Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

2023 seçimlerine ramak kala

GİRİŞ 07.03.2022 GÜNCELLEME 07.03.2022 YAZARLAR

Dünya devletlerinin dikkati, Rusya-Ukrayna savaşına kilitlendi. Rusya ve Batı’nın dertleri nedir? Zâlim Putin’i Ukrayna’ya saldırtan sebep ne ola ki? Moskova’ya ambargo uygulayan küresel güçler de masum değil. Herkesin eli kanlı ve vekâlet savaşı yürütenlerin hiçbirisi temiz değil.

Putin nasıl ki Zelensky’siz bir Ukrayna peşindeyse, Batı da Putin’siz bir Rusya hedefine kilitlenmiş durumda. Bu savaşın sonunda kaybeden taraf, sadece Rusya olmaz. Her iki taraf (Rusya-Ukrayna) da büyük hasar alır. Etkileri de bize olur. Putin ısrarla, Rusya ve Ukrayna halkının tek millet olduğunu ve hedefinde Nazilerin olduğunu söylese de, öldürülen siviller kendisini yalanlamaktadır. 

ABD ve Batı, yükselen Çin faktörü karşısında Putin’siz, kendilerini her fırsatta destekleyecek bir Rusya’nın hayalini güdüyorlar. Herkesin bir hesabı ve çıkar dengesi söz konusu. Savaş uzar mı, üçüncü dünya savaşına dönüşür mü bilemem ama bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Yeni bir dünya kuruluyor. İdeolojiler bir bir çöküyor. Aslında Batı dünyasının insanlığa sunabileceği hiçbir şeylerinin olmadığını bir kez daha gördük. Suriye’de milyonlarca insan öldürüldü. Bir o kadarı mülteci durumuna düşürüldü. Türkiye’nin haricinde hiçbir ülke Arapları mülteci olarak kabul etmedi. “Bu bir vicdan meselesidir” diyen Türkiye, hem sınırlarındaki terör örgütlerini bertaraf etti, hem de savaş mağdurlarını ülkesinde misafir etti. Ukrayna halkının rengi ve dini farklı olduğu için Batı dünyası sahip çıkıyor. Oysaki mazluma kimlik sorulmaz. Irkı, dini ve rengi ne olursa olsun zulme maruz bırakılana yardım etmek İslami ve insani bir görevdir. 

İçeride enflasyon, belirsizlik, cep yakan gıda fiyatları hakim. Durmak bilmeyen akaryakıt zamları ve tüm dünyada bir karamsarlığın olduğu zaman diliminden geçiyoruz. Bundan sonraki süreçte dayanıklı olan, gücünü ve varlığını birleştirenlerin ayakta kalabilecekleri dönem başladı. ABD, Çin, Rusya ve Avrupa ülkeleri savunma sistemine yatırım yapıyorlar. Hamle yapanın kazanacağı bir süreç bu. Tahıl stokluyorlar, kendi halklarını bilinçlendiriyorlar. Bizimkiler gibi parlamenter sistem üzerine kurgulanmış sığ siyaset yapmıyorlar. Etrafımız kuşatılmış, dört bir yandan tehdit altındayız. Türkiye’nin rakipleri, kendilerini tahkim ederken, bizim muhalefet de iç kaygılarla uğraşıyor. Kabul edelim ki, jeopolitik manada geri dönüşü olmayan bir dönüşümün kapısı aralandı. Vekâlet savaşı yürüten küresel güçler, birbirini yok ederek ayakta kalmaya çalışıyor.      

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de başlattığı mücadele, Kıbrıs, Suriye gibi çözüm bekleyen sorunları muhalefetin umurunda değil. Doğu Akdeniz’de, Suriye’de ne işimiz var diyenler, Rusya’nın Ukrayna’da ne işi var diyebildiler mi? Savaş; enerji, petrol ve tahıl fiyatlarını sürekli yükseltiyor. Rusya’yı dünya sisteminden tecrit etmeye çalışanlar, onun enerjideki üstünlüğünü nereye koyacaklar? Ya da enerji açığını nasıl kapatacaksınız?

Her şeyin fiyatı yükseliyor. Vatandaş, “bugün aldığımız bir eşyayı yarın aynı fiyata alamıyoruz” diyor. Muhalefet ve medyası, bu durumun faturasını iktidara yıkmak istiyor. Petrol, doğalgaz ve elektrik fiyatlarındaki artış, satın alma gücümüzü zayıflatıyor. 

Fırsatçı, karaborsacı ve stokçular da boş durmuyor. Devletin bunlara karşı yaptırım gücünü kullanması ve şu serbest piyasa ekonomisinden bir süreliğine vazgeçmesi gerekiyor. Tedarik zincirlerindeki sorunlar çözülünceye ve küresel kriz sonlanıncaya kadar fırsatçıların tepesinde denetleyici olmazsan, onlar bu milletin ekmeğini küçültmeye devam edeceklerdir. Sadece doları baskılamak yetmiyor. Gıda, enerji ve petrol fiyatlarının artışları durdurulmadan seçime gidilirse, sokaktaki vatandaşın burnundan solumasının sonuçları ağır olur. 

Petroldeki fiyat artışını dahi iktidardan bilen muhalif gruplar ve kararsız seçmen, bu ahvalde sandığa giderse ne olur? Ak Parti tüm gücünü bu noktaya hasretmeli ve ne yapıp edip, enflasyonu düşürmelidir. Dar gelirliler, ücretliler ve çiftçiler süreçten en fazla etkilenenler. Mazotun litresi 20 lirayı geçti, daha da duracağa benzemiyor. Bu sürecin tek sorumlusu, petrolü ellerinde tutan küresel güçlerdir demekle sorun çözülmüyor ve vatandaş da ikna olmuyor. Tamam, 2023 seçimleri eskinin köhne devirlerine dönüş ile aydınlık geleceğe yürüyüş arasında kritik bir tercih olacaksa, milletin sizi bu mücadelede yalnız bırakmasını istemiyorsanız, siz de ona güven verin ve piyasaları rahatlatın. 

Abdullah Şanlıdağ / Yeni Akit Gazetesi

YORUMLAR 1
  • Saadettin Pak 3 yıl önce Şikayet Et
    Valla helal olsun,yazmış adam. İşte böyle yapıcı eleştirilere ihtiyacı var Ak Parti'nin.
    Cevapla