Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

AK Parti ve CHP’ye yönelik bir analiz

GİRİŞ 25.10.2021 GÜNCELLEME 25.10.2021 YAZARLAR

Aslında bugün Kürt seçmen ve HDP konusunu yazacaktım. Ancak son günlerde vites değiştiren ve milletin değerlerini, geleneklerini, inançlarını dikkate alan, en azından öyle görünmeye çalışan CHP’nin oylarında artış olduğunu söyleyen Bülent Arınç’ın sözlerini işitince, Kürt seçmen ve HDP konusunu haftaya bırakarak, Ak Parti ve CHP’nin sosyolojik tabanı hakkında yazmayı önceledim.

Ak Parti’nin seçmeni, merkez sağ seçmen olup biraz pragmatisttir. Muhafazakar seçmenin en fazla olduğu siyasal parti Ak Parti’dir. CHP tabanı ise ideolojik düşünür. Tek parti döneminden kalan bu alışkanlık bugün için de geçerlidir. CHP’li seçmen kayıtsız, şartsız, amasız destek verir partisine. Öyle olmasalar; 20 yıldır sürekli kaybeden, hiçbir zaman da iktidara gelmek gibi bir hedefi olmayan/olamayan, kaset kumpasıyla gelip FETÖ desteğiyle koltukta oturan birisine oy verirler miydi? Ama veriyorlar işte. Bülent Arınç, “Kemalist, laikçi Baykal çizgisinden çıktığı için CHP’nin oyları artıyor ve daha da artacak” diyor. CHP’nin oylarında bir artış olmadığı halde Arınç’ın bu çıkışını neye yoracağız? CHP’nin oylarının daha da artacağını söyleyerek, ona yol vermesi, 2023’te yapılacak seçimlerde CHP’nin başarılı olmasını istediğine alamettir. “AK Partililerin gocunmasını gerektirecek bir durum yok” diyen Arınç, acaba kendisi Ak Partili olmayı bıraktı mı? Türkiye’nin seçmen profili bellidir. Bu şartlarda CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi olma ihtimali sıfırdır. Seçime ittifakla girecek olan CHP’nin ve bileşenlerinin, sayısal olarak Ak Parti’den avantajlı oldukları söylenemez. Muhalefetin iç ve dış politikaya, ekonomiye, Suriye ve mültecilere; Doğu Akdeniz’den  Libya’ya varıncaya kadar, PYD ve HDP konularına ilişkin neler düşünmekte olduklarını anlatmaları gerekiyor. PYD, YPG, PKK ve FETÖ gibi konular Ak Parti’nin kırmızı çizgisidir. Bu konularda asla taviz vermeyecek olan Erdoğan’ın aksine CHP ve bileşenleri S-400, Suriye, Doğu Akdeniz, Libya ve terör örgütleri hakkında farklı düşünüyorlar. ABD ve Biden’ın bu konulardaki fikrini ve kısa vadede olmasa bile uzun vadede ne istediklerini çok iyi biliyoruz. Erdoğan’ı darbe ile değil demokratik yollarla devireceklerini, bunun için de Türkiye’de muhalefete destek vereceklerini  söyleyen Biden, bugün için muhaliflerin umudu olabilir. 

Gelelim Ak Parti’ye.. Ak Parti’nin 2002’de iktidara geldiğinde aldığı oy oranı ile bugünkü oyu arasında, çok bir fark yok.  Seçmen profilinde değişme var. Milli Görüş partisinde (2000’li yıllar öncesi)ideoloji esastı. Dava adamlığı baskındı. Ak Parti’nin omurgasını oluşturan seçmen profili; Anadolu insanı, köylü, kentli, alaylı, mektepli ve biraz da muhafazakar eğilimli. 

İktidarın yumuşak karnı hayat pahalılığı, yani ekonomidir. Vatandaş, çarşıya indiğinde bir poşet gıdaya 100 lira ödüyorsa, cebine bakar. Evladı işsiz kalmış, dolar 10 lirayı, mazot 8 lirayı bulmuşsa, cebine bakar. Lütfen göz ardı etmeyelim, vatandaş haklı. Hal böyleyken ülkenin bekası, Doğu Akdeniz, Azerbaycan, PKK, Suriye, yollar, tüneller, havalimanları, fabrikalar, millî savunma sanayii gibi dev projeler halkın nazarında bir şey ifade etmiyor algısı üretiliyor. CHP’nin mezarlıktaki ibriği, gemideki karton bardağı gündem olurken, Ak Parti’nin dev projeleri unutuluyor. Şimdi herkes muhalefetin ne dediğine bakıyor. Yahu aslında söyledikleri bir şey yok. Çiftçinin haczedilen traktörü, şoförün çilesi, çöplükten ekmek toplayanların edebiyatını yapıp tiyatrosunu oynuyorlar. Ama helal olsun, yalan, dolan ve tiyatro ile işi götürüyorlar. 

Gelelim yüzleşmemiz gereken soruna. Ülkede bir pahalılık olduğu gerçeğini görelim ve ona göre hareket edelim. Bu zamlar nereye kadar gider ve bir çözümü yok mudur? 

“Erdoğan’ı bu kez demokratik yollardan devireceğiz, muhalefete destek olacağız” diyen irade, tencereden yaklaşıp vatandaşın cebini boşaltmanın derdinde. Erdoğan’ın karşısında yedi düvel, içerde ise hepsi tek yumruk olmuş muhalefet ve bileşenleri var. En büyük silahları ekonomi. Oradan saldırıyorlar. 

Ak Parti’nin ivedi olarak yapması gereken, freni patlayan ekonomiyi düzeltmek ve vatandaşı rahatlatmak olmalıdır. Savunma sanayi, barajlar, yollar, köprüler, hızlı tren ve Kanal İstanbul gibi projeler iktidarda kalmakla tamamlanacak olan şeyler. Şimdi ekonomiyi rahatlatmanın ve tabanın sesine kulak vermenin zamanıdır. 

Yeni Akit

YORUMLAR 2
  • HÜSEYİNT 4 yıl önce Şikayet Et
    Şühedanın kanıyla sulanan bu Vatanı dünyalık menfaat için feda edilemez inananlar için her zorluktan sonra bir kolaylık vardır
    Cevapla
  • Abidin Cilo 4 yıl önce Şikayet Et
    Yazının altına kalıbımı basıyorum. Yazarın tespitleri çok dogru
    Cevapla