İçenler dikkat: 1 saati geçirmeyin! Zararını öğrenince şaşıracaksınız
Kardiyoloji uzmanı ve damar açma konusunda uzmanlaşmış Prof. Dr. Muhammed Keskin, sosyal medyada “Kardiyobey” adıyla yaptığı paylaşımlarla tanınıyor. Keskin’in, uzun süre demlenmiş çayın tüketimine ilişkin yaptığı son paylaşım ise sosyal medyada gündem oldu. İşte, detaylar...
Klinik kardiyoloji uzmanı ve damar açma konusunda uzmanlaşmış Prof. Dr. Muhammed Keskin’in sosyal medya hesabında yaptığı çay uyarısı gündem oldu. Keskin, bir saatten uzun süre demlenen çayın tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Peki, uzun süre bekletilen çayla ilgili hangi riskler bulunuyor? İşte, ayrıntılar...
6 yıl sonra Türkiye'ye geri dönüyor: Tarih açıklandı! Bombayı patlattı
İÇENLER DİKKAT: 1 SAATİ SAKIN GEÇİRMEYİN! ZARARINI DUYUNCA ŞAŞIRACAKSINIZ
Tanen miktarı artıyor
Çay yaprakları sıcak suyun içinde uzun süre kaldığında, çayın içerdiği tanen miktarı da artabiliyor. Özellikle 30-45 dakikayı aşan demleme süresinin ardından çaya daha fazla tanen geçtiği belirtiliyor.
Çayın kendine özgü buruk ve acı tadında rol oynayan tanenler, fazla miktarda tüketildiğinde mide üzerinde rahatsız edici etkilere yol açabiliyor. Bu nedenle özellikle reflü gibi mide hassasiyeti bulunan kişilerin çayın demleme süresine dikkat etmesi gerektiği ifade ediliyor.
Tanen ya da tannik asit, çay yapraklarında doğal olarak bulunan polifenolik bileşiklerden biri. Antioksidan özellikleri sayesinde serbest radikallerle mücadelede rol oynarken, bazı bileşenleri nedeniyle sindirim sistemi üzerinde de etkileri bulunuyor. Ancak bu etkiler tüketilen miktar ve demleme koşullarıyla birlikte değerlendirilmeli.
Demir emilimini etkileyebilir
Uzun süre demlenen çayla ilgili dikkat çekilen bir diğer konu ise demir emilimi. Çaydaki tanenler, özellikle yemeklerle birlikte tüketildiğinde demirin vücut tarafından emilimini azaltabiliyor.

Bu nedenle demir eksikliği yaşayan kişilerin çay tüketim miktarına, çayın yoğunluğuna ve özellikle öğünlerle arasındaki zamana dikkat etmesi önem taşıyor. Çayın daha koyu ve yoğun olması, alınan tanen miktarını da artırabiliyor.
Antioksidan içeriği konusunda önemli ayrıntı
Çay, polifenoller ve kateşinler gibi antioksidan bileşikler içeriyor. Ancak çayın faydalı bileşenleri değerlendirilirken yalnızca renginin koyulaşmasına veya daha uzun süre demlenmesine bakılmaması gerekiyor.
Demleme süresinin gereğinden fazla uzatılması çayın tadını ve kimyasal bileşimini değiştirebilir. Bu nedenle “daha uzun süre demlenen çay daha faydalıdır” şeklinde bir yaklaşım doğru olmayabilir.
Kafein ve uyarıcı etki
Çayın içerisinde doğal olarak bulunan kafein, tüketimin ardından uyanıklık ve uyarılmışlık hissini artırabilir. Uzun süre bekletilmiş ve yoğun demlenmiş çayda ise kafein ve diğer bazı bileşenlerin miktarı ile tüketim şekli, kişinin aldığı toplam uyarıcı yükünü etkileyebilir.
Bu durum bazı kişilerde huzursuzluk, çarpıntı hissi veya gerginlik gibi şikâyetlerin ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir. Özellikle kafeine duyarlı kişilerin çay tüketim miktarını ve demleme yoğunluğunu göz önünde bulundurması önerilir.
-
rivrivriv 1 saat önce Şikayet EtOldu canım cafeler ocaklar saat başı çay demlesin. Yüzyıllardır kime ne olmuş da hikaye anlatıyonuz.Beğen
-
Bandırmalı 5 saat önce Şikayet EtNe kadar da çok azman var... Akşamki çayı sabahleyin içiyorum. Hem kolaylık hem de ziyan olmuyor...Bu herhalde paket çay satıcılarının elemanı....Beğen Toplam 6 beğeni
-
osman Tiryaki 1 saat önce Şikayet Etbiraz daha demlensin dolaba koyun 1 hafta boyunca tüketin faydasını görürsünüz hay Allahım ya rabbim 45 dakika en çok 1 saat i geçemez bu çay zevk alınmak isteniyorsa yok ben kına demleyip içecem deniyorsa ne diyelim afiyet olsunBeğen
-
Ziyaretçi 6 saat önce Şikayet Etbizde öyle bir düşünde var çay ne kadar demlenirse o kadar güzel olurBeğen Toplam 2 beğeni