Ak Saray
Onları da bir kenara not ediyoruz.. Kimsenin haram kursaklarının, uçkurunun, hakedilmedik makamlarının kefili değilim.. “Bizimkilerdendir” diye “iyi çocuk” olduklarını söyleyerek yalancı şahidlik de yapamam!
Hep uyarıyorum, devletin 1 numarası da, 2 numarası da, 3 numarası da, “ağaç kurtları”na dikkat etmeleri gerekiyor.. Aslında hepimiz sorumluyuz, sadece tepedekiler değil. Ama onların örneklik, rehberlik ve denetim sorumluluğu var.. Bu makamlar güven değil, denetim makamlarıdır. Hatta kendi nefsimize bile güvenmeyeceğiz.. Bu makamlar, şu hocanın - şeyhin filan patronun, falan hatırlı zatın hatırına göre tanzim edilemez.. “Teftişe gittiği kurumun başındaki zatın çayını içmeyi haram gören” bir anlayış bu hassasiyeti gerektirir.. İşi ehline vereceğiz, birilerine öfkemiz bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmeyecek. İhaleyi hakeden kazanacak.. “Parayı veren düdüğü çalmayacak”!? O “düdüklere ve düdükçülere, her devrin adamı “zurnik”leredikkat edeceğiz! Bakıyorum yine her yerde, kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyen tipler, yani onlar var!
“Ötekilerin” kin ve öfkeleri ağızlarından taşarken de, “bizimkiler” ile uğraşacak fırsat olmuyor..
Bu sitemim, kime, kimlere belli! Kimse yaptığı yanlışı savunmasın. Birtakım sudan bahanelerin arkasına saklanmasın.. Allah’tan korkmak, kuldan utanmak gerekiyor.. Eğer bu işler böyle devam edecek olursa, hep böyle örtülü yazacak da değilim.. Bir de siyasiler, ne dedikleri kadar, nasıl anlaşıldıklarını, nasıl görüldüklerini hesaba katsalar ne iyi ederler.. Hani bir de ulaşılmaz olmuyorlar mı? “Ben yaptım oldu” anlayışı.. Bazı gerekçeler de insanı aşağılayan, gerizekalı yerine koyan havalar yok mu?
O ağaç kurtlarını uyarıyorum.. O tuzu kuru malum sermaye ve siyaset baronlarını, o devlet memurlarını kasdediyorum..
Demem o ki, olup bitenleri bilmiyor değiliz. Çok olmaya başladınız ama. Hep böyle susacak da değiliz..
Gelelim şu Ak Saray meselesine. CHP’lilere söylüyorum, sıktınız ama! Ömrü savaşlarda geçen bir adamın servet iktisabından başlatmayın bizi.. Ak Saray dediğiniz yerin maliyeti, Mustafa Kemal’in her il ve ilçeye diktiğiniz heykeli, okullardaki resim ve köşe, büst maliyeti kadar bile değildir herhalde..
Türbeleri yasakladık diyorsunuz, Mustafa Kemal’in türbesine harcadığınız para ne oluyor..
Mustafa Kemal’in maaşı ne kadardı? O gizli yasa ile kendine tahsis edilen örtülü ödenek miktarı ne kadardı biliyor musunuz? Hindistan’dan Hilafet fonundan aktarılan para nereye gitti. Ya da Mısır’dan, Özbekistan’dan gelen paralar..
Hazine ile de “Kesebir”di, parti bütçesi ile de..
Osmanlı hazinesini tıpkı CHP’nin İŞ Bankası’nda yaptığı gibi İttihat Terakki bir banka kurup, oraya aktarmıştı. Daha sonra Mustafa Kemal üyesi olduğu İttihatTerakki’nin izinden giderek, İttihat ve Terakki’nin kurduğu İtibar-ı Milli Bankası’nı 1927’de, yarısı büyüklüğündeki CHP’nin kontrolündeki İş Bankası’na devretti. Mustafa Kemal’e itiraz eden bankanın kurucusu Cavid Bey, devir öncesi idam edildi. Yetmedi, Mustafa Kemal İtibarı Milli Bankası yöneticilerini Malta’ya sürdü, sonra feragatname imzalatıp geri gelmelerine izin verdi. Onlar da Afyon’da buluşup, ellerindeki paraları birleştirip, “Afyon Terakki Bankası”nı kurdular. Mustafa Kemal o bankaya da el koyup, İş Bankası’na aktardı.
İyi mi?
CHP’liler önce şu 3 Mayıs 1934 yılında kabul edilen 2425 sayılı yasanın hesabını versinler.. Tahsisatı mestureden aktarılan 49.500.000 lira,1924 bütçesinin yarısına yakın bu para nereye gitti? Bakın 1924 bütçesi 131.6 milyon lira olarak gerçekleşti..
Resmi Gazete’de yayınlanmayan o gizli yasasının niçin çıkarıldığı şimdi daha iyi anlaşılıyor değil mi?
Ya hu, siz Merkez Bankası’nı bile işin başında yabancı ve yerli bankalarla özel bir banka halinde örgütlemediniz mi? Başkasının gözünde çöp aramadan önce kendi gözünüzdeki merteği çıkarmanız gerekir..
-
Helal 11 yıl önce Şikayet EtBu adamın bu adalet yönü çok hoşuma gidiyor. Hakk'ı hak bilip Hakk'a tabi olmak işte böyle bir şey. Evet, iktidar şükür ki artık Müslümanlar'da. Ama bir tehlike var ki o da servet ve iktidar ateşten bir gömlektir. İyi yönetilemezse sonu iki cihanda da hüsrandır. Bir de üst makamlardakiler bir işte yanılırsa ona doğruyu gösterecek böyle hakiki Müslüman kardeşlerimize ihtiyaç var. Her şey birer imtihan vesilesi kardeşler, aman dikkat!Beğen