Bahçeli'den dünyaya Kudüs ittifakı çağrısı: Artık gerçekleştirilmeli
MHP lideri Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Terörsüz Türkiye sürecinden Türk Devletleri Teşkilatı'na, Avrupa'daki gelişmelerden Türkiye-Libya anlaşmasına kadar önemli mesajlar verdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'deki seçim sonuçlarının önemli bir fırsat doğurduğunu belirterek Arap partilerinin de temsil edildiği, toplumsal uzlaşmayı ve barış içinde bir arada yaşama iradesini güçlendirecek yeni bir hükümet kurulması çağrısında bulundu. Bahçeli, "Kudüs İttifakı gerçekleştirilmelidir" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'deki grup toplantısında bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin dış politikadaki rolü, Akdeniz'deki gelişmeler, Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat ve İsrail'deki siyasi tabloya değinen Bahçeli, özellikle İsrail'de barışın sağlanması için geniş tabanlı bir uzlaşının önemine dikkat çekti.
Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) egemenlik haklarının korunması konusunda kararlı mesajlar veren Bahçeli, Akdeniz'de hiçbir oldubittiye izin verilmeyeceğini vurguladı. Libya ile yapılan mutabakattan rahatsızlık duyan Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail'e tepki gösteren Bahçeli, Avrupa Birliği'nin de Türkiye'nin egemenlik haklarına yönelik yaklaşımını eleştirdi.
Bahçeli, İsrail'de gerçekleştirilen seçimlerin ortaya çıkardığı siyasi tablonun Netanyahu hükümetinin politikalarının yeniden değerlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek Arap partilerinin de yer aldığı yeni bir hükümet kurulması gerektiğini söyledi.
"TÜRKLER ANADOLU'DA 2. ERGENEKON DESTANI YAZMIŞTIR"
Milli iradenin tecelli ettiği bu kutlu mekânda yapılacak her faaliyetin milletin birliğine, devletin kudret ve adaletine, daha insani bir dünyanın teşekkülüne yönelik hayırlı hizmetlere vesile olmasını temenni eden Bahçeli, 19. yüzyılın sonlarında başlayan Şark Meselesi'ne değindi.
Emperyalist devletlerin Türk topraklarını bölme, paylaşma ve yönetme amacını taşıyan Şark Meselesi'nin Türk milletini varlık mücadelesiyle karşı karşıya bıraktığını ifade eden Bahçeli, 1912 Balkan Harbi'nden Cihan Harbi ve İstiklal Harbi'ne uzanan savaşlar silsilesinde emperyalizmin hedefinin açık olduğunu belirtti.
Cumhuriyet'in 103. yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bahçeli, Cumhuriyet'e giden süreçte Türk milletinin Mustafa Kemal Paşa ve kahraman silah arkadaşlarının arkasında saf tutarak Anadolu'da Türk tarihinin ikinci Ergenekon destanını yazdığını söyledi.
Bahçeli, Cumhuriyet'in dünya tarihinin nadir ve nadide örneklerinden biri olarak bütün mazlum milletlere umut olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
- "Bu destan ki dünya tarihinin nadir ve nadide örneklerinden biri olarak cümle mazlum milletlere umut olmuştur.
- Cumhuriyet, Osmanlı'nın savaş ve işgallerle yaralanmış toprağının şifası, bitap düşmüş yüreklerin devası, şühedanın aziz ruhunun şâdı, gazinin ise mutlu mirasının yâdıdır.
- Cumhuriyet, Türk aklının feraseti, Türk iradesinin istihkâmı, Türk gönlünün dergâhıdır.
- Cumhuriyet, tarihin coğrafyamızı aydınlattığı hakikat, Türk irfanından süzülen fazilettir.
- En nihayetinde Türk milletinin her bir ferdinin iradesine emanet edildiği hürriyettir."
"TÜRK GENCİ CUMHURİYET SANA EMANETTİR"
Cumhuriyet'in gelecek nesillere bırakılan önemli bir emanet olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türk gençlerine seslendi.
Cumhuriyet'in yalnızca geçmişten kalan bir miras olmadığını, akıl, ahlak, azim ve fedakârlıkla yaşatılması gereken bir emanet olduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
"Ey Türk genci; Cumhuriyet sana bırakılmış yalnızca bir miras değil, aklınla, ahlakınla, azmin ve fedakârlığınla yaşatacağın bir emanettir. Ufuk sensin, güneş sensin, ümit sensin. Cumhuriyetin kutlu olsun. Ey çiçek açan Türk balası, Sen bu toprakların geleceğine uzanan dalısın. İstiklalin teminatı, istikbalin yarınısın. Tohum sensin, fidan sensin, hayat sensin, hayal sensin, umut sensin. Cumhuriyetin kutlu olsun."
Türk milletine de seslenen Bahçeli, Cumhuriyet düzeninin temelinde milli egemenlik, demokrasi, hukuk ve adaletin bulunduğunu ifade etti.
Bahçeli, "Ey necip Türk milleti; Cumhuriyet düzeninin mayası, istikrarının hamuru, kalkınma ve refahın nihai şeklidir. Millî egemenliğin demokrasiyle taçlandığı, millî düzenin hukuk ile tesis edildiği, makam ve statü ayırt etmeksizin haklının hukukunu koruyan adaletin payidarıdır. Cumhuriyet, behemehâl Türklüğün birlik ve dayanışma davasıdır. İrade sensin, feraset sensin, dirayet sensin. Cumhuriyetin kutlu olsun. Milletçe birlik ve dirlik içinde ilelebet yaşasın, payidar olsun." dedi.
"İLKE VE VİZYON MHP'DEDİR"
Cumhuriyet'in en büyük faziletinin kurumsallaşmış bir demokrasi, kalkınmış bir devlet ve refah içerisinde yaşayan bir millet olduğunu dile getiren Bahçeli, toplumsal değerlerin, ahlaki normların ve siyasi düzen anlayışının yeni bir forma kavuştuğu bir dönemden geçildiğini söyledi.
Böylesi bir dönemde Türk milletinin milli ve manevi değerlerini muhafaza edecek, ahlaki standartlarını yükseltecek ilke ve vizyonun Milliyetçi Hareket Partisi'nin müktesebatında bulunduğunu ifade eden Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet'in geleceğe bakan gözü, yarınları idrak eden aklı, istikbale koşar adım ilerleyen iradesidir. Cumhuriyet, kazanımların varisi, millî devlet ve millî toplum düzeninin hamisidir. Önce ülkem ve milletim düsturu ve sorumlu siyaset anlayışıyla millî uzlaşının zeminidir. Tarihle kavga etmeyen, coğrafyaya sırtını çevirmeyen, köklerinden aldığı ilhamla daima geleceğe açılan Türk siyasetinin kutup yıldızıdır."
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE TERÖRSÜZ BÖLGE TARİHİ ÖNEME SAHİP"
Türkiye'nin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma hedefinin demokratik standartların yükseltilmesi, hak ve özgürlüklerin hukukla kurumsallaştırılması ve dış politikada bağımsız hareket edilmesiyle mümkün olacağını belirten Bahçeli, Türkiye'nin dünya siyasetindeki yerinin merkez, yönünün ise insanlığın olduğu her yer olduğunu ifade etti.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak kaos ve çatışmaların ürettiği fırtınalar karşısında güven ve istikrarın limanı, barış ve refah ikliminin mimarı bir Türkiye idealine sahip olduklarını kaydeden Bahçeli, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerinin bütünüyle hayata geçirilmesinin tarihi önem taşıdığını söyledi.
Bahçeli, Türkiye'nin ve bölgenin huzurunu bozan başta terörizm olmak üzere bütün radikal unsurlardan kurtulmanın gerekliliğine işaret ederek şöyle konuştu:
"Siyasi rakiplerimiz sularda kulaç atmaya varsın, devam etsinler. Türlü karalamalar ve çarpıtmalarla suyu bulandırmayı sözüm ona siyaset zannetsinler. Türk milleti kararını vermiştir. Terör bitecek, kardeşlik yükselecek, bölgemizde barış ve huzur inşallah sökün edecektir. İstikrarsızlıkla çoraklaşan topraklarda refah ve güven yeşerecektir."
TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI MESAJI
Türk Devletleri Teşkilatı'na üye ülkelerin iş birliği potansiyelinin harekete geçirilmesiyle küresel etkinliklerinin artacağına inandıklarını belirten Bahçeli, Türk dünyasının ortak bir gelecek etrafında buluşmasının önemine dikkat çekti.
Hazar ile Akdeniz'in, Issık Gölü ile Van Gölü'nün birbirine kavuşmasını temenni ettiklerini ifade eden Bahçeli, Merv'in yıldızlarını Söğüt'te seyretmek, Taşkent'in havasını Konya'da solumak, Bakü'de çalan türküye İzmir'de eşlik etmek istediklerini söyledi.
Türk devletlerinin dilde, fikirde ve işte birlik anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, ortak gelişme stratejisiyle kendi mukadderatlarına yön vermeleri gerektiğini dile getirdi.
Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'nde üye ülkeler arasındaki kurumsal bağların güçlendirilmesi, ekonomik, teknolojik, kültürel ve askeri ilişkilerin geliştirilmesi, siyasi ve stratejik iş birliklerinin artırılması yönündeki kararlılıktan memnuniyet duyduğunu belirten Bahçeli, 167 maddeden oluşan sonuç bildirisindeki iş birliği alanlarının üye ülkelerin huzur, güven ve refahına katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.
AVRUPA'NIN EKTİĞİ FİTNE TOHUMLARI KENDİSİNE DÖNDÜ
Fransa'da başlayan ve farklı Avrupa ülkelerine yayılan sosyal hareketlerin kısa sürede kamu düzenini ve toplumsal huzuru bozan şiddet içerikli gösterilere dönüştüğünü belirten Bahçeli, Avrupa'da yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi.
Avrupa Birliği'nin temel hak ve özgürlükler konusundaki hassasiyetini üye ülkelere de hatırlatması gerektiğini kaydeden Bahçeli, şiddetin tırmandığı gösterilerin altında yatan sebeplerin doğru okunması gerektiğini vurguladı.
Avrupa'nın uzun süredir göçmen karşıtlığı, İslamofobi ve Türkofobi üzerinden siyasi rant elde etmeye çalıştığını ifade eden Bahçeli, bu politikaların sonuçlarının Avrupa'nın kendisini etkilemeye başladığını dile getirdi.
Bahçeli, artan maliyetler, azalan sosyal refah ve ekonomik sıkıntıların Avrupa toplumlarında sosyal öfkeyi büyüttüğünü belirterek Avrupa'nın artık Sanayi Devrimi dönemindeki dinamizmini ve ekonomik-teknolojik üstünlüğünü koruyamadığını söyledi.
"AVRUPA'NIN PEDAL ÇEVİRECEK DERMANI YOK"
Avrupa'nın küresel rekabette güç kaybettiğini ve ekonomik-siyasi etkisinin giderek azaldığını ifade eden Bahçeli, Avrupa için kullanılan "Avrupa bisiklet gibidir, ilerlemek zorundadır, durursa düşer" sözünü hatırlattı.
Bahçeli, "Zira Avrupa'nın pedal çevirecek dermanı da kalmamış görünmektedir." diyerek Avrupa Birliği'ne Türkiye'nin egemenlik hakları kapsamında uluslararası hukuka uygun adımlarını sorgulamak yerine kendi ekonomik ve sosyal sorunlarına odaklanması tavsiyesinde bulundu.
Türkiye'nin jeopolitik konumu, güçlü devlet tecrübesi, üretim kapasitesi, genç nüfusu ve bölgesel ilişkileriyle Avrupa'nın her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu bir ülke olduğunu vurguladı.
"LİBYA ANLAŞMASININ ONAYLANMASI ÖNEMLİ"
Uluslararası sistemde büyüyen ve derinleşen adaletsizliğin insanı yaşamından, toplumu huzurundan, devletleri ise istikrarından uzaklaştırdığını belirten Bahçeli, Türkiye'nin egemenlik haklarının gerektirdiği tedbirleri almak zorunda olduğunu ifade etti.
Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin Mutabakat Muhtırası'nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını memnuniyet verici bir gelişme olarak değerlendiren Bahçeli, anlaşmanın önemine dikkat çekti.
AKDENİZ'DE İSRAİL KIŞKIRTMALARI
Akdeniz Havzası'nda, özellikle Türkiye ve KKTC'nin egemenlik sahasında herhangi bir oldubittiye izin verilmeyeceğini defalarca dile getirdiklerini belirten Bahçeli, Türkiye'nin komşularıyla dostane ilişkileri geliştirmek, karşılıklı rızaya dayalı iş birliği mekanizmaları oluşturmak ve hükümetler arasındaki yakınlaşmayı halklara da yansıtmak suretiyle bölgede barış, huzur ve istikrarı güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi.
Türkiye ile Libya arasındaki dostane ilişkilerden rahatsızlık duyanların son gelişme üzerine tepki gösterdiğini ifade eden Bahçeli, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Türkiye aleyhine kışkırtıcı tutum sergilediğini belirttiği İsrail'i eleştirdi.
Avrupa Birliği'nin de birlik ve dayanışma adı altında Türkiye'yi Rum-Yunan tezleriyle eleştirmekten çekinmediğini belirten Bahçeli, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı'nın ortak basın açıklamasının AB'nin çelişkilerle dolu yaklaşımını ve çaresizliğini ortaya koyduğunu kaydetti.
Bahçeli, 23 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'da Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ile Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya da değindi.
Toplantının Türkiye'nin uluslararası barış ve istikrar için yürüttüğü çok taraflı diplomasinin somut bir göstergesi olduğunu belirten Bahçeli, Türkiye'nin sahadaki gücünü ve diplomatik kapasitesini etkin kullanmasının bölgesel meselelerde kilit rol üstlendiğini bir kez daha gösterdiğini ifade etti.
R4 Dışişleri Bakanları tarafından yayımlanan ortak bildirinin başta Filistin meselesi olmak üzere Yemen ve Suudi Arabistan arasındaki çatışma ile bölgede istikrarın yeniden tesis edilmesine yönelik önemli mesajlar içerdiğini söyledi.
"MEKKE ANLAŞMASI GÜVENE DAYALI"
7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasına değinen Bahçeli, Mekke Anlaşması'nın taraflar arasındaki güven, iş birliği ve dayanışmayı artıracağını belirtti.
Söz konusu anlaşmanın bölgede yaşanan sorunların çözümünde dış müdahalelerin etkisiz kılınmasını sağlayacak önemli bir gelişme olduğunu ifade eden Bahçeli, anlaşmanın kapsamına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Tarafların askerî imkân ve yeteneklerinin konuşlandırılması da dâhil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmasını öngören Mekke Ortak Savunma Antlaşması, onaylanmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemindedir. Hususi saldırganlığın sona erdirilmesi ve sivil kayıpların önüne geçilebilmesi amacıyla bu anlaşma hükümleri çerçevesinde tüm imkânlar harekete geçirilmelidir."
"SEÇİMLER İSRAİL'İ İKİYE BÖLDÜ"
İsrail'de gerçekleştirilen seçimlerin sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, seçimlerin ülkedeki siyasi dengeleri önemli ölçüde değiştirdiğini söyledi.
Hiçbir siyasi partinin ülkeyi yönetecek çoğunluğu elde edemediğini belirten Bahçeli, İsrail siyasetinin adeta ortadan ikiye bölündüğünü, Arap partilerinin ise bu tabloda güçlü bir konum elde etmesinin dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Seçim sonuçlarının İsrail toplumunun önemli bir kesiminin Netanyahu hükümetinin Gazze ve Filistin politikalarına yönelik tutumunun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine işaret ettiğini kaydeden Bahçeli, İsrail'in önünde önemli bir fırsat bulunduğunu dile getirdi.
Bu fırsatın bölgede barış ve huzur ikliminin tesis edilmesi, toplumsal uzlaşının güçlendirilmesi ve farklı kesimlerin bir arada yaşama iradesinin pekiştirilmesi için değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
"KUDÜS İTTİFAKI" ÇAĞRISI
İsrail'de Arap partilerinin de yer aldığı bir hükümet kurulmasının ülke siyaseti açısından önemli ve tarihi bir adım olacağını belirten Bahçeli, böyle bir adımın yalnızca İsrail'in toplumsal barışına değil, bölgesel barış ve istikrarın güçlendirilmesine de katkı sağlayabileceğini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ve uluslararası Yahudilik kuruluşlarının İsrail halkının tümünü kapsayan bir hükümet oluşumunu desteklemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, böyle bir yaklaşımın Filistin için oluşturulan barış çabalarında yeni ve olumlu bir aşamayı mümkün kılabileceğini dile getirdi.
Bahçeli, bu adımın İran ve Yemen dahil olmak üzere bölgesel istikrarsızlıkları tetikleyen çatışmaların çözümüne de katkı sağlayabileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Bize göre Arap partilerinin de temsil edildiği, toplumsal uzlaşmayı ve barış içinde bir arada yaşama iradesini güçlendirecek yeni bir hükümetin kurulması yönündeki fırsat değerlendirilmeli, Kudüs İttifakı gerçekleştirilmelidir."
-
çavuşbaşı 43 dakika önce Şikayet EtEsnaf perişan faizler yüksek borçlar ödenemiyor hacizler kapıda açilen vergi borçları yeniden yapılandırılmalı bir bunu gündeme getirinBeğen Toplam 11 beğeni
-
Geçinemiyoruz 45 dakika önce Şikayet EtOcak ayında En düşük Emekli maaşı ve Asgari Ücret 50 bin TL olmalıdır.Beğen Toplam 6 beğeni