AK Parti’ye tavsiyelerimiz
Hiç şüphesiz Ak Parti, Türkiye siyasetini ve sosyolojisini derinden etkileyen bir harekettir. Gelinen bu süreçte AK Parti’nin siyaset ve iktidar serüveni tekdüze veya sabit bir hat üzerinden yürümedi. Çağın ihtiyaçları dikkate alındı, istişareye önem verildi.
Eskiden Ak Parti’yi savunan pek çok kesim, bugün ne yazık ki en sert muhalefeti yürütüyor.
Ak Parti’ye yönelik değişim yaşamayan tek kesim, kendi sosyolojik tabanıdır.
Ak Parti özgürlükleri, adaleti, hukuku önceleyen bir hareketti. Hiçbir zaman İslamcılık gibi bir davası olmadı. Erdoğan samimi bir dindardır, kadrosunu oluşturan kurmaylarının çoğu ise demokrat, muhafazakar, liberal ve hatta sekülerdir.
Partinin köklerini ve ana omurgayı besleyen damarlar milliyetçilik ve muhafazakarlıktır. Milli Görüş’ün vizyon üretmede zorlanması ve kentli, eğitimli, muhafazakâr orta sınıfların taleplerini taşıyabilecek siyasi dilden yoksun olması neticesinde, güçlü bir hikayesi ve geniş bir seçmen kitlesi olan Tayyip Erdoğan, tek başına iktidara gelmeyi başardı.
Ak Parti’nin son on yılını hesaba katmazsak, iktidarının ilk on yılında birçok badireden geçti. Ordu ve yargı başta olmak üzere “irtica tehdidi” üzerinden laikliğin bekçiliğine soyunan resmî ve sivil aktörler, Ak Parti’yi kendi iktidarında devirmenin mücadelesini verdiler.
Muhtıradan tutun da parti kapatma davasına kadar birçok sorunu, krizleri rasyonel yönetim, demokratik reformlar, geniş toplumsal mutabakat ve ekonomik kalkınma üzerinden aşmayı başardı.
15 Temmuz gibi hain darbe girişiminden bile alnının akıyla çıkmayı başaran Ak Parti’nin şimdi en büyük sorunu, hayat pahalılığı ve ekonomidir. Yüksek kurdaki dalgalanma, marketlerdeki pahalılık ve mutfaktaki tencere, iktidarı büyük bir sınavla tehdit ediyor.
Henüz dışa tam vurmayan, bir dalga var. Siyasi performansı, karizmatik kişiliği, güçlü hitabeti ve başarısıyla bugüne kadar pek çok zor sorunun üstesinden gelmeyi başaran Erdoğan, ümitvar konuşmalar yapıyor.. Ancak iktidarın geleceği, ekonomiye endeksli.
Ya toplumun talepleri dikkate alınarak dar boğazdan çıkış sağlanacak, ya da hayat pahalılığı ve ekonomideki sorunların artık tahammül sınırını zorlaması sonucunda, karanlık ittifaklar yönetimi zorlayacak..
Benim tercihim yine Reis’ten yana olacaktır. Gönlüm, kucağımızda beleyerek büyüttüğümüz Ak Parti iktidarının ayak oyunları ile bitmesine razı olmaz.
İnanın muhalefetin iktidarın yıpranması noktasında hiçbir katkısı yok. Dış politikada yürüttüğümüz haklı projeler nedeniyle küresel güçlerin saldırısını kabul ederim. Yaşadığımız ekonomik krizde onların payı vardır. Küresel güçlerin saldırısı, bizim yanlışlarımızı örtmüyor.
Sevinmemiz gereken tek husus, bizden uzaklaşan seçmenin muhalefet partilerine gitmemesi. Zillet ittifakının Türkiye’nin geleceğine dair öngördükleri bir projeleri yok.
Toplumun nabzını tutan bir gazeteci olarak iktidara bazı tavsiyelerim olacak. İktidar karşıtı entelektüel aydınlar, Ak Parti’nin ve onun şahsında Erdoğan’ın devrilmesini kolaylaştıracak hamleler üzerinde çalışıyorlar. ABD’nin Biden’ı da muhalefete büyük destek sağlıyor. Halen tüm olumsuzluklara rağmen iktidarın oyunun muhalefetin oyundan fazla olması nedeniyle hayretlerini gizlemeyen seçkin sınıflar Erdoğan’ın karşısına, çok güçlü, her kesimin oy verebileceği bir Cumhurbaşkanı adayı üzerinde çalışıyorlar. Bu denkleme göre Kılıçdaroğlu saf dışı edilecektir.
Ben İmamoğlu veya Mansur Yavaş’ın da sahaya sürüleceğine ihtimal vermiyorum.
Ak Parti’nin, bir özeleştiriye ve muhasebeye ihtiyacı var.
Muhalefetin yaptığı ve yapacağı bir şey yok. Yamalı bohça ile çözüm mü olur?
Pahalılık ve halkın tedirginliği onların işine yarıyor. Ortamın, muhalefetin lehine olgunlaşmasına müsaade etmeyelim. Bu krizde dahi dev projeleri bir bir hayata geçiren bir iktidar, market ve faiz lobilerine söz geçiremiyorsa, yandı gülüm keten helva.
Ak Parti’nin en büyük kozu, muhalefetin gelecekle ilgili ortak bir tasavvurunun olmamasıdır. Bunu seçimlerde iyi kullanmalıdır.
Bunun için de, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısının halkın en acil sorunu olduğu gerçeğini kabullenelim ve adımlarımızı ona göre atalım.
Zaten ayakta durmakta zorlanan kitleler ve orta sınıf, geçim sıkıntısını derinden hissediyor.
Ak Parti’yi ayakta tutan kolonların güçlendirilmesi gerekiyor. Ak Parti’nin Kürt seçmenle arasını düzeltmesi ve bölge halkını HDPKK’nın eline bırakmaması lazım.
Kararsızlar havzasında bekleyen Ak Partili seçmenin muhaliflerin limanına yanaşmasının önüne geçilmeli ve ivedi adımlar atılmalıdır.
Esnaf ve dar gelirli, asgari ücretli kesimlere dönük düzenlemelerin seçimler öncesinde hızla yaşama geçirilmesi sağlanmalıdır.
YENİ AKİT GAZETESİ
-
Ademoğlu 4 yıl önce Şikayet EtKüsmedik sırtımızı da dönmedik, eğer böyle yaparsak karanlık güçlerin nice baskı ve zorbalığına rağmen bunca yapılan hizmetlere ve o hizmetleri yapanlara nankörlük etmiş oluruz. Reis liderliğinde hizmet aşkı ve gönül insanlarının bu zor günlerinde üstesinden gelip milletimizi rahatlatacak adımlar atacağına inanıyorum. Duruşumuz sağlam olsun omuz omuza, el ele sabırla bunu da atlatacağız. '' Efendim doları ve fiyatları nasıl düşürmeyi planlıyorsunuz.?'' diye soran İsmail Küçükkaya'ya '' Kendiliğinden düşecek göreceksiniz'' diye cevap veren muhalefet partisi genel başkanının ülkeye verebilecek hiç bir vizyonu yoktur.Beğen
-
Taha Kaymaz 4 yıl önce Şikayet Etİşte bu, ellerine sağlık sayın yazarın. Umarız dikkate alinirBeğen Toplam 1 beğeni