Erdoğan'dan Çin'e: Bu bir soykırımdır

Başbakan Erdoğan G-8 Zirvesi için gittiği İtalya'da habercilerin sorularını cevapladı. Erdoğan, Doğu Türkistan'daki olaylarla ilgili "kullanılacak kelime vahşettir. Bu bir soykırımdır" dedi.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 10.07.2009 14:22 GÜNCELLEME 10.07.2009 14:22 SİYASET
Erdoğan'dan Çin'e: Bu bir soykırımdır
Erdoğan'dan Çin'e: Bu bir soykırımdır

''(ÇİN UYGUR ÖZERK BÖLGESİ'NDEKİ OLAYLAR) BİR TARAFTAN EVRENSEL DEĞERLERİ KONUŞACAĞIZ, İNSAN HAKLARINI KONUŞACAĞIZ, ÖBÜR TARAFTAN BUNLARA SEYİRCİ KALACAĞIZ; BU OLACAK İŞ DEĞİL''

Murat Muratoğlu/Lütfullah Göktaş bildiriyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çin Uygur Özerk Bölgesi'ndeki olaylara ilişkin, ''Bir taraftan evrensel değerleri konuşacağız, insan haklarını konuşacağız, öbür taraftan bunlara seyirci kalacağız; bu olacak iş değil'' dedi.

Başbakan Erdoğan, İtalya'nın L'aquila kentindeki G-8 Zirvesi'nin ardından Türk basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve çeşitli konularda soruları yanıtladı.

Erdoğan, bir gazetecinin, ''Dün Avrupa Birliği liderleriyle ilgili bir toplantıda yer aldınız? Türkiye'nin Avrupa Birliği süreciyle ilgili yeni başlıklarla ilgili nasıl bir görüşme gerçekleşti?'' sorusu üzerine, şunları söyledi:

''Bizim müzakerelerimizle ilgili süreci genelde değil, daha çok dönem başkanı değerli meslektaşım Fredrik Reinfeldt ile görüştük. Orada kendi samimi yaklaşımlarını her zamanki gibi ifade ettiler. Bu konuda da yine gerek başmüzakereci arkadaşım, gerekse Dışişleri Bakanımız da irtibatlarını devam ettirecek. Bizler şu anda parlamento dışı yapabileceğimiz çalışmaları yapmak suretiyle parlamento açıldığı döneme kadar alacağımız mesafeleri almayı planlıyoruz. Onu da kendileriyle müzakere ettik.''

Başbakan Erdoğan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki olaylara ilişkin bir soru üzerine de şunları kaydetti:

''Görüşme yaptığım bazı devlet başkanlarına ve başbakanlara düşüncelerimi ifade ettim. 'Vahşet' ifadesini Türkiye'de zaten kullandım. Onun da arkasındayım. Çünkü yüzlerce insanın öldürüldüğü ve bini aşkın insanın yaralı olduğu bir olayı, adeta bir soykırımı herhalde başka bir kelime ifade etmez.

Bunu hem bir soydaş olarak, hem aynı değerleri paylaşan insanlar olarak söylemek durumundayız. Bir taraftan evrensel değerleri konuşacağız, insan haklarını konuşacağız, öbür taraftan bunlara seyirci kalacağız; bu olacak iş değil. Bu nereden gelirse gelsin, hangi değerleri paylaşırsa paylaşsın eğer insan öncelikli bir dünyayı paylaşıyorsak, bu konuda ikili ilişkiler veyahutta menfaatler değil, insan öne çıkmalı ve insana yönelik bu noktada dünyadaki tüm ülkeler el ele vermeli diye düşünüyorum.

Böyle inanıyorum, böyle inandığım için de orada çıkarları değil, bunu düşünmek durumunda olduğumuzu söylüyorum ve adaletli bir yaklaşımla Çin yönetiminden buradaki failler üzerinde gerekli yaptırımların ortaya konulmasını, uygulamaya konulmasını bekliyoruz. İstediğimiz budur ve bundan daha doğal da bir şey olamaz. Bu düşüncelerimi de görüştüğüm meslektaşlarıma da ifade ettim. İkili görüşmelerde de 'kimse hayır şöyle değil' demiyor.

Herkes de bu olayı hakikaten bayağı sıkıntılı bir şekilde değerlendiriyor. 'Bu durumun üzerine de hassasiyetle eğilmek gerekir' diye düşünüyorlar ve BM Güvenlik Konseyi'nde Çin daimi üye, biz geçici üye; orada da bu işin değerlendirilmesi, görüşülmesi gerekir diye de inanıyorum, düşünüyorum. Bunu da dönünce arkadaşlarımla değerlendireceğiz.''

Bir gazetecinin, hangi liderlerle ve başbakanlarla görüşme fırsatı bulduğuna ilişkin bir soruya Erdoğan, ''Hemen hemen bütün liderlerle görüşme fırsatım oldu diyebilirim. Kimisiyle yemekte, kokteyl kısmında, hepsiyle az çok bir görüşme fırsatını yakaladım. Bir kısmıyla bu konuları görüşme imkanımız oldu. Bir kısmıyla da Dışişleri Bakanımız vasıtasıyla döndükten sonra yapacağımız çalışma ile ayrıca bu görüşmeleri devam ettireceğiz'' karşılığını verdi.

Erdoğan, ''G-8 formatının G-14'e dönüştürülmesinden bahsediliyor. G-14 formatında ileride Türkiye'nin olabilmesi, İtalyan basınında konuşuldu. Bu konudaki düşünceniz nedir?'' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Doğrusu benim katıldığım oturumlarda bu gündeme gelmedi. Fakat bunun kulislerini duyuyorum. Kulislerini duymak da tabii benim şu anda böyle bir değerlendirme yapmamı bir yerde gerektirmiyor. Fakat bu konuda G-14 tezini savunanlar olduğu gibi G-20 tezini savunanlar da vardır.

Öyle zannediyorum ki Pitzburg'da kolay bir adım herhalde farklı bir durum arz edecektir. Onun için Birleşmiş Milletler toplantısını bekleyelim ve oradaki Pitzburg buluşmasında büyük ölçüde daha geniş gündeme gelecektir.''

Başbakan Erdoğan, bir başka soru üzerine Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ile görüştüğünü söyledi.

Bir gazetecinin, İtalya'ya gelmeden önce bir İtalyan gazetesine verdiği demeci hatırlatarak, ''Gerek Sarkozy, gerekse Merkel konusunda bazı yakınmalarınız söz konusuydu. O hissediliyordu. Yani baş başayken farklı mesajlar verdiklerini ama kendi kamuoylarına konuştuklarında farklı bir üslup kullandıklarından bahsediyorsunuz Türkiye konusunda. Bu zirvede Sarkozy'nin dışında Merkel'le de görüştünüz mü? Kendilerine bu konuları dile getirme imkanınız oldu mu?'' sorusuna Erdoğan, ''Görüşmelerde bu konular gündeme gelmedi. Gerek Sarkozy ile gerekse Merkel'le böyle bir görüşmemiz olmadı. Daha çok şu anda küresel finans krizi, ekonomik kriz, Merkel'le özellikle bunları görüştük. Sayın Sarkozy ile sadece gıda güvenliği konusunda kısa bir görüşmemiz oldu o kadar'' yanıtını verdi.

''IMF BAŞKANI İLE YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMEDE, KENDİLERİYLE ÖZELLİKLE GENEL ÇERÇEVE NOKTASINDA 'BU ÇALIŞMAYI SÜRATLE GEREK MALİ DİSİPLİN, GEREKSE YAPISAL DEĞİŞİKLİKLER NOKTASINDA BU AY, ÖNÜMÜZDEKİ AY İÇERİSİNDE BUNU BİR NETİCEYE KAVUŞTURURSAK, BİZ DE BUNDAN MEMNUN OLURUZ' DEDİK''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''IMF Başkanı ile yaptığımız görüşmede, kendileriyle özellikle genel çerçeve noktasında 'bu çalışmayı süratle gerek mali disiplin, gerekse yapısal değişiklikler noktasında bu ay, önümüzdeki ay içerisinde bunu bir neticeye kavuşturursak, biz de bundan memnun oluruz' dediğini'' bildirdi.

Erdoğan, İtalya'nın L'aquila kentindeki G-8 Zirvesi'nin son gününde temaslarının ardından açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin Erdoğan'ın dün akşam IMF başkanıyla yaptığı görüşmeyi hatırlatarak, görüşmelerin ne aşamada olduğunu sorması üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

''IMF Başkanı ile yaptığımız görüşmede, kendileriyle özellikle genel çerçeve noktasında 'bu çalışmayı süratle gerek mali disiplin, gerekse yapısal değişiklikler noktasında bu ay, önümüzdeki ay içerisinde bunu bir neticeye kavuşturursak, biz de bundan memnun oluruz' dedik. Çünkü 28 Eylülde malum Türkiye'de IMF'in uluslararası toplantısı yapılacak bu toplantının sonrasına kalmasın istiyoruz dedik, kendileri de bundan memnuniyetlerini ifade ettiler.''

Erdoğan, görüşmede Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ında bulunduğunu anımsatarak, IMF'in de bu öneriden memnuniyet duyduklarını kendilerine ifade ettiklerini anlattı.

Erdoğan, ''Ali bey başkanlığında bu çalışmayı bu ay, önümüzdeki ay içerisinde yoğun bir şekilde sürdürecekler, temenni ederim ki neticeye varırız'' dedi.

KAYNAK : Haber 7-AA
YORUMLAR 42 TÜMÜ
  • Hidayet Karazor 16 yıl önce Şikayet Et
    Bir şiir!. Ahde vefa bilmeyen, insana insan denmez, Darda kalan kardeşe, insan olan sırt dönmez, Sen sahip çıkmaz isen, bu yangın asla sönmez, Su taşısa ırmaklar,suyunu verse göller. Türkün kanı ucuzmu, bu sessizlik ne için, Ey aydın geçinenler,Türke de kucak açın, Yoksa Türk öldürürken, sevecen mi geldi Çin, Konuşun ele ötüp, Türk için dili lallar. Gücüm yok deme bana, sesin var haykıracak, Hiç değilse konuş be, gücün yoksa verecek, Huzuru İlahide, Rabbim senden soracak, Haksızlık karşısında, şeytandır susan diller
    Cevapla
  • darbelere dur de 16 yıl önce Şikayet Et
    busem. iran üzerinden yayın yapıyor ama sanki az bana bu nickin altında postalcı burçin yatıyor diyoo !nick değiştirmesine alışığızda bu sefer renkde değişmiş..
    Cevapla
  • darbelere dur de 16 yıl önce Şikayet Et
    busem güler'e katılmalımıyım?. sn başbakan filistin konusunda yapması gerekeni yaptı.ortada yenecek bir kaymak yoktu bu tesbit yanlış.iran'ın kafirlerin en büyük korkusu tesbitide yanlış evet varlıklarından rahatsız bir dünya sözkonusu ancak korku yaklaşımı abartılı.d.türkistanla ilgili iran dışişleriyle bizim dışişleri görüşmüş çin'in uyarılması konusunda mutabık kalınmıştır.
    Cevapla
  • alperen kızılelma 16 yıl önce Şikayet Et
    yasa basbakanım. arkadaslarım bakın hıc bır sıyası gorusum yok ama sayın basbakanımız adına emınım kı o gerektıgı yerde gereken mercılere gereken cevabı hıc cekınmdn verecektır tartısan arkadasalara bakıyorum hep bır sıyası gorusu olan ve bunu takım tutar gıbı savunan arkadaslar boyle bır yee varamayız karızma basbakan turkıyemızın karızmasını da yukselttı merak etmeyın gereken cvb verıldı gerekırse devamı da gelır sız turkıyede yasamanın keyfını cıkarın elden gelenı basbakanımız yapacaktır allaha emanet olun
    Cevapla
  • busem güler 16 yıl önce Şikayet Et
    ey metin yazar. şu iran düşmanlığınız nedir...ALLAH YOKTUR MUHAMMED YALANCIDIR diyen kafirlerle diyalog kuranlar şiilere düşmanlık beslemesi ne kadar da acınası durum...iran islam cumhuriyeti kafirlerin en büyük korkusudur...selam olsun HUMEYNİNİN torunlarına...selam olsun anti emperyalistlere...
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR