Otomotivde 41,5 milyar dolarlık dev rekor: Bakan Kacır yeni verileri açıkladı!
Bakan Kacır: "Otomotiv ihracatımız 2025'te 41,5 milyar dolarla rekor kırdı. Ticari araç ve otobüs üretiminde Avrupa lideriyiz." Sektöre sağlanan 1,2 trilyon TL'lik yatırım teşvikiyle Türkiye, küresel üretim ve teknoloji üssü oluyor.
ABONE OL
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 2025 yılında otomotiv ihracatının 41,5 milyar dolarla rekor tazelediğine dikkati çekerek, “2026’nın ilk iki ayında da otomotiv ihracatında olumlu bir tablo yaşıyoruz. Ticari araç ve otobüs üretiminde Avrupa’nın lideriyiz. Son 23 yılda; 169 Ar-Ge merkezinin, 36 tasarım merkezinin ve teknoparklarımızda faaliyet gösteren 132 girişimin otomotiv sektörümüzün inovasyon kapasitesini besleyen projelerini destekledik.” dedi.
Bakan Kacır, İstanbul Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 51. Olağan Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Program kapsamında; yürüttükleri çalışmalarla başarı gösteren firma temsilcilerine başarı ödüllerini takdim eden Kacır, buradaki konuşmasında, küresel ekonominin; tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini, rekabetin teknoloji ve yenilik ekseninde hız kazandığını ifade ederek, şunları söyledi;

KÜRESEL ÜRETİM ÜSSÜ
Öz yeterliliğin ve stratejik dayanıklılığın ön plana çıktığı bu dönemin kazananları; güçlü sanayi altyapısına sahip, Ar-Ge ve inovasyon kapasitesini sürekli geliştiren, yüksek katma değerli üretim gerçekleştirebilen ülkeler olacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; ülkemizle dünyanın geri kalanı arasında kurduğumuz ticaret köprüleriyle; planlı sanayileşmeden enerjiye, ulaşımdan lojistiğe pek çok alanda hayata geçirdiğimiz yatırımlarla; iş ortamını iyileştiren yapısal reformlarla Türkiye’mizi küresel bir üretim ve teknoloji üssü haline getirdik.
İMALAT SANAYİİ İHRACATI
İmalat sanayimizin öncülüğünde ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdık. Küresel ekonomi açısından fırtınalı bir dönemde bu kazanımları elde etmiş olmamız, başarımızı çok daha müstesna ve kıymetli kılıyor. Bir dönem sanayi devleri arasında öncü olan Avrupa ülkelerinin, bugün nasıl bir bocalama içinde olduğunu hep birlikte müşahede ediyoruz. Avrupa Birliği’nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payı 2004’de yüzde 25’ti. Şimdilerde bu oran ancak yüzde 15. Türkiye’miz ise aynı dönemde binde 7’den yüzde 1,3’e yükseltti. Türkiye’nin potansiyeline inanan siz değerli sanayicilerimiz; ülkemiz için alın ve akıl terini esirgemeyen mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz, şüphesiz bu başarıda aslan payına sahip.

OTOMOTİV İHRACATI
Otomotiv sektörümüz; yatırım, istihdam, üretim ve ihracat eksenli kalkınma yolculuğumuzda ortaya koyduğu performansla hususi bir takdiri hak ediyor. Ana sanayide 60 bine yakın, tedarik sanayinde de 250 bin aşkın nitelikli istihdam sağlayan sektörümüz için geçtiğimiz yıl, hanesine yeni kazanımlar eklediği bir sene oldu. Geçtiğimiz yıl otomotiv üretimimiz; 1 milyon 446 bine ulaştı, ihracatımız 41,5 milyar dolarla rekor tazeledi. 2026’nın ilk iki ayında otomotiv ihracatında olumlu bir tablo yaşıyoruz. Ticari araç ve otobüs üretiminde Avrupa’nın lideriyiz. Otomotiv üretiminde ilk beş oyuncu arasındayız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sanayimizin yüz akı sektörün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini destekleyecek adımlar atıyoruz.
YATIRIM TEŞVİKLERİ
Son 23 yılda169 Ar-Ge merkezinin, 36 tasarım merkezinin ve teknoparklarımızda faaliyet gösteren 132 girişimin otomotiv sektörümüzün inovasyon kapasitesini besleyen projelerini destekledik. TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 205 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 220 bilim insanı ve gencimize toplam 32,9 milyar lira kaynak sağladık. Yatırım teşviklerimizle, otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,2 trilyon lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 760 projesinin önünü açtık. Geçtiğimiz yıl yatırım teşviklerimizi mevcut küresel tablo ve ülkemizin stratejik öncelikleri doğrultusunda güncelledik. Teşvik mimarimizin ana unsurlarından Teknoloji Hamlesi Programıyla yeni nesil otomotiv teknolojilerinde yatırımlar için Ar-Ge’den seri üretime uçtan uca bir destek mekanizması sunuyoruz.
YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM PROGRAMLARI
Otomotiv sektörümüz için de öncelikli ve önemli gördüğümüz ikiz dönüşüm projelerinin gerçekleştirilmesi için Yeşil ve Dijital Dönüşüm Programlarını devreye aldık. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programımızla; sektörümüzde gerçekleştirilen yatırımlara uzun vadeli ve uygun koşullarda finansman sağlıyoruz. Bugüne kadar, program kapsamına aldığımız 5 otomotiv projesi ile toplam 55,8 milyar liralık nitelikli yatırımı hızlandırdık. Adeta kabuk değiştiren küresel otomotiv endüstrisindeki gelişmeleri; köklü birikimi, nitelikli insan kaynağı ve yüksek katma değerli üretimiyle öne çıkan Türk otomotiv sanayii için bir fırsat penceresine dönüştürme kararlılığındayız.
MOBİLİTE EKOSİSTEMİNE LİDERLİK VİZYONU
Dünya genelinde elektrikli araç satışı son beş yılda 6,7 milyondan 21 milyona, elektrikli araçların küresel otomotiv pazarındaki payı yüzde 8’den yüzde 20'nin üzerine çıktı. Aynı dönemde Türkiye otomobil pazarında; elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların payı, binde 5'ten yüzde 22’ye yükseldi. Bu oranın 2030’da yüzde 35’i aşmasını öngörüyoruz. Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştirmeyi, ihracatını daha yüksek katma değerli ürünlerle artırmayı hedefleyen; genç, dinamik, aynı zamanda nitelikli insan kaynağına sahip bir ülke olarak, otomotiv sektörünün mobilite ekosistemine dönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz.

60 YILLIK HAYAL “Togg”:
Sayın Cumhurbaşkanımız; her fırsatta yerli otomobil markamız olması gerektiğini uzunca bir dönem dile getirmişti. Aslında bu çağrı, milletimizin 60 yıllık hayalini gerçekleştirerek Türkiye’yi otomotiv teknolojilerinde bir üst lige taşıma kararlılığının ifadesiydi. Sayın Cumhurbaşkanımızın iddiası ve güçlü liderliği sayesinde elektrikli ve akıllı otomobilimiz Togg’u milletimizle buluşturduk. Bugüne kadar 93 binden fazla Togg yollara çıktı. Almanya’ya ihracat gerçekleştiren markamız, Türk mühendisliğinin kalitesini Avrupa pazarına taşıyacak. Togg, bizler için yalnızca yerli ve milli elektrikli otomobil projesi değil. Togg, iş birliği yaptığı Türk teknoloji girişimlerini geleceğe taşıyan bir lokomotif. Binlerce emekçimizin çalıştığı otomotiv sektörümüzün rekabet gücünü koruma irademizin göstergesi. Togg projesiyle elde ettiğimiz kazanımları, daha büyük hedefler için birer başlangıç noktası olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, sektörümüzü geleceğin dünyasına hazırlamak üzere çok boyutlu bir çalışma içerisindeyiz.
HIZLI ŞARJ ALTYAPISI
Hayata geçirdiğimiz Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programının katkısıyla, yurt genelinde hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardık. Bugün, 17 bin 800’ü hızlı şarj olmak üzere, 41 bin 500 şarj bağlantı noktasıyla; ülke sathında kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz. Ülkemizde hâlihazırda üretim yapan siz otomotiv üreticilerinin yeni yatırımlarını özellikle elektrikli ve hibrit araç üretimine yönlendirmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Mobilitedeki vizyonumuzun sektörde büyük karşılık bulduğunun göstergesi olan bu yatırımlar, ülkemizi yeni nesil otomotiv teknolojilerinde çok daha güçlü bir konuma taşıyacak. Hedefimiz; bugüne kadar ülkemizde yatırım gerçekleştirmemiş otomotiv firmalarının elektrikli araç yatırımlarına da ev sahipliği yapmaktır. Bu anlayışla; ülkemize değer katacak yatırımları en üst düzeyde desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye’yi uluslararası yeni nesil mobilite yatırımlarının cazibe merkezi haline getirmek üzere HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nın ilk 6 çağrısından 2’sini doğrudan otomotiv sanayimize yönelik kurguladık.
ELEKTRİKLİ ARAÇLAR ÇAĞRISI
Elektrikli Araçlar Çağrısıyla; yıllık 150 bin elektrikli araç kapasitesi sağlayacak ve Ar-Ge merkezi kurulumunu da içeren yeni yatırımlar için kapsamlı teşvikler sunuyoruz. Batarya Üretimi Çağrısıyla; hücre üretimini de içeren, yıllık asgari 5 GWh kapasiteli batarya ve aktif malzeme üretim tesisi yatırımlarını destekliyoruz. Bizler imkanlarımızı; üreten, istihdam sağlayan, ülkesine ekonomik değer katan sanayicilerimiz için seferber etmeye devam edeceğiz. Bazen masanın iki farklı tarafında oturuyor gibi görünsek de esasen her zaman sizlerle ülkemizin kalkınması adına aynı taraftayız.
“MADE İN EU” DÜZENLEMESİ
Küresel ekonomide son dönemde ortaya çıkan belirsizlikleri, hammadde ve enerji piyasalarındaki dalgalanmaları, jeopolitik gerilimlerin etkilerini, ihracat pazarlarımızdaki gelişmeleri çok yakından büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Made in EU düzenlemesinin sanayimiz ve özellikle otomotiv sektörümüz için herhangi bir olumsuz etkiye neden olmaması için yoğun bir çalışma içindeyiz. Düzenlemenin, AB menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde ilke olarak Türkiye'yi de kapsamasını sağlayan mevcut taslağı hep birlikte önemli bir mesafe kat ettiğimizi teyit ediyor. Ancak yasalaşma süreci boyunca, tüm teknik detayları da takip etmemiz gerektiğinin farkındayız. Bu nedenle, düzenlemenin doğurabileceği etkileri yakından izleyerek adımlar atmak, olası riskleri bertaraf etmek, ülkemizin ve sanayicilerimizin menfaatlerini en yüksek düzeyde korumak için; Ticaret, Dışişleri, Hazine ve Maliye Bakanlıklarımız, diğer ilgili kamu kurumlarımız, iş dünyası ile yakın istişare halindeyiz.
TÜRKİYE’NİN AVRUPA DEĞER ZİNCİRLERİNDEKİ KRİTİK ROLÜNÜ HATIRLATIYORUZ
Otomotiv sektörümüz açısından önemli gördüğümüz; tüm çekincelerimizin giderilmesi için Avrupa Komisyonu ve AB üyesi ülkeler nezdinde yoğun bir diplomasi yürütmeyi sürdürüyoruz. Muhataplarımıza, Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerindeki kritik rolünü hatırlatıyoruz. İnanıyorum ki; Gümrük Birliği ruhuna uygun şekilde, Avrupalı dostlarımızla iş birliğimizi daha ileri bir noktaya taşıyacağız. Tabi şunu da önemsiyorum; Avrupa, Türkiye için nasıl çok önemli bir pazarsa, gelişmiş, 86 milyon genç ve dinamik nüfusuyla Türkiye’nin Avrupa için çok önemli bir pazar olduğunu da tüm muhataplarımıza hatırlatıyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türk sanayiinin istikrar ve güven içinde büyümesi için gereken her türlü önlemi almaya devam edeceğiz.