Savaş Türkiye'nin yağmurlarını mı kurtardı? "Bulut Hırsızlığı" iddiasının perde arkası
Türkiye ve Azerbaycan’daki yağış artışı “bulut kısırlaştırma” iddialarını tekrar gündeme taşıdı. Uzmanlar arasında görüş ayrılığına neden olan bu konu tartışmaları alevlendirdi.
ABONE OL
- Son günlerde Türkiye ve Azerbaycan'da artan yağışlar, sosyal medyada "ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, bulut tohumlama operasyonlarını durdurdu ve Anadolu yağmurlarına kavuştu" iddialarını gündeme getirdi.
- Araştırmacı yazar Mustafa Uzun, hava modifikasyonunun yıllardır bilinen bir teknoloji olduğunu ve bu süreçte bulutların içindeki nemin zorla yere indirilerek yağış oluşturulabileceğini belirtti.
- Meteoroloji uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye'deki yağışların batıdan geldiğini ve bölgedeki hava müdahalelerinin Türkiye'yi etkilemeyeceğini, bu iddiaların bilimsel bir temeli olmadığını ifade etti.
Son günlerde Türkiye ve Azerbaycan'da artan yağışlar, sosyal medyada ve bazı yayın organlarında çarpıcı bir iddiayı gündeme taşıdı: " ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, Tel Aviv ve Dubai'nin bulut tohumlama operasyonlarını durdurdu ve Anadolu yıllardır çalınan yağmurlarına kavuştu." Gökyüzünde gerçekten bir "atmosferik savaş" mı yaşanıyor, yoksa bu durum meteorolojik gerçeklere aykırı bir komplo teorisi mi? İşte "bulut kısırlaştırma" iddialarının bilimsel anatomisi ve uzmanların çarpıcı yanıtları.
![]()
Ortadoğu'da artan jeopolitik gerilimler ve peş peşe ateşlenen füzeler, sadece sahadaki sınırları değil, gökyüzündeki tartışmaları da alevlendirdi. Özellikle Anadolu topraklarının uzun zamandır hasret kaldığı suya ve berekete son dönemde kavuşması, kamuoyunda "Yağmurlarımızı mı çalıyorlardı?" sorusunu yeniden gündeme getirdi.
UÇUŞA YASAK YAĞIŞLARA SERBEST BÖLGE
Gündeme bomba gibi düşen teorinin askeri ve stratejik ayağı ise oldukça dikkat çekici. İddiaya göre; İsrail ve Dubai, bölgenin en gelişmiş hava modifikasyon sistemlerine sahip. Ancak İran ile yaşanan sıcak çatışmalar, füze savunma sistemlerinin aktifliği, yoğun İHA hareketliliği ve elektronik harp (sinyal karıştırma) faaliyetleri, İsrail ve Körfez hattındaki hava sahasını tam anlamıyla bir ‘yasak bölgeye’ çevirdi.

MODERN ZAMANIN YAĞMUR HIRSIZLIĞI İDDİASI: BULUT TOHUMLAMA
Araştırmacı yazar Mustafa Uzun, “Bilimsel literatürde Hava Modifikasyonu olarak bilinen süreç aslında on yıllardır bilinen bir teknolojidir. Arnett Dennis tarafından 1980 yılında detaylandırılan Bergeron-Findeisen teorisine göre, Atmosferdeki süper soğumuş su damlacıkları bir "çekirdek" bulduğunda hızla buz kristaline dönüşür ve yere yağış olarak düşer. İşte bu noktada devreye giren gümüş iyodür veya tuz kristalleri, bulutun içindeki nemi adeta 'zorla' yere indirir.

“Akdeniz’den kalkıp Anadolu’ya gelmesi gereken bereketli bulutlar, yolda birileri tarafından tohumlanarak içindeki suyu bırakmaya zorlanıyor ve Türkiye'ye sadece boş gri bulut tabakaları ulaşıyor. Roddy Rhodes Roger 1979 yılında yazdığı kitapta, uçaklardan atılan kuru buzun havayı soğutarak yağışı nasıl tetiklediğini ispatlanırken, bu teknolojinin 1940'lardan beri var olduğu belirtiyor” şeklinde konuştu.
YÜKSEK KOORDİNASYON GEREKLİ

"Yang Ku ve Orville gibi isimler araştırmalarında bu tür faaliyetlerin yüksek koordinasyon ve istikrarlı hava sahası koşulları olmadan sürdürülemeyeceği vurgulanıyor. Bu sistemlerin çalışması için uçakların bulutun tepesine veya içine girmesi, yer jeneratörlerinin ve roketlerin hassas bir şekilde koordine edilmesi gerekiyor. Bugün bölgedeki yoğun füze savunma sistemleri, İHA hareketliliği ve elektronik harp (sinyal karıştırma) faaliyetleri nedeniyle bu operasyonel programlar "risk" kategorisine girdi.
"Pruppacher ve Klett 1979'da kaleme aldıkları makalede yapay yağış için nem oranı yüksek bir bulutun mevcudiyetinin şart olduğunu söyler. İşte o bulutlar artık özgür! Yol üzerindeki 'teknolojik haramilere' yakalanmayan nemli hava kütleleri, rotasını şaşırmadan Anadolu’ya ulaşıyor. Özellikle Cotton tarafından 1982 yılında yazılan makalede vurgulanan konvektif bulutlar, müdahale edilmediğinde doğal döngüsüyle iç kesimlerimize kadar sokulabiliyor.
"ARTIK LEHİMİZE DÖNDÜ"
"İran'ın bölgedeki askeri hamleleri İsrail ve Dubai'nin gökyüzündeki musluklarını kapattı. Bölgedeki savaş uçağı trafiği ve savunma sanayi gerilimi, bulut tohumlama uçaklarını yere çiviledi. DeFelice (2013) yılında arkadaşlarıyla yazığı makalede uyarıda bulundu. 'Hedef dışı bölgelerin etkilenmesi' riski artık bizim lehimize dönmüş durumda."

Kısacası; Tel Aviv ve Dubai, savunma refleksiyle hava modifikasyon sistemlerini çalıştıramaz hale geldi. Gökyüzündeki o teknolojik 'barajlar' yıkıldı" ifadelerine yer verdi.
HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ TOHUMLAMA UÇAKLARINI ÇİVİLEDİ
Uzun, “Bilim insanlarının çalışmalarında vurguladığı üzere, bulut tohumlama sistemlerinin çalışması için uçakların bulutun tepesine veya içine girmesi, yer jeneratörlerinin ve roketlerin hassas bir şekilde koordine edilmesi gerekiyor.
Savaş uçağı trafiği ve savunma sanayi geriliminin bulut tohumlama uçaklarını yere çivilediğini, böylece konvektif bulutların müdahaleye uğramadan doğal döngüsüyle Anadolu’ya ulaştığını iddia ediliyor.”

UZMANLAR ARASINDA GÖRÜŞ AYRILIĞI: "YAĞIŞLAR DOĞUDAN DEĞİL, BATIDAN GELİR"
Ancak bu çarpıcı iddialar, meteoroloji bilimi cephesinde sert bir duvara çarpıyor. Hava, su, iklim ve afet yönetimi uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Bize Türkiye'de yağan yağmurlar batıdan gelir. Dünyanın dönüşü batıdan doğuya doğrudur, hava hareketleri de genellikle batıdan doğuya doğru hareket eder. Yani Körfez'de havaya yapılan, müdahale falan zaten bizi hiçbir zaman etkilemez. Çünkü bizim doğumuzda kalıyor o bölge. Bize hep yani eskiden televizyonlarda söylerlerdi ya Balkanlar'dan gelen yağışlı hava, Balkanlar'dan gelen soğuk hava dalgası. Yani bizim yağışlarımız Balkanlar'dan gelir. İsrail, Ortadoğu vesaire onlar Balkanlar'da değil. Oldukları o bölgede ne yapıyorsa yapıyorlardır. O bölgedeki şeylerin batıdan gelen, Avrupa'dan gelen, Atlantik'ten kalkıp Avrupa'yı geçip gelen veya Akdeniz'den gelen yağışlı sisteme bir alakası yok. Bunlar tamamen saçmalık yani bir mantığı, bir anlamı olmayan boş şeyler. Zaten lafa değil adama bakacaksın bunu söyleyen kişinin havayla, meteorolojiyle, iklimle bir alakası yok, anladığı bildiği bir konu değil. Sonuç olarak bunun herhangi bir bilimsel alakası yok. Komplo teorisi desem de bir teorisi de yok yani bunun. Bu tamamen bir boş beleş laflar, işler” şeklinde konuştu.
-
YusuFB 7 dakika önce Şikayet EtKaraman daki hava olaylarını takip eden birisi bulut kısırlaştırmanın yapıldığını görerek anlayabilirBeğen
-
Vlf 12 dakika önce Şikayet EtBilisel uygulamalar açık paylaşılıyor.Üstelik ABD çalışmaları 1860 larda başlamış.Yok diyenler küreselci iklim yalanları ile insanlığı köle etme çalışmalarına destek amaçlı örtme yapıyorlarBeğen
-
AliT 13 dakika önce Şikayet EtLa havlevelkuvvete ulan Allah'ın işine de el attılar geçen yıl kurak geçti siz neredeydiniz o yağmur tohumundan niye ekmediniz hangi biriniz Allah'ın izni olmadan bir damla su yaratabilirsiniz hanginiz bir adım atabilirsiniz hanginiz konuşabilirsiniz size aklı veren Allah değil mi konuşamayan aklı dengesi olmayanı Allah yaratmadı mı sizi onlar gibi yaratmaz mıydı tövbe edin imana gelinBeğen
-
Vatandaş 14 dakika önce Şikayet EtDevlet araştırma kurulu kursun. Tüm partilerden ekip olsun. Bu ne böyle. Vatandaş net bilgi istiyorBeğen
-
sinan 21 dakika önce Şikayet Etbalkanlardan gelmedi haberlerde akdeniz üzerinden geldi yağışlı hava dedi. belkide akdenizde önceden bekleyen abd gemileri yapıyordu bu ablukayı şu an irana gittikleri için yapamadılar..Beğen
