833 kayıp çocuk nereye gitti?

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’nın raporuna göre, geçen yıl 7183 kayıp çocuk ihbarı yapıldı. 833’ü halen bulunamadı. Onları bekleyen tehlike: Hastalık, uyuşturucu, şiddet, cinsel istismar...

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 05.08.2008 16:40 GÜNCELLEME 05.08.2008 16:40 YAŞAM
833 kayıp çocuk nereye gitti?
833 kayıp çocuk nereye gitti?

Dünyada her yıl yarısı kız çocuğu olmak üzere 2,5 milyon çocuğun kaçırılarak satıldığı, 90 milyon çocuğun sokakta yaşadığı tahmin ediliyor. Milyar dolarlık ticaret olarak da kabul edilen çocuk ticaretinin en önemli kaynağı, bazı Afrika, Balkanlar ve Güneydoğu Asya ülkeleri. Dünyada kayıp çocuk riski yüzde 30, Türkiye’de ise bu oran yüzde 15. Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’nın hazırladığı “Kayıp Çocuklar Raporu”, önlem alınmazsa Türkiye’deki riskin büyüyeceğini ortaya koyuyor. 
Haberin devamı 

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, 17 Aralık 2007 tarihinde, basındaki “kayıp çocuk” haberleri üzerine harekete geçerek İçişleri Bakanlığı’na Türkiye’de kayıp çocuk sayısını sordu. Geçen yıl tüm kamu birimlerine 7.183 kayıp çocuk bildirildiği, yapılan çalışmalarla 6.350’sinin bulunduğu, 2007 yılı sonu itibariyle kayıp olduğu bilinen çocuk sayısının 833 olduğu ortaya çıktı. Emniyet rakamlarına göre 15 Ocak 2008 itibariyle ise kayıp olduğu bildirilen çocuk sayısı 1446.

Rakamlar arasındaki farklılık, kayıp çocuk kavramı konusunda anlaşma olmamasından kaynaklanıyor. Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı “kayıp çocuk” kavramını şöyle tanımlıyor: Ailesinin bilgisi dışında herhangi bir nedenle evden uzaklaşmış, kaçmış, kaçırılmış ve bu nedenlerle hayatı tehlike altında olan, kendisinden haber alınamayan 0-18 yaş grubu çocuk.

Bu rakamlara, organize suç örgütlerinin ikna ederek evinden götürdüğü ve kamu birimlerine bildirilmeyen “kayıt dışı çocuklar” dahil değil.

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı bu tablo üzerine harekete geçip, tüm İl İnsan Hakları Kurulu Başkanlıklarından ilgili kamu birimleri ve STK’larla diyalog kurmalarını, kayıp çocuklarla ilgili durum tesbiti yapmalarını, çözüm önerileri geliştirmelerini istedi. 6 ay süren çalışma sonunda Türkiye’nin kayıp çocuklar sorununa ilişkin bir rapor hazırlandı.

NEREYE GİTTİLER?
Rapora göre Türkiye’de kayıp çocukların en fazla olduğu şehirler, büyük şehirler ve göç alan şehirler. Kayıp çocukları üçe ayırmak mümkün: Kendi rızası ile kaçanlar, rızası dışında kaçırılanlar ve istemeden de olsa yoksulluk ve benzeri gerekçelerle kaçanlar. Kaçan çocukların özenti, ebeveyn boşanması, kentleşememe gibi alt başlıkları; kaçırılan çocukların ise çocuk ticareti, dilencilik ve cinsel sömürü gibi nedenleri var. Kayıp çocukları bekleyen sorunlar: Hastalık, uyuşturucu, şiddet ve cinsel istismar.

Geçen yılki verilere göre, en fazla kayıp çocuk ihbarı yapılan il Ankara. Ankara’da kayıp ihbarı yapılan 1006 çocuktan sadece 30’u halen aranıyor. İzmir’de 642 kayıp ihbarı yapıldı, 15’i halen aranıyor, diğerleri bulundu. Bursa’da 439 ihbar yapıldı, 42 çocuk aranıyor. İstanbul’da kaç ihbar yapıldığı tam olarak bilinmiyor ama halen kayıp olduğu bildirilen 253 çocuk aranıyor. Şanlıurfa’da

Kayıp çocuk bildirimi açısından bölgelere göre sıralamada birinci sırayı 434 kayıp çocuk ile Marmara alıyor. Bunu sırasıyla İç Anadolu, Güneydoğu, Karadeniz, Ege, Doğu ve Akdeniz izliyor.

NEDEN KAÇIYORLAR?
Evden kaçan çocukların nedeni çoğunlukla erken evlilik, aileiçi şiddet, işsizlik, yoksulluk, şiddet, eğitimsizlik. Çocuklar kendi ayakları üzerinde duracak yaşa gelince aile ortamından (dolayısıyla dayak, kötü muamele ve sefaletten) kurtulma hayaline kapılıp, çareyi dışarda arıyor. Ailede iletişim eksikliği, ailesinden ilgi göremeyen çocukların çabuk kandırılmaya müsait olması, üvey anne-baba-kardeş sorunu, aile baskısı, kuşak çatışması, ensest ve taciz, kötü arkadaş, başarısızlık gibi nedenler de evden kaçan çocukların nedenlerinden... İnternetin bilinçsiz kullanımı da çocuğun evden kaçma nedenleri arasında sayılıyor.

Kaçırılan çocuklar ise evlenme vaadi, fuhuş, organ ticareti, uyuşturucu veya örgütte kullanmak ya da dilendirmek için kaçırılıyor.

NE YAPMALI?
Raporda kayıp çocuklar sorununun çözümü için anne-babalara yönelik çalışmalar öngörülüyor. Alan taraması yapılarak ekonomik, sosyo-kültürel, psikolojik destek programları uygulanması, anne-babalara aile içi iletişim, ana-babalık eğitimi, çatışma çözme, empati geliştirme eğitimi verilmesi, periyodik ziyaretlerle değerlendirme ve yönlendirme öngörülüyor.

Aile danışmanlığı sisteminin getirilmesi, belediyelerin meslek edindirme kursları açması, medyada “kayıp çocuk” sorununa ilişkin kısa ve etkili uyarılar yapılması, seyahat şirketlerinin 18 yaşından küçük olanlara bilet satmaması, internet salonlarının sıkı denetimi, yerel yönetimlerin mahallelerde spor, eğlence, kitap okuma yerlerinin yaparak çocukları geliştirmesi, çocukların sık gittiği piknik, orman, okul çevresi ve oyun alanlarının kameralarla izlenmesi, okullarda çocukların evden kaçma-kaçırılma ihtimaline karşı bilinçlendirilmesi, ailelerin bilinçlendirilmesi, risk grubundaki aile ve çocukların okullar aracılığıyla belirlenip destek sağlanması, sokakta çalışan ya da yaşayan 18 yaş altı çocuklardan hiçbir şekilde alışveriş yapılmaması-bu çocukların valilik ya da kaymakamlığa bildirilmesi-, kimsesiz çocukların barındığı yurtlarda çocuklarla çalışacak sosyal hizmet uzmanı ve psikologların özel mülakat ile alınması-sayılarının artırılması da isteniyor.

Kayıp çocukların ALO 183 Kadın ve Çocuk Sorunları Hattı ile ALO 150 BİMER Hattı ve Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’na bağlı telefonlara başvuruda bulunulması istenirken, TCK 104. maddede geçen 15-18 yaşındaki mağdura yönelik cinsel eylemlerin takibi şikâyete tabi olmaktan çıkarılmasının da kayıp çocuk sorununun çözümünde etkili olacağı vurgulanıyor.

NTV

YORUMLAR 5
  • Gülay Zengin 17 yıl önce Şikayet Et
    yarısı kız. E o zaman diğer yarısı da erkektir. Neyi vurgulamak istiyoruz.
    Cevapla
  • ENSAR KOÇ 17 yıl önce Şikayet Et
    yorumlayabilmek?. haberin hemen başında kaçırılan çocukların yarısı kız deniyor. neden böyle yazılmış. erkek veya kız çocuğunun kaçırılmış olması farkeder mi? hepsi bizim kardeşlerimiz. böyle bir ifadenin ayırımcılık olacağı görüşündeyim
    Cevapla
  • Bana Göre 17 yıl önce Şikayet Et
    sa. organ mafyası olmazmı ?? var tabii ?? hocam bu mafyayla calısan doktorlar var hem bir ameliyat masası bulmak o adamlar icin zor degildir ...
    Cevapla
  • ilyas kurt 17 yıl önce Şikayet Et
    organ mafyası mı. bir doktor arkadaşım böyle bir olayın olmayacağını söyüyor. yani organ mafyası yokmuş. ancak doktorlarla işbirliği yapanlar oluyor. o yüzden yolda kimse böbreğini kesip alamaz senin. ancak belli koşullar altında alınırsa işe yarar.
    Cevapla
  • Mehdi Mumin 17 yıl önce Şikayet Et
    Ya organ mafyası?. Bu nasıl bir haber ya? Bu ülkede organları için kaçırılıp öldürülmüş yada hiç bulunamamış binlerce çocuk var. Editörler izin versin haber linklerini vereyim burdan! ya bu çocuklar? Bu evlatlarımız görmezden mi geliniyor? Haberde bu konu ile ilgili tek satır yok? Daha birkaç hafta önce benim yaşadığım yerde bir eve ev ahalisi içindeyken girilip çocukları mutfakta ameliyat edilmeye çalışıldı. Ya bu durumlar?
    Cevapla

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR