A. İhsan Karahasanoğlu
A. İhsan Karahasanoğlu
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Duruşma salonuna VAR gelsin!

GİRİŞ 16.03.2026 GÜNCELLEME 16.03.2026 YAZARLAR

Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü lideri olmakla suçlandığı davanın bugün 5. duruşması yapılacak..

Birinci hafta yapılan duruşmalardaki izleyicilerin, avukatların, sanıkların hareketleri tam bir rezalet idi..

Tarafgir konuşmuyorum.. Ekrem İmamoğlu karşıtlığı yapmıyorum..

Bana dünyanın herhangi bir yerinden.

İlla Türkiye olması gerekmiyor..

Duruşma salonunda sanığın alkışlandığını gösterin..

Sanığın kürsüye doğru yürüdüğünü, ordaki görevlilerin bunu seyrettiğini gösterin..

Sanığın mahkeme başkanına, “Ekranın arkasına saklanma” dediğini gösterin..

Sanığın duruşmaya ara veren hakime, “Nereye kaçıyorsun” dediğini gösterin..

Sanığın savcıya parmak salladığını gösterin.

Duruşma salonunda slogan atıldığını gösterin..

Sanığın isminin başına “Cumhurbaşkanı” eklenerek atılan sloganın bir örneğini gösterin..

Sanıklardan birisinin, özellikle de örgüt başı olduğu ileri sürülen bir tanesinin “Herkes ayağa kalksın” dediği ve salondaki görevliler hariç herkesin ayağa kalktığı bir başka duruşma salonu örneği gösterin.. 

Mahkeme başkanının yaptığı düzenlemeye itiraz edip, “Jandarma yanımdan çekilmedikçe oturmam” diyen sanıkların dediğinin olduğu, mahkeme başkanının sanık tehdidi ile karar değiştirdiği bir duruşma gösterin.. 

Mahkeme başkanının, duruşma salonundaki gazetecilerin yerini değiştirmek istediğinde, yargılama ile hiç alakası olmayan, salonda sadece mahkeme başkanının takdiri ile bulunan sözde gazetecilerin direnç gösterdiği bir başka örnek gösterin..

Duruşma salonundan kanundaki açık düzenleme gereği fotoğraf çekimi, video çekimi yasak olduğu halde..

Sadece Ekrem İmamoğlu davasında değil, yıllardır tekrarlanan yüzbinlerce milyonlarca duruşmadan fotoğraf çekimi ve video çekimi yasak iken..

Hem video çekimi hem fotoğraf çekimi yapılan ve sonrasında da “Bir fotoğraf da mı çekemeyeceğiz” diye zırlayan sanık yakınlarının olduğu bir dosya gösterin..

Kamu imkanları ile edindikleri zenginlik sayesinde bindikleri jetlerde fuhuş yapma isnatlarına muhatap olanların, mahkeme heyetinin karşısında, bir kamu kurumuna, “ahlaksızlar” diye hakaret edildiğinin, savcılık makamına “iftira makamı” diye hakaret edildiğinin bir başka duruşma örneğini gösterin..

Uzun yıllar cezaevinde olan bazı tutukluların, “Kızım babasız büyüdü” sitemlerine başka ceza davalarında şahit olduğumuz doğrudur.. “Benim yıllardır süren tutukluluğum sırasında, eşim ve ailem büyük bir psikolojik travmaya maruz kaldılar” diyen sanıklara şahitliğimiz olmuştur..

Ama, rüşvetten tutuklu olduğunu hiç hatırlamaksızın, kamu malına zarar verdiğini dikkate almaksızın, topu topu şu an cezaevinde kaldıkları sürenin 1 yılı daha yeni doldurduğuna bakmaksızın, “kızım bensiz diploma aldı..”, “Eşim bensiz doğum yaptı”, “oğlum bensiz doğum gününü kutladı” türünden, şımarıkça, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan kibirli sözleri sarfeden tutukluları, bu denli yoğun gördüğümüz bir başka dosya gösterin..

Mahkeme heyetine naçizane önerim şudur:

Duruşma salonunda mutlaka kamera vardır..

Geçtiğimiz haftanın kamera kayıtlarını getirtin..

Teknik bir rapor isteyin..

Duruşma salonunda slogan atan kim var ise.

Sanığı alkışlayan, veya başka bir amaçla tezahürat şeklinde alkış tutan kim var ise.

Elinde cep telefonu veya kamera ile veya başka bir teknik cihaz ile görüntü alan kim var ise..

Sanık, avukat, izleyici, gazeteci farketmez.

Bugünden itibaren onları duruşmaya almayınız..

Duruşma salonu dışında zaten salona girmek isteyenler vardır.

Onlar girsin, izlesinler..

Ama, salonda yargılamayı etkilemeye çalışan, mahkeme heyetini tahkir eden, sanıklara tezahüratta bulunarak suçu övme anlamında hareketle girişip, adil yargılamayı etkilemeye kalkışan kim var ise, 

Onların tekrar tekrar aynı suçu işlemelerine fırsat vermeyin..

Duruşmalar alenidir, doğrudur..

Ama duruşmaların aleniliği ilkesi, isteyen herkesin duruşmayı izlemek istemesine engel olunmaması, zaten büyük bir duruşma salonu yapılarak, bu dava için özel olarak pozitif ayrımcılık da yapılarak hayata geçirildi.

Şimdi bunun istismarına soyunanlar var ise..

Duruşma salonunun büyüklüğünden istifade ederek, yolsuzluğu meşrulaştırmaya çalışan var ise, yargılamayı etkilemeye çalışan var ise.

Mahkemenin görevi, bunlara fırsat vermemektir..

Şunu tabii ki söylemiyoruz:

“Yargılamada sanıklara söz hakkı verilmesin.”

Hayır, böyle bir görüşümüz asla yok.

Sanıklara hayat hikayelerini anlatabilecek şekilde dahi söz hakkı verilebilir..

Olur ya, hayatlarında kendilerinin rüşvete ne kadar uzak olduklarını, yolsuzluklardan nasıl kaçındıklarının farklı olaylardaki tavırları ile ispatını yapmak isteyebilirler. Bunun belki yargılamaya da etkisi ve katkısı olabilir..

Ama, izleyicilerin. Duruşmayı takip eden gazetecilerin adeta ağzını açmadan, el kol hareketi yapmadan izlemesi gereken duruşmada yapacağı her etkili hareket sonrası duruşma salonunun dışına çıkması, zorunludur..

Avukatların da, savunma görevi dışında alkış tutmak, tezahürata eşlik etmek, görüntü çekmek şeklindeki aslında suç niteliğindeki eylemleri için de, yine kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır..

Futbol’da son yıllarda devreye giren, görüntülerin kayda alınıp, sonradan izlenerek analizin yapılması uygulaması, çok izleyicili duruşmalara da getirilmelidir.

Ki, adil yargılanma sağlanabilsin..

Aktüel bir konuya da değinmek isterim.

Son tartışma, perşembe günkü duruşmanın, bugüne ertelenmesindeki son kararın öncesindeki ihtilaf da, savcılık makamının duruşma salonunda gösterdiği bir grafik bahanesi ile yaşandı..

Etkin pişmanlıktan da yararlanmak isteyen Umut Polat, anlattıkları yeterli olmadığı için, henüz tahliye olamadı..

Ama şunu net olarak söyledi: “Ağaç A.Ş.’de, dolu çantalarla gelen, elinde çanta olmaksızın çıkanları gördüm.”

Bu, tek başına rüşvetin kesin delili değildir. Ama bir karinedir. Diğer delillerle birlikte değerlendirilecektir..

Devam etti sanık: “Yukarısı istiyor denilerek, ödemelerden % 10 almam istendi.”

Suçun varlığı için, bu bir delil midir?

Delildir.

Rüşvete olmasa da, rüşvete teşebbüs suçu için çok net bir delildir..

İsnatlara, suçlama yapılan kişilerin tek tek savunma yapma hakları var iken..

Savcının iddianameden aldığı bir görüntüyü ekrana yansıtması ile birlikte başlatılan kavga.. Tam bir, tiyatrodur.

Ağaç A.Ş.’nin bir yıllık bütçesi 20 milyar olmadığı halde, grafikte ödemeler bir dönem bu miktara çıkmış gibi çizim varmış. Bu iddianamenin çöp olduğunu gösterir imiş. 

Affedersiniz, iddianamenin herhangi bir yerinde, grafikteki maddi hatayı doğru kabul edecek şekilde, “20 milyar TL ödeme yapıldı” diye bir ifade var mı?

Yok.

Peki, kanunda rüşvetin oluşması için, 20 milyara varan ödeme olması gerektiğine dair bir zorunluluk var mı?

Yok..

20 milyar ödeme değil, 100 bin TL’lik bir ödemede dahi, 100 TL’lik bir rüşvet söz konusu olsa, bu da suç değil midir? Evet. 

Bir kişiyi, 10 kurşunla öldürmek de insan öldürme suçu, üç kurşunla öldürmek de insan öldürme suçu değil midir..

Büyük ihtimalle grafikteki çizim eğrisindeki bir maddi hatayı, anlatımlarda o hata olmadığı halde abartarak, tümü ile kendilerini pir-ü pak gibi göstermeye kalkanlar..

“Ekrem” yerine “Ekrm” şeklinde maddi hatalı bir yazımı gösterip, “Bakın iddianame iftira ile dolu olduğu ispatlandı” diyenler, ben hatırlatmış olayım: Sadece kendilerine güldürürler..

Yeni Akit

YORUMLAR 2
  • Zikri 12 saat önce Şikayet Et
    Neyi değiştirecek bu yapılanlar, demirel anlatırdı; "Hırsız suç üstü yakalanmış, avukatımı istiyorum diye bağırıyormuş, suç üstü yakalandın, avukat ne diyecek" demişler. Hırsız da; " Ben de onu merak ediyorum." demiş. Sizce ne demiş ... özür dilerim. sana bir rapor alalım demiş. Anladınız onu, başka türlü yırtamazsın ekrem.
    Cevapla
  • gazi 14 saat önce Şikayet Et
    Elinize sağlık , duruşma salonundakilerin yaptıklarının tesbitinden sonra kanunen yapılması gerekende yapılmalı sadece duruşmaya almamak yetmez bence
    Cevapla