Samet Akaydin'dan çarpıcı sözler! "Hep savaş müzikleri dinliyoruz"
A Milli Takım'ın deneyimli savunmacısı Samet Akaydin, kariyeri ve 2026 Dünya Kupası'yla ilgili açıklamalarda bulundu. Akaydin, milli takımda maçlara hazırlanırken Osmanlı marşları dinlediklerini söyledi.
ABONE OL
Anadolu Ajansının Türkiye'nin Ödeme Yöntemi TROY'un katkılarıyla hayata geçirdiği "2026 Dünya Kupası Yolunda Milli Gururlar" projesinin dördüncü konuğu Samet Akaydin, AA muhabirine özel açıklamalarda bulundu.
Dünya Kupası hasretini 24 yıl sonra sona erdirme mücadelesi veren A Milli Takım futbolcularını Türk halkına daha yakından tanıtmayı ve "milli takım taraftarı" olgusunu güçlendirmeyi amaçlayan projede, ay-yıldızlı oyuncuların Dünya Kupası hedefi, milli takımla ilgili düşünceleri, yaşadıkları şehirlerdeki günlük yaşamları ve kulüp
takımlarındaki durumları detaylı ele alınıyor.
"DÜNYA KUPASI'NA GİTMEYE ÇOK İHTİYACIMIZ VAR"
Samet Akaydin, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılmak için bu ay tek maç eleme usulüne göre oynanacak play-off karşılaşmalarıyla ilgili "Ülke olarak Dünya Kupası'na katılmaya çok ihtiyacımız var. Ülkemiz ve milli takımımız Dünya Kupası'na gitmeyi kesinlikle hak ediyor." dedi.
"2002'Yİ YENİDEN YAŞAYABİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM"
Samet, "Çok kaliteli bir milli takımımız, çok kaliteli gençlerimiz, gururlarımız var. Avrupa'nın her yerinde futbol oynayan kardeşlerimiz var. Kaliteli, genç ve başarıyı isteyen bir milli takımımız var. Bunu Avrupa Şampiyonası'nda fazlasıyla gösterdik, Dünya Kupası'na gidersek daha üstüne çıkacağımızı düşünüyorum. İlk maç Romanya ile içeride oynamanın avantajı da var. Daha kaliteli bir takım olduğumuzu, İstanbul'da turu çok rahat geçeceğimizi düşünüyorum, hiçbir şüphem yok. Sonra Slovakya-Kosova galibi... Deplasmanda olması zor görülebilir ama ben takımın gücüne, kalitesine güveniyorum. Rakip kim olursa olsun, Dünya Kupası'na kesinlikle gideceğiz." diye konuştu.
Çaykur Rizespor'daki Rumen takım arkadaşı Valentin Mihaila ile Romanya eşleşmesini konuştuklarını aktaran milli oyuncu, "Şakalaşıyoruz, aramızda konuşuyoruz. Mihaila gerçekten çok kaliteli bir oyuncu. Şakalaşıyoruz ama bizden korktuğunu biliyorum, bunun farkındayım. Milli takımımızın ne kadar güçlü olduğunu kendisi de söylüyor. Dünyanın en iyi takımlarında oynayan oyuncularımız var. Milli takımımızın kalitesini herkes söylüyor. Romanya'nın milli takım oyuncusu bile, ‘Siz çıkınca korktuk, en son sizin çıkmanızı istiyorduk.’ dedi. Böyle bir milli takım haline geldik. O yüzden Dünya Kupası'na gitmemiz gerekiyor, gidersek 2002 Dünya Kupası'nı tekrar yaşayabileceğimizi düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
Hiçbir rakipten çekincelerinin olmadığını vurguluyan Samet Akaydin, "Ne yalan söyleyeyim, benim için fark etmezdi. (Slovakya-Kosova eşleşmesi) İkisinin de birbirinden çok farkı olduğunu düşünmüyorum. Seviye olarak hemen hemen birbirlerine yakınlar, Slovakya biraz daha sert bir takım gibi görünüyor ama bizim de hem sert hem de kaliteli futbol oynayacak oyuncu tarzlarımız var. Öyle geniş bir kadroya sahibiz. Her türlü kapışacağız. Hiç sıkıntı yok. Allah'ın izniyle kimseden çekincemiz yok." yorumunu yaptı.
"ÜLKEYİ RAHATLATMAK İSTİYORUZ"
Dünya Kupası'na her milli futbolcunun gitmeyi isteyeceğini dile getiren Samet, şöyle devam etti:
"Bunlar her zaman olan, her futbolcuya nasip olan şeyler değil. En büyük hayalim Dünya Kupası'na gitmek. Belki de bu hayalimi gerçekleştirdikten sonra, geriye baktığım zaman şunu da yapsaydım diyeceğim bir şey kalmayacak. O yüzden Dünya Kupası'na gitmeyi çok istiyorum. Bunun için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. İnşallah oraya gideriz, hep beraber ülkemizi mutlu ederiz. Türkiye'de oynayan genç oyuncularımız var, Dünya Kupası'nda kendisini gösterip Avrupa'nın en iyi takımlarına gitmek isteyenler var. Bizim de son dönemlerimiz Dünya Kupası'nda oynamak istiyoruz. Bizim için de çok önemli. Katılamazsak tabii ki de çok üzülürüz. Çünkü milli takımımız gitmeyi gerçekten çok hak ediyor. Ülkemizde futbola büyük ilgi var, başarısızlığa da tahammül kalmadı, Dünya Kupası'na gidip başarmak ve ülkeyi rahatlatmak istiyoruz."
"YARIM KALAN HİKAYEYİ BAŞARMAK İSTİYORUZ"
Milli futbolcu, Türkiye'nin Dünya Kupası'na katılması halinde ABD, Paraguay ve Avustralya ile eşleşeceğinin hatırlatılması üzerine "Gruptaki takımları da gördük. Eğer Dünya Kupası’na gidersek o gruptan çok rahat çıkacağımızı düşünüyorum. O yüzden Dünya Kupası'na kesin gitmemiz gerekiyor, başka çaremiz yok. Her zaman dünyanın en iyi, kaliteli oyuncularına, en iyi santrforlarına karşı oynamak isterim. Günümüzdeki dünyanın en iyi santrforları kimse Dünya Kupası’nda onlara karşı oynamak isterim. Bizim için Avrupa Şampiyonası yarım kaldı, daha ileri gidebilirdik. Bu yarım kalan hikayeyi Dünya Kupası'nda başarmak ve Avrupa Şampiyonası'nın bir üstüne çıkmak istiyoruz. Çünkü gerçekten o potansiyel var." değerlendirmesinde bulundu.
"HOLLANDA MAÇINI UNUTAMAYACAĞIZ"
Samet, Hollanda'ya çeyrek finalde kaybedilmesinin ardından yaşanılanları "Çok kötü bir şeydi, herkes ağlıyordu, herkesin morali bozuktu. Sadece o gün değil, Almanya'dan Türkiye'ye dönene kadar herkes üzgündü. Çok kötüydük, o anı bir daha yaşamak istemem. Gerçekten çok kötü bir durumdu. Çünkü herkesin o kadar büyük hayalleri vardı ki biz bu turu da geçip yarı finale belki de finale çıkacağız, bunun düşüncesindeydik. Bir anda hayatında en kötü şey olur ya öyle bir haldeydik ama işte maalesef bazen bunların altından da kalkmak gerekiyor. Tabii bizim için çok kötü bir anı oldu. Çok güzel anılar da yaşadık ama Hollanda maçı her zaman unutamayacağımız bir yerde olacak." sözleriyle anlattı.
"HAKAN'IN GÖZLERİNDE GÖRÜYORUZ"
Kaptan Hakan Çalhanoğlu'nun milli takımdaki yerinin çok önemli olduğunun altını çizen Samet, "Maçlardan önce kaptanımız olarak konuşuyor. Hakan biraz duygusal bir kardeşimiz. Bir şeyi yaşarken duygularıyla yaşıyor. Ülkesine, milli takım armasına çok değer veriyor, değer verdiğini her zaman belli ediyor. Takıma inanılmaz bir liderliği ve kaptanlığı var. Ona çok saygı duyuyoruz, aynı yaşta olmama rağmen Hakan'a çok saygı duyuyorum. Ağzından çıkan her kelimeyi dikkatle dinliyorum. Çok büyük bir tecrübe ve bizim için çok büyük bir gurur. Her maçtan önce konuşurken Hakan'ın gözlerinden o duyguları hissedebiliyorsun, kalpten söylediğine inanıyorsun, konuşurken gözleri doluyor. Çünkü öyle sahip çıkıyor. Onun armaya olan sevgisi, inancı, bağlılığı ve bize olan sevgisi, sahip çıkması, biz bunun farkındayız, her şeyi gözlerinde görüyoruz. Bu bizi etkiliyor." ifadelerini kullandı.
"HEP SAVAŞ MÜZİKLERİ DİNLİYORUZ"
Oyuncuların birbirine hep destek olduğunu aktaran milli futbolcu, "Sahada, soyunma odasında birbirimizi motive ediyoruz. Çünkü kardeşlik, arkadaşlık var. Ortada milli takım, Türk bayrağı varsa onun için savaşmaya hazır olan herkes orada. Bayrak bizim için çok farklı bir şey. Milliyetçi insanlarız, bayrağımıza nasıl değer verdiğimiz tartışılmaz. Maçlara savaşa gider gibi çıkıyoruz, Osmanlı müzikleriyle hazırlanıyoruz. Bunlar bizi daha çok gaza getiriyor. Almanya'da tüylerimiz diken diken oluyordu ki maçtan önce soyunma odasında hep Osmanlı müziklerini açıyorduk. Maça çıktığın zaman tamam, kesin kazandık diyorsun, böyle hazırlanıyorduk, kendimizi motive ediyorduk. Ceddin Deden'i falan çok dinliyoruz. Çok güzel Osmanlı marşları var, hep savaş müzikleri dinliyoruz. Gaza geliyor insan, gelmeme şansın yok ki zaten abi, o müzikler kendine getiriyor, titriyorsun." şeklinde konuştu.
4 BÜYÜKLERDEN TEKLİF GELDİ
Futbola Trabzon İdman Ocağı Spor Kulübü'nde başlayan, Trabzonspor altyapısı, Boluspor, Arsinspor, Sancaktepe, Şanlıurfaspor, Keçiörengücü, Adana Demirspor, Fenerbahçe ve Çaykur Rizespor formaları giyen Samet Akaydin, "Türkiye'de oynamadığım bir lig yok. Her ligde de şampiyonluk yaşadım Süper Lig hariç." diyerek kariyerinin önemli noktaları hakkında şöyle konuştu:
"Adana Demirspor'da şampiyonluk yaşadık, Süper Lig'e çıktık. İnanılmaz bir takım kurduk, Balotelli, Belhanda, Vargas… Samet Hoca ile Süper Lig'de ilk dört hafta kötü gittik, sıfır çekmiştik. O ara kadroya giriyordum ama oynamıyordum, Samet Hoca yerine Montella Hoca geldi, beni kadroya almadı. Hocayla ‘Oynamak istiyorum, sizden önce beni hiç oynatmadılar ama artık şans gelmesini istiyorum’ dedim. O da seni tanımıyorum, bakacağım antrenmanlar benim için önemli’ dedi. Konuştuk, ‘Hocam görürsün, siz beni oynatın formayı alacağım, bir daha da kimseye vermeyeceğim’ dedim. Ertesi hafta Rizespor’la maç vardı, ilk Süper Lig maçım, ilk 11 oynadığım maç Çaykur Rizespor'a karşı. İnanılmaz performans verdim. Ondan sonra her maç beni oynattı, hocanın güvenini kazandım. Bir dahaki sene birinci stoperi oldum, hatta kaptanlık verildi. Öyle kaliteli bir takımda kaptanlık yapma şerefini de yaşadım. Devre arası çok iyi teklifler geldi Trabzon’dan, Beşiktaş'tan, bırakmadılar. Montella Hoca da gitmeme izin vermedi, o giderse ben de giderim gibisinden konuştu. Milli takıma davet edildikten sonra Fenerbahçe ve Galatasaray'dan teklif geldi. Fenerbahçe maddi olarak daha ağır bastı. Bu sefer hoca da bir şey diyemedi, çünkü kulüp de o aralar kötü bir durumdaydı, satmak zorunda kaldılar. Fenerbahçe serüvenim başladı."
"JORGE JESUS'TAN KORKUYORDUM"
Montella, Jesus, Fatih Terim ve Mourinho gibi önemli teknik adamlarla çalışan Samet, şu yorumları yaptı:
"İnanılmaz hocalar. İsimlere bakınca herkese böyle hocalarla çalışmak nasip olmaz. Çok büyük hocalarla çalıştım. Hepsinden bir şeyler aldım, hepsi çok kaliteliydi, aram iyiydi, beni çok severlerdi. Çünkü disiplinli bir oyuncuyum, sadece işimi yaparım, ekstramı yaparım, evime giderim. Konuşmaların, münakaşaların içinde olan bir yapım yok. Disiplinliydim. hocalar da disiplinli oyuncuları severler bende sadece işimi yapıyordum. Böyle hocalarla çalışmak çok güzeldi. Hepsinin ortak bir özelliği var aslında, futbolcuya inandıkları ve güvendikleri zaman onu bırakmıyorlar. Jesus hocadan korkuyordum. Ciddi anlamda Jesus hocadan korkuyordum. Sadece ben değil, çoğu kişi korkuyordu. İdmanda yanlış bir şey yaptığın zaman hemen bağırıyordu, seni idmandan kovuyordu. Ben böyle titriyordum, Samandıra'ya giderken korkudan titriyordum. İdmanda ofsayt sistemi çalışacağız… Zaten ofsayt sistemini çalışmak o kadar zor ki çok zor. Küçük bir hata yaptığın zaman yıkıyordu, çok sinirleniyordu. Ama çok kaliteli bir hocaydı. Gerçekten çok beğeniyordum. Çok iyi bir hocaydı ama dediğim çok sinirliydi. Ondan korkuyorduk."
"Fenerbahçe'de yıllardır şampiyon olamamanın verdiği psikolojik problemler de var"
Samet Akaydin, Fenerbahçe serüveninin beklendiği gibi geçmemesi hakkında, şu ifadeleri kullandı:
"Fenerbahçe'de yıllardır şampiyon olamamanın verdiği psikolojik problemler de var. Seyircinin üstündeki baskı, şampiyon olmamanın verdiği duygu, futbolcunun üzerinde hissettirilen bir baskı var. Öyle bir döneme geldim ki Fenerbahçe'nin kendi sahasında Galatasaray'a yenildikten sonraki gün transfer oldum. Aslında ben çok şey başaracağımı hissediyordum, o inançla gelmiştim. Ama işte bazı şeyler bazı yerlerde olmuyor. Aslında ilk sezon çok kötü geçmedi. İkinci dönem İsmail Hoca gelmişti, İsmail Hoca ile uyuşamadık açıkçası. Futbol anlamında fazla uyuşamadık. Futbolda herkes herkesle uyuşacak diye bir şey yok. Gitmek istedim, sezon başı bırakmadılar, devre arası gitmek istedim, mecburiyetten Panathinaikos'a kiralık gittim. Fenerbahçe'de başarılı olmayı, şampiyonluklar yaşamayı çok istiyordum. Fenerbahçe'ye isteyerek gitmiştim. Jorge hoca çok istediği için gitmiştim ama olmadı. Keşke zamanı geri alabilsem de Fenerbahçe'de daha iyi başarılar yapabilsem. İnsan ister yani, ben de isterim ama bazen işte olmayınca olmuyor."
"Büyük takımda herkeste baskı var ama diğer takımlara göre Fenerbahçe'de çok daha fazla vardı." sözlerini kullanan Samet, "Çünkü 10 yıldır şampiyon olamıyorsun, bunun verdiği baskı var üzerinde o da bize denk geldi. Diğer futbolculara göre bence ben daha çok hissettiğimi düşünüyorum ama kimse kadar da konuşmadım. Herkes baskı der ama benim yaşadığım baskının yarısını yaşamadılar ama küçük bir şeyde onlar böyle baskı var üzerimizde falan yapıyor. Ben bir kere olsan ağzımı açmadım belki de benim yaşadığım hiçbirini yaşamamışlardır ama ona rağmen ben ayakta kalmaya çalıştım. Aslında bir arada çok iyi olmuştu, Mourinho hocayla çok iyi başlamıştım Avrupa Şampiyonası'ndan sonra. İlk 7 hafta inanılmaz oynadım ama Atletico Bilbao maçında yaptığım hatadan dolayı bağlar iyice kopmuştu. Sekiz maçlık süreçte bir maçta koptuk orada. Yoksa çok iyi başlamıştık, olmadı, nasip diyelim. Futbolda var bunlar." şeklinde konuştu.
"BARIŞ ALPER TOPU ATIP GİDİYORDU"
"Barış Alper topu atıp atıp gidiyordu, kuvvetliydi. Biz de hayranlıkla izliyorduk"
Samet, Keçiörengücü'nde birlikte oynadığı "çok iyi dostu" Barış Alper Yılmaz ile tanışma hikayesini ise şöyle anlattı:
"Barış Alper'in o zaman Rizeli olduğunu da bilmiyordum. Keçiören'de oynadığım zamanlar o bana göre çok küçüktü, bize denemeye gelmişti. Bolu kampında denemeye gelen oyuncular hazırlık maçı yapıyordu, ben de İlker Püren hoca ile maçı izliyordum. Barış Alper topu atıp atıp gidiyordu. Kalitesini belli ediyordu, kuvvetliydi. Biz de hayranlıkla izliyorduk, ‘Yeni geldi bu kimdir, ne kadar iyi oyuncuymuş, kaldı herhalde değil mi?’ dedim, İlker hoca da ‘Yok yok, tutacağım, ben de çok beğeniyorum’ dedi. Kaldı bizde. Barış, Keçiören’de belki bir tek benimle konuşuyordu. İçine kapanık bir çocuktur aslında, herkesle samimi olamıyor, samimi olduğu zaman da çok güler yüzlü, iyi insandır. Tanımak gerek. Dışarıdan gören insanlar farklı konuşabilir ama Barış çok temiz kalpli, iyi niyetli bir çocuktur. Ben de çok severim, çok saygılıdır. Hep beraberdik, hep benim yanımdaydı. Sonra Barış oynamaya başladı, sonradan giriyordu ama her oyuna girdiğinde ya asist, ya gol üretiyordu. Formayı tırnaklarıyla kazıyarak aldı. Hakkını verdi, Rabbim önünü açık etsin her zaman. Böyle futbolcuları severim, alt ligden gelip de kendi başına başarması kolay değil. Barış da bunlardan bir tanesi. İnşallah da hep başarılı olur. Çok güzel bir sezon geçirdi, ben Adana Demirspor'a transfer oldum, o da Galatasaray'a gitti."