet" kelimesinin eklendiğini ifade eden Yayla, dil bilgisi ve siyasi terminoloji açısından "Cumhuriyet Halk Partisi" ifadesinin aslında "Devlet Halk Partisi" anlamına geldiğini iddia etti.

Demokrasi şehidimiz merhum Başbakan Adnan Menderes

KENDİNİ ÜLKENİN ASLİ SAHİBİ SANAN SİYASİ PSİKOLOJİ

CHP kendini bir siyasi parti gibi değil, bunun ötesinde devletin sahibi gibi görüyor. Bu zihniyet, kendileri dışındaki tüm siyasi hareketlerin, toplumsal grupların ve partilerin "ikincil", "geçici" ya da "sistem dışı sapmalar" olarak görüyor. Bu dışlayıcı bakış açısının Türkiye'de siyasi ve ideolojik çoğulculuğun kökleşmesini zorlaşıyor.

DEMOKRAT PARTİ VE CHP

Tek parti diktatörlüğü döneminde siyaset yapmak isteyen her aktörün mecburen CHP çatısı altında bulunmak zorunda kaldı. Adnan Menderes ilk olarak Serbest Fırka saflarında siyasete ilgi duydu, bu partinin kapatılmasının ardından CHP'ye girdi ve orada her zaman muhalif bir duruş sergiledi. DP'nin, CHP'nin bir devamı değildi. Bu hareketin tek parti rejiminin baskıcı düzenine karşı Anadolu insanından yükselen güçlü demokratik çığlığın siyasal bir temsiliydi. Yayla, makalesini şu temel ilkeyle noktaladı: "Devlet milletindir; partiler ise ancak milletin belli kesimlerinin geçici ve sınırlı temsilcileridir."

KAYNAK : Haber7
Mücahit Çetin Haber7.com - Editör
Haber 7 - Mücahit Çetin

Editör Hakkında

1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor. ‎
YORUMLAR 1
  • Halil 1 saat önce Şikayet Et
    CHP devleti kuran değil, devleti soyup soğana çeviren parti
    Cevapla

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR