"Çocuğumu, ülkemdeki hayatımı kaybettim" diyen 28 Şubat mağduru kadın anlattı
Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçen 28 Şubat sürecinde İstanbul Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'nda öğrenciyken başörtüsü yasağı nedeniyle gözaltına alınan Nuraycan Songür, yaşadıklarını anlattı.
ABONE OL
Önce İnsan Uluslararası Kadın ve Çocuklarla Dayanışma Derneği Başkanı Nuraycan Songür, 28 Şubat sürecinde mezuniyetine iki hafta kala başörtüsü yasağının sert şekilde uygulandığını belirterek yaşadığı sürece ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.
"BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİLERİN İSİMLERİNİN BAŞINA 'T' HARFİ KOYULUYORDU"
Başörtüsü yasağının uygulandığı dönemde bir üniversite öğrencisi olduğunu söyleyen Nuraycan Songür, "İstanbul Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2’nci sınıf öğrencisiydim. Okulun kapısına polis barikatları kuruldu. Başörtülü öğrencilerin isimlerinin başına ‘T’ harfi konuluyordu, yani türbanlı anlamında. Diğer öğrenciler barikattan rahatça geçerken bize ‘Siz geçemezsiniz’ deniliyordu. Final sınavındaydım, kağıt istediğimde hocam vermedi. ‘Ya başını açarsın ya da insan gibi giyinip gelirsin.’ dedi" ifadelerini kullandı.

SEKİZ SAAT BOYUNCA HÜCREYE KAPATILDI
Hocasıyla yaşadığı tartışmanın ardından sınıfa polislerin girdiğini söyleyen Songür, "Bir anda robocop polisler, siren sesleri, sınıfta kıyamet koptu. Hocam beni işaret ediyordu. Refleks olarak sınıf içinde koşmaya başladım. Sekiz saat boyunca bir karakolun eksi ikinci katında hücreye kapatıldım. Parmak izlerim alındı, fotoğraflarım çekildi, hangi örgüte üye olduğum soruldu. Sadece öğrenci olduğumu söyledim ama ‘Devlet aç diyorsa açacaksın’ deniliyordu." diye konuştu.
28 Şubat mağduriyeti başarıya dönüştü: Yıllar sonra doçentlik gururu
28 Şubat'ta başörtü yasağıyla başlayan süreç, üniversite kürsüsünde bitti
28 Şubat'ta başörtü yasağı eğitim hayatını baltalamıştı: Fakülte ikincisi oldu
Yakup Köse: "Hu der Allah" diyen çocuklara tahammülsüzlük 28 Şubat refleksidir
"O DÖNEM BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİ OLMAK VE BUNDA ISRAR ETMEK SUÇTU"
Yaklaşık bir buçuk ila iki yıl süren yargılama boyunca neredeyse her hafta hakim karşısına çıktığını belirten Songür, "Başörtüsüyle sınıfta neden ısrar ettiğim soruluyordu. Medya da davalarımı takip ediyordu. ‘Başörtüsünü açmadan geldi’ şeklinde haberler yapılıyordu. O dönem başörtülü öğrenci olmak ve bunda ısrar etmek suçtu." dedi.

HAMİLEYKEN GÖZALTINA ALINDI
Yargılama süreci devam ederken evlendiğini ve ikiz bebeklerine hamile kaldığını belirten Songür, dört buçuk aylık hamileyken yeniden gözaltına alındığını söyledi.
Songür, yaşadığı acı süreci şöyle anlattı:
"Fen Edebiyat Fakültesi önünde yaşanan bir kargaşada sivil polisler beni de dahil etti. Beyazıt’taki karakola götürüldük. Büyük bir salona kapatıldık, polisler coplarla içeri girdi. Arbede sırasında ‘Hamileyim’ diye bağırıyordum. Gözüm karardı. Gözümü açtığımda hastanedeydim. Doktorlar bir bebeğin kalp atışlarının durduğunu, diğerinin de risk altında olduğunu söylediler."
"HAYATİ TEHLİKESİ VAR" DEMELERİNE RAĞMEN MAHKEMEYE ÇIKARTILDI
Sabaha kadar hastanede gözaltında tutulduğunu anlatan Songür, "Polisler sürekli kontrol ediyordu. Sabah başka bir ekip geldi ve mahkemeye götürüleceğimi söyledi. Ayağa kalkacak halim yoktu. Doktorlar ‘Hayati tehlikesi var’ demesine rağmen serumlarımı söktürdüler ve beni mahkemeye çıkardılar." ifadelerini kullandı.
Gaziantep'te akılalmaz olay: 50 bin TL'lik alışveriş yaptı tek kuruş ödemedi
Bolu'da tarifsiz acı: Önce torununu sonra kızını kaybeden adamdan kötü haber
Kars'ta 2 ahır çöktü, 4 büyükbaş hayvan telef oldu
Erzurum'da çift başlı buzağı dünyaya geldi
Zonguldak'ta 18 yıl önce işlenen faili meçhul cinayette yeni gelişme
"TÜRKİYE'DEKİ HAYATIMI KAYBETTİM"
O davadan beraat ettiğini yıllar sonra yurt dışındayken öğrendiğini belirten Songür, "Kanada’daydım, bir maille beraat ettiğimi öğrendim. Suçsuz olduğum anlaşıldı ama ben bir çocuğumu kaybettim, Türkiye’deki hayatımı kaybettim. Hastaneden çıkarılırken insanlara ‘suç işlemedim, sadece öğrenciyim’ diye açıklama yapmaya çalışıyordum." dedi.
"BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜM GERÇEKLEŞTİ"
28 Şubat sürecinin tamamen sona ermediğini düşündüğünü dile getiren Songür, "Bitmedi, sadece güç kaybettiler, yetki kaybettiler. Türkiye’de kendilerini diğer insanları yönetmeye yetkili gören kalıplaşmış bir kesim var. 28 Şubat’ta bunu gördük. Ancak sonrasında adaletin tesisi ve milli değerlere dönüşle önemli değişimler yaşandı. Cumhurbaşkanımız ve bakanlarımızın attığı adımlarla büyük bir dönüşüm gerçekleşti." diye konuştu.
İKİZ EVLATLARINDAN BİRİNİ KAYBETTİ
28 Şubat sürecinde yaşadıklarının hayatında derin izler bıraktığını vurgulayan Songür, "Bu yaşananları taşımak kolay değil. Bir annenin evladını kaybetmesi, bir insanın ülkesinde yaşama hakkını kaybetmesi tarif edilebilir acılar değil. O dönem yaşananların unutulmaması ve benzer mağduriyetlerin bir daha yaşanmaması gerekiyor." dedi.
-
Faruk 31 dakika önce Şikayet Et28 şubatçılara yeterli sertlikte karşılık verilmediğini düşünüyorum. Öyleki, bunların artıkları halen cesaret bulup başı kapalı bacılara laf atıp küfür edebiliyor. Öyle bir ders verilmeliydiki yan gözle bile bakmamalıydı. Yapılanlara şükür fakat yeterli değil.Beğen Toplam 1 beğeni
-
Misafir 34 dakika önce Şikayet EtBitmedi sadece güç kaybettiler bunu şu kapalı olupda yada sağcı okupda chpye oy verenler iyi okusunBeğen Toplam 1 beğeni
-
Hancı 1 saat önce Şikayet EtO günleri anlatan diziler çekilmeli, sinema flimleri yapımalı, o dönem imanımızı çalamayan aşağılık zihniyet, bugün evlatlarımızın zihinlerini çalmaya çalışıyor.Beğen Toplam 14 beğeni
-
SELAMET 1 saat önce Şikayet EtZALİMLER FIRSAT KOLLUYOR....İNSANIMIZ O LANET ZALİM GÜNLERİ UNUTURSA DAHA BETERİNİ yapacaklardır....Beğen Toplam 6 beğeni
-
Misafir 1 saat önce Şikayet Ethakikaten doğru dürüst ceza verlmedi...Beğen Toplam 4 beğeni