Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Ne olacak şimdi

GİRİŞ 25.03.2015 GÜNCELLEME 26.03.2015 YAZARLAR

Erdoğan’ın açıklamalarına Arınç’ın yorumu, derken Gökçek’in twiti, Arınç’tan Gökçek’e cevap.

Bu tartışma burada bitmeyeceğe benziyor. Ama hemen söyleyeyim, bu tartışma birilerinin umud ettiği gibi parti içinde krize sebeb olmaz.

Sondan başlarsak, Gökçek topa yanlış zamanda, yanlış yerden girdi. Kabak onun başına patlayacak gibi. Tosya’ya pirince gidiyorken, evdeki bulgurdan olacak.. Seçime giderken kimse parti içinde kriz istemiyor. Ha! Bu arada parti içinde paralel yapı tartışması daha da alevlenecek.. Paralelciler bu işten zarar görecek.

Gökçek, Arınç’ın Erdoğan’ın açıklamasına ilişkin açıklamasını eleştirirken, kendi nerede durdu? Hatta işi daha da ileri götürmedi mi? Arınç hâlâ  kabinede yer alan bir bakan ve hükümet sözcüsü. AK Parti’nin kurucularından ve en önemli 3 isminden biri. Paralel yapı ve hükümet tercihinde, olaylar patladığı günden bu yana belli..

Öte yandan, Arınç Erdoğan’ı üslub yönünden eleştirirken, eleştirdiği üslubla cevab vermesi kendi içinde bir çelişki oluşturuyor..

Erdoğan’ın kişiliği, üslubu belli.. “One minute” derken de “Dünya 5’den büyük” derken de aynı yerde duruyordu. Cumhurbaşkanı olmadan önce de tüm yetkilerini sonuna kadar kullanacağını söyledi. Evet birileri içine sindiremese de “sınırsız yetkileri olan ve kararlarından dolayı sorumluluk yüklenemeyecek” bir cumhurbaşkanı. Kenan Evren bu yetkileri kendisi için düşünmüştü. Kime niyet, kime kısmet. Birileri “artık muhtar bile olamaz” derken Erdoğan’ın geldiği yer ortada. Birileri kıskançlığından çatlasa da bu böyle.. Birileri istemese, hoşlanmasa da Erdoğan bu çizgisinden göreceksiniz geri adım atmayacak, aksine kararlılıkla sürdürecek. Erdoğan istese de Mustafa Kemal’in ve İsmet paşanın yetkilerine sahip olamayacak. Ne “Tek adam” olabilir, ne de “Ebedi şef”. Mesela Meclis kürsüsüne çıkıp, “(Meclis’e hitaben) Burada toplananlar, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek gerektiği şekilde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.” (1922) (Saltanatın kaldırılmasını tartışan Meclis komisyonunda yaptığı konuşma. Bu konuşmanın son cümlesini söylerken elini komisyon başkanının boynu hizasından geçirerek kafa kesme işareti yapmıştır.) Erdoğan hiçbir zaman böyle bir şey söyleyemeyecek. Bu konuşmayı merak edenler, ister internete baksınlar. İsterlerse Nutuk 2 sayfa 691’e..

Yani Kılıçdaroğlu’nun bu konuda söyleyecek sözü olamaz. Erdoğan’ın üslubuna itirazı olanlar, hemen başkanlık sistemine geçip, yetkilerinin çerçevesini çizsinler ve sorumluluklarını belirlesinler.

Ortada bir gariblik varsa, bu Erdoğan’ın üslubundan önce bu darbe anayasasının garibliğidir. Bunu da, bu anayasa değişikliğine ayak direyenler düşünsün.

Gül ya da Sezer’in bu yetkilerini kullanmamış olması, Erdoğan’ın kullanmayacağı anlamına gelmez. Bana kalırsa Erdoğan açıklamaları ile bir tartışmayı bitirmek ve bu üsluba itirazı olanlara karşı da, “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen dinle” demek istedi.. Birileri bu konuyu basında polemik konusu yapmak, parti ve hükümet, muhalefet arasında tartışma-polemik konusu yapmak istiyordu, Erdoğan kendi üslubu ile buna karşı çıktı.

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR 1
  • vatandaş 10 yıl önce Şikayet Et
    sayın hocam olaya sadece şekil yönönden bakmış olayın içerğini neden değerlendirmiyorsunuz
    Cevapla