Ahmet Özhan 'Edep Ya Hu' dedi

Sanatçı Ahmet Özhan, ''Ramazan İlahileri'' adlı albümle başlayan ''MEŞK'' serisinin ikinci albümü ''Edeb Ya Hu'' ile dinleyenleriyle buluştu

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 30.08.2008 18:44 GÜNCELLEME 30.08.2008 18:44 YAŞAM
Ahmet Özhan 'Edep Ya Hu' dedi
Ahmet Özhan 'Edep Ya Hu' dedi

Özhan, 14 ilahinin bulunduğu albümüne ilişkin, Sultanahmet'teki Yeşil Ev'in bahçesinde gazetecilerle bir araya geldi.  

Albüme ''Edeb Ya Hu'' adını verdiklerini belirten Özhan, ''Edeb, her an farkında olmak anlamını taşır. Varlığı her an algılayan ve onunla iletişimini de ancak o şekilde kurmayı düşünebilen, ''Eşref-i mahluk'' denilen insan tipini ortaya koyar. Onun için edebi öne çıkarmaya çalıştık'' dedi.

''Ramazan İlahileri'' albümünün devamı niteliğindeki albümün ''Hac'' temalı ilahilerden oluştuğunu belirten Özhan, albümdeki ilahileri birbirinden ayırmadığını, her cümlenin lezzetinin benzersiz olduğunu kaydetti.

Özhan, albümde ''Sakın terk-i edebden, kuy-ı mahbub-ı Hüda'dır bu / Nazargah-ı ilahidir, makam-ı Mustafa'dır bu'' şeklindeki, sözleri Nabi'ye ait olan ''Edeb'' adlı ilahiye dikkati çekti.

İlk kez 1980'de Mekke ve Medine'ye gittiğini belirten Özhan, ''Tabii ilk gittiğiniz zaman şaşırıyorsunuz. Algılamak zaman alıyor. Evvela görsel olarak bir kazanım içerisinde oluyorsunuz, bellekte yer eden birtakım şeyler oluyor. Sonradan yaşadıkça, oraların özünü algıladıkça oranın kıymeti anlaşılır ve bu bir ömrü icap ettirir. Tam manasıyla en kemal vasıflarıyla algılamak kolay bir şey değil. İnsana ne kadar nasip olmuşsa, o kadar algılar oraları'' diye konuştu.

Özhan, ''eski Ramazanları özlüyor musunuz?'' sorusuna, ''Bugünküler gibi güzel ramazan görmedim. Televizyonlarda, radyolarda, meydanlarda, tüm Türkiye'de iftar çadırlarıyla... Ne zaman oldu böylesi de hangi ramazanı özleyeceğim? Bıraksınlar anneannesinin nostaljisinin peşinde koşmayı. Gününü değerlendirsin, gözlerini açsınlar'' yanıtını verdi.

AA

YORUMLAR 3
  • Ali Yörükoğlu 17 yıl önce Şikayet Et
    Yaşadığımız Ramazanların kıymetini bilelim.. Muhafazakar kesimin, "Ah,ah!..nerede o eski Ramazanlar" dediği gibi,tatlı su Ulusalcıları da "Ah,ah!..nerede o eski Yılbaşılar" diyor.Eskiden bütün mağazaların,dükkanların vitrin ışıkları Yılbaşı dolayısıyla pırıl pırıl yanardı.Sokaklardan hindi sürüleri geçerdi.Şimdi yine var ama eski şaşa sadece belli bir kesimle sınırla kaldı.Yani bir ayrışma ve bilinçlenme oldu.Bir gün eski despotik bir rejim geri gelirse bu günleri çok ararız.
    Cevapla
  • Metin Yazar 17 yıl önce Şikayet Et
    Sıkıntılı tipler. Marjinal kesimin Ramazan çadırlarından rahatsızlığı sadece ideolojiktir.Bu zayıf ideolojilerine payanda aramak için "Sadaka kültürü" gibi saçma sapan argümanlara sarılıyorlar.Toplumun en tuzu kuru kesimi olan bu gürüh sözünde samimi olsa fakir fukaraya yardım eder.Ne ediyorlar ne ettiriyorlar.Onların sıkıntısı Ramazan'ın ve dinin eskisi gibi evlere hapsedilememesi.O havadan rahatsızlar.Sanki Ramazanın gelmesini bile ideolojilerine ters olduğu için istemiyorlar.Hala kendilerini efendi halkı köle sanıyorlar.
    Cevapla
  • Metin Yazar 17 yıl önce Şikayet Et
    Hiç kimse "Ah nerede o eski Ramazanlar" diye eskiye öykünmesin.. Eskilerle yenileri kıyaslayabildiğim için hangisinin daha canlı olduğunu bildiğimi sanıyorum.Şimdi Ramazanlar çok daha coşkulu ve hareketli geçiyor.Resmi ideolojinin o bütün ağırlığını hissettirdiği,sokakların bile devlet koktuğu,her yerin devlet binalarıyla "Kit"lerle dolu olduğu,yoksulluğun had safhaya çıktığı günlerle bugünler arasında çok büyük fark var.Devletin görünürlülük alanının daraldığı,özel sektör ve STK'nın genişlediği bu dönem eskisinden çok daha iyi.
    Cevapla

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR