Elitaş: Muhalefetin varlık nedeni bu anayasa

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, muhalefetin açık ve net şekilde darbe anayasasından memnun oldukalrını varlık sebeplerinin bu anayasanın elastiki maddeleri olduğunu açıklamalarını istedi.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 20.03.2010 16:29 GÜNCELLEME 20.03.2010 16:29 SİYASET
Elitaş: Muhalefetin varlık nedeni bu anayasa
Elitaş: Muhalefetin varlık nedeni bu anayasa

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, ''Eğer anayasa değişikliği parlamentoda gerçekleşmezse, halka gideceğiz. Ya vekiller Mecliste bunun gereğini yapar ya da anayasa değişikliğinin oylanmasından 60 gün sonra milletin kendisi, asiller yapar'' dedi.

Elitaş, AK Parti Kayseri İl Başkanlığının ''Nöbetçi Vekil'' uygulaması kapsamında vatandaşlarla görüştü. Elitaş, il başkanlığında yaptığı basın toplantısında da gündemdeki konularla ilgili görüşlerini dile getirdi.

Anayasa değişikliği ile ilgili AK Parti'nin hukukçu milletvekillerinin ve komisyon başkanlarının uzun zamandır çalıştığını ifade eden Elitaş, ''Türk demokrasisini tıkayan anayasadan dolayı, siyasi hayatın görünen etkileriyle birlikte ortaya çıkan olumsuzlukları gidermek üzere gayret gösteren parlamento, tüm siyasi partilerin kabul edebileceği, kamuoyunun da önemli bir destek içerisinde bulunacağı 8-10 maddelik bir anayasa değişikliği üzerindeki çalışmalar bitmek üzere'' diye konuştu.

Bugüne kadar, siyaset yapan herkesin 12 Eylül Anayasası'nın bir ''Darbe Anayasası'' olduğunu söylemesine rağmen, hiç kimsenin adım atmadığı ve atılan adımlara da engel olunan bir sürecin yaşandığını savunan Elitaş, şöyle devam etti:

''Biz, daha önce ana muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal'a teklif ettik. 'Gelin parlamentoda bir uzlaşma komisyonu kuralım, bugüne kadar yapılmış anayasa değişikliği görüşmelerine katkı sağlamış siyasi partilerin, odaların, baroların, TOBB'un, TÜSİAD'ın, MÜSİAD'ın bütün sivil toplum kuluşlarının yaptığı önerileri ortaya koyalım. Bu uzlaşma komisyonunda bunu gerçekleştirelim' dedik. Ama maalesef ana muhalefet partisi 'hayır' dedi.

Sürekli ön açıcı, uzlaşıcı bir tutum sergileyerek ardından minderden kaçmayı kendisine ilke edinmiş MHP de, 'gelin uzlaşma komisyonunu kuralım, atalım altına da imzaları ama bunu yeni dönem parlamentosu yapsın' diyor. Milletin aklıyla, duygularıyla kimsenin alay etmeye hakkı yok. Açık ve net söyleyin, dürüst olun. İfadelerinizi net olarak ortaya koyun. Deyin ki, 'Biz anayasa değişikliğine karşıyız, darbecilerin koyduğu bu anayasayla idare edilmekten memnunuz. Çünkü bizim varlık sebebimiz, bu anayasadaki çetrefilli maddelerin, her yöne çekilebilen elastiki maddelerin olması' Dürüstçe, mertçe deyin. Ama bunu söylemiyorlar.''

''DEMOKRASİYİ TAÇLANDIRALIM''

AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş, CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Kılıçdaroğlu ile Hakkı Süha Okay'ın yaptıkları görüşmelerde, Anayasa'nın geçici 15'inci maddesinin kaldırılmasını teklif ettiklerini, kendilerinin de, ''Haklısınız, darbe heveslilerinin önünü keselim, ama anayasada darbe heveslilerinin iştahını kabartan maddeleri de ortadan kaldıralım, demokrasiyi taçlandıralım, standardını yükseltelim'' dediğini söyledi.

Elitaş, ''Şimdi gün o gün. Pazartesi günü inşallah konuyla ilgili hukukçu arkadaşlarımız, parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerden randevularını aldılar, onlarla görüşecekler. Ama şu anda Sayın Baykal yine minderden kaçıyor, 'geçici 15'inci maddeyi tek başına getirin' diyor'' dedi.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) üye sayısının artırılması ve TBMM'nin üyelik için aday göstermesi önerisini eleştiren CHP Lideri Baykal'a hitaben, ''Buradan sormak istiyorum, HSYK'nın üye sayısının 21'e çıkmasının amacı, yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını artırıcı yönde etkisinden başka ne olabilir? HSYK'ya, TBMM tarafından hakim ve savcılar içinden seçilecek 3 adayın tespit edilmesinin, yargı bağımsızlığına ve tarafsızlığına ne gibi olumsuz bir katkı sağlayabilir?'' diyen Elitaş, şöyle devam etti:

''Siyasetçinin itibarını düşürmek için elinizden gelen çabayı gösteriyorsunuz. Türkiye siyasetçiler eliyle, anayasa çerçevesinde yönetilen bir ülkedir, öyle bir sistemi vardır. Devleti siyasetçiye teslim edeceksiniz, ama parlamento tarafından, milletin temsilcileri tarafından HSYK üyelerinin seçilmesine karşı çıkacaksınız. Niye? Oraya siyaset bulaşırmış. Siyaset bulaşmak ne demek, Allah aşkına? Bir siyasetçinin bunu söylemesi kadar zafiyet olabilir mi?

Siyaset, insanların mutluluğunu, huzurunu, refahını artırabilmek için yollar aramak demektir. Eğer kendileri siyaseti insanları kandırmak olarak görüyorlarsa, siyaseti nabza göre şerbet vermek olarak görüyorlarsa, siyaseti sadece insanları ve günlük olayları değerlendirmek, o güne uygun olarak konuşmak olarak görüyorlarsa, seçimden önce çarşaf açılımı yapıp, seçimden sonra çarşaf yırtmak gibi ülkenin şartlarını farklı yollarda değerlendiriyorlarsa, o zaman sayın Baykal'la bizim siyasetimizin yan yana gelmesi, aynı yolda gitmesi mümkün değil.''

Elitaş, siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılmasıyla ilgili konunun da medyada tartışıldığını vurgulayarak, ''Anayasa değişikliği yapalım diyoruz, Sayın Baykal 'birlikte getirmeyelim' diyor. 'Eğer bundan sonra o değişiklik yapılırsa, bir siyasi partinin kapatılması imkansız hale gelir, AK Parti ile ilgili kapatma davası artık gerçekleşemez' diyor. Sayın Baykal'a sormak gerekir, yani siz AK Parti'nin milletin gönlündeki yerini politikalarınızla yok edemeyeceğinizi düşünüp de acaba demokratik olmayan yollarla AK Parti'nin kapatılmasını arzu mu ediyorsunuz?'' diye konuştu.

Önemli meseleler tartışıldıkça, insanların maskelerinin altındaki gerçek yüzlerinin de, demokratik olmayan yüzlerinin de ortaya çıktığını ifade eden Elitaş, ''Sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir partinin, düşünce ve ifade özgürlüğünün en temel unsur olması gereken bir siyasi partinin, başka bir partiyle ilgili kapatma davası açılamayacağıyla ilgili sıkıntılarını açıkçası milletimizin takdirine bırakıyorum ve CHP'ye gönül vermiş insanların bunu açık ve net değerlendirmelerini istiyorum'' dedi.

Elitaş, ''12 Eylül'de kendisini Zincirbozan'da misafir eden zihniyeti savunan Sayın Baykal ile 12 Mart'ta yapılan müdahalede, şapkasını alıp gitmeden, dik duran Sayın Ecevit'i aynı teraziye koymak demek herhalde Sayın Ecevit'in ruhaniyetine saygısızlık olur'' diye konuştu.

ADANA BELEDİYE BAŞKANI DURAK'IN DURUMU

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'la ilgili açıklamalarda da bulunan Elitaş, internette MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 29 mart yerel seçimleri öncesindeki açıklamalarından bazı bölümlerin dolaştığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

''29 Mart seçimlerinden önce Sayın Bahçeli, 'Bütün yalanlara rağmen, bütün iftiralara rağmen, aklıyla, bilgisiyle, tecrübesiyle MHP'yi şereflendirecek Aytaç Durak'la birlikte Adana 5. dönemini yaşayacak' diyor. Aradan daha bir sene geçti. Bütün olumsuzluklara rağmen, bütün iddialara rağmen, sadece oyunu artırmak heves ve heyecanıyla, dosyaları bilmelerine rağmen, o şahsı partilerine sokarak, partilerini şereflendirmişler. İşin enterasan tarafı, Aytaç Durak'ı şereflendirmiyorlar, Aytaç Durak, MHP'yi şereflendiriyor. Ne kadar acı. Arkasından da Sayın Bahçeli, bir erdem örneği göstererek, 'derhal partimizden istifa etmelidir' diye buyuruyor. ''

GENEL AF TARTIŞMASI

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun ''genel af'' konusunu ortaya attığını, daha sonra da özür dilediğini belirten Elitaş, bu konuda partilerinde hiçbir çalışma olmadığını söyledi. Elitaş, ''Apo canisiyle ilgili af, aklımızın ucundan kesinlikle geçmez, mümkün de değil. Zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Türkiye'deki iç hukuk, Apo'nun yeniden yargılanmasıyla ilgili kısmı tamamen kapatmış, bitmiş, mümkün değil bu iş'' diye konuştu.

Elitaş, şöyle devam etti:

''Makam sahipleri Türkiye'nin gerçeklerini görmeseler de, 72,5 milyonluk nüfusumuzun büyük çoğunluğu Türkiye'nin gerçeklerini görüyor. Eğer anayasa değişikliği parlamentoda gerçekleşmezse, halka gideceğiz. Ya vekiller mecliste bunun gereğini yapar ya da Anayasa'nın oylanmasından 60 gün sonra milletin kendisi, asiller yapar. Vekiller de asillerin fikrine göre davranmak zorunda kalacaklardır.''

Elitaş, Kayseri İl Başkanlığı'ndaki nöbetçi vekil çalışması sırasında kendisiyle görüşen 2 Roman vatandaşının, TOKİ'nin kendilerine uygun şartlarda konut yapmasını istediklerini ve nüfus cüzdanlarının olmaması nedeniyle vatandaşlık haklarından yararlanamadıkları için mağdur olduklarını ifade ettiklerini belirterek, bu sorunların çözümü için girişimlerde bulunacaklarını kaydetti.

KAYNAK : AA
YORUMLAR 1
  • osman 16 yıl önce Şikayet Et
    ....... madem öyle her yerde demorasi eşitlik çağrıları yapan hükümet bu paket içerisine dokunulmazlık dosyasını neden almadı? dokunulmazlıklar ile vekillere resmen suç işleme ehliyeti veriliyor bu düzenlemenin en kısa zamanda kalkması gerektiğini ve ancak o koşullarda gerçek eşitliğin sağlanacağını düşünüyorum
    Cevapla

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR