Oyun büyük
Yazımın konusunu, başlıktaki iki cümle özetliyor. Siz yine de makalenin tamamını okuyun. Satır aralarından ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.
Dış güçler kavramından hiç hazlanmam. Tüm olumsuzlukların ve derin işlerin faturasını dış güçlere kesmek, bizde adetten olsa da, bu sefer mesele başka. Adam zaten açık açık söylüyor. Muhalefetin takviye gücü Biden’dir. İlk işaret fişekleri de döviz spekülasyonları oldu. Sonrası gelir.. Eğer başaramayacaklarını anlarlarsa “konvansiyonel” yöntemleri dahi devreye sokabilirler. Millet İttifakı’nın amiral gemisi CHP’nin kurmayları, “Eğer demokratik girişimlerle bu iktidarı düşüremezsek, Türk halkını da cezalandırabilecek uluslararası girişimler yapılacak” diyebiliyorlar. Bunun anlamı nedir? Sokağa çıkıp “Erdoğan istifa” diye nara atanların banka hesaplarına bir göz atın, hepsinin de dolar zengini olduğunu göreceksiniz. Hem nala, hem mıha vuruyorlar. Millet İttifakı’nın bir kanadı Fetö’nün, bir kanadı Biden’in, diğer kanadı ise PKK’nın sözcüsü gibi çalışıyorlar. Erdoğan, sadece küresel çete ile savaşmıyor, onların içerdeki aparatları ile de mücadele ediyor.
Türkiye’nin kalkınma hamlesi, Doğu Akdeniz, Karadeniz, Libya, Kıbrıs ve Suriye’de bulunması ve bölgede hakkını araması, anlaşılan birilerini rahatsız etmiş olmalı ki, düğmeye bastılar. PKK’lılara ve Fetö’cülere gün doğdu. Muhalefetin başarılı olması için ellerinden gelenin fazlasını yapıyorlar. Terör örgütleri bile umudunu, demokrasi ve sandığa bağladı. Seçime gidilsin diye bas bas bağırıyorlar. AK Parti iktidarında, ilk kez böyle bir durumla karşı karşıya kaldık. Hiç yenilmeyen Erdoğan’ı, “Türkiye’yi yönetemiyor” algısıyla devirmek istiyorlar. Reis, milletin ekmeğini küçültmek isteyenlere bu güne kadar fırsat vermedi. 20 yıla yaklaşan Ak Parti döneminin sonuna mı gelindi? Yok elbet. Geçmişte, çok bedel ödeyerek geldik buralara. İktidarın dövizle ve pahalılıkla sınandığı gerçeğini göz ardı etmemek gerekiyor.
Firari Can Dündar geçenlerde, “Şimdi beklenen, bu iktisadi krizin bir siyasi krize evrilmesi ve seçimi kaçınılmaz hale getirmesidir...’ cümlesini seslendirdi. HDPKK’nın hücredeki siyasi ayağı Demirtaş da ondan geri durmayarak, şunları söyledi: “Muhalefet partilerinin genel başkanları, ortak bir basın toplantısıyla hükümeti istifaya çağırmalı ve ortak miting yapmalı...”
Dövizin yükselmesi ve hayat pahalılığı, muhalefetin işine yarıyor. Onlara malzeme lazım. Acaba halkı sokağa indirip, buradan bir kaos oluşturup seçim kararı alabilir miyiz diye düşünen CHP ve müttefiklerinin hesap edemediği bir şey var. Doların yükselişi henüz piyasalara ve vatandaşa yansımadan, sokakta teneke çalarak, Erdoğan’ı istifaya çağıran Biden çetesi dolar zengini provokatörlerdir.
Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a hitaben “Milletten, sandıktan, demokrasiden neden korkuyorsun? Erken seçim milletin talebidir…” diyerek sandığa gitmenin yöntemini zorluyor. Dolar kurundaki oynaklığı ve hayat pahalılığını, sadece CHP değil bileşenleri de insafsızca sömürüyor, istismar ediyor. Lakin şu da bir gerçektir ki, hayat pahalılığı geniş bir kitlenin belini gerçekten bükmektedir. Aylardan beri iktidarı dostane bir şekilde uyarıyoruz. Bakınız dipten gelen bir dalga var. Her geçen gün makas biraz daha açılmakta. Mutfaktaki yangın ve döviz kuru vatandaşı tedirgin etti. Muhalefet de bunu fırsat bilerek, arkasına da derin güçleri alarak, seçim diye tutturmaya başladılar. İyi Parti, HDP, Davutoğlu ve Babacan da aynı koroda. Tamam, şer odaklarının, vesayetçilerin, terör örgütlerinin ihanetlerinin, oyunlarının, pusularının, kumpaslarının üstesinden gelen bir Reisimiz var. Mutlaka bir çaresi bulunacak ve bu süreç de atlatılacaktır. Buna inancım tamdır ve ülkenin düze çıkartılacağına inanıyorum. Ben bir gazeteciyim ve doğru bildiklerini yazmakla mükellefim. Siyasetçi değilim, kimseden bir beklentim yok. “Bizi yönetenlerin bir bildiği vardır mutlaka” anlayışına sahip değilim. Aklımı, düşüncemi ve fikrimi kiraya vermem. Birileri benim yerime düşünsün demem. Zor zamanlarda konuşmanın, eleştirmenin bir bedeli olur mu bilmem. Yazdığımız adres, durduğumuz yer belli. Dünyayı verseler, dinimizden döndüremezler. Milyonlarca oyum olsa bir tanesini bile CHP’ye vermem. Ben, Millet İttifakı’nın amiral gemisi CHP ve bileşenlerinin demokrasi ve Türkiye’ nin refahı için çalıştıklarına inanmıyorum. ABD Başkanı Joe Biden’ın Başkan namzedi iken bir seçim konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kastederek “Başkan seçilirsem Türkiye’de muhalefetle de iş birliği yaparak bu diktatörü devireceğim!” dediğini unutmak mümkün mü?
Oyun büyük.. Küresel güçlerle ittifak halinde olan muhalefet, bakalım seçime kadar ne tür salvolarla sahnede yer alacak? Daha önceki yazımda zikrettiğim bir görüşümü burada da ifade edeyim. Ak Parti’nin rakibi, ne Kılıçdaroğlu, ne İmamoğlu ve ne de bir başkasıdır. Reis, milletin ekmeğiyle oynamak isteyenlere fırsat vermez, mutfaktaki yangını söndürüp piyasayı rahatlatırsa, 2023’ün kazananı yine Ak Parti olur.
YENİ AKİT GAZETESİ
-
ünal 4 yıl önce Şikayet Etbenim yüzmilyon oyum olsa tekini chp ve yandaşlarına verirsem allah canımı alsın chp 80 yıldır islama dinime düşmanların içinde cirit attığı bir oluşumdur hele şimdi tehlike daha büyük asker ve polisimizin bitme noktasına getirdiği pkk ve amacı özerkliği chp ve iyi parti anayasal hak diye vereceklerini şimdiden ilan ettilerBeğen Toplam 5 beğeni
-
ylç 4 yıl önce Şikayet EtAllah sizden razı olsun yazınız çok kıymetlidir.Beğen Toplam 5 beğeni
-
Turgay Coşkun 4 yıl önce Şikayet EtNe güzel özetlemiş yazar. Eline,emeğine sağlık. İktibas edene de teşekkürler. Umarız yetkililer biran önce önlem alır.Beğen Toplam 4 beğeni