29 Ekim
Sonradan öğreniyoruz ki, Mustafa Kemal Trablus'a giderken bu fikre sahipmiş. Anadoluya çıktığında da.. Sıvas ve Erzurum kongrelerinde konuşulan konu bu değildi..
Cumhuriyet “Cumhur”un fikri değildi.. Zaten soran da olmadı..
Hilafet ve saltanatı ihya için kurulan kuvvayı milliye hareketi, Hilafet ve saltanata karşı siyasi bir harekete dönecekti bir süre sonra CHP adıyla..
Yakub Kadri son saatte bu Cumhuriyeti şiöyle anlatır..
Yeni Cumhuriyetin aydınlarından bazıları Hitler ve Musolini hayranıdır, bazıları Stalin.. Kimileri birbirini “Yoldaş” diye selamlar, kimi Hitler bıyığı bırakmıştır ve ortak bir idealden sözeder, kimileri Musolininin Faşist rejimini bir terbiye diktatörlüğü olarak görür ve Yavru Kurtlar ve kara gömleklilerle Musolininin izini sürdürmek ister.. Taksim anıtındaki Sovyet generallerinin heykelleri boşuna konmadı oraya!
Yeni Cumhuriyet Monarklarla yönetilen Monarşilerden pek farklı değildir. Monarşi “Tek Adam” rejimidir. Ama Cumhuriyetin de tek adamı vardır.. Meşruti Monarşilerde çok parti de olabilir, ama dahası yeni Cumhuriyetin tek partisi vardı..
Ulus devlet olacaktık.. Onun için bir ulusal kimlik, tarih, dil ve kadro gerekli idi? TDK, TTK neyin nesiydi sanıyorsunuz? Ya da devrimler.
Bilmeyenlere hatırlatalım, “Hacı hoca, paşa, bey” demek yasak..
Hilafet de kaldırılmamıştır. Resmi belgelere göre, “Hilafet mana ve mefhum olarak Cumhuriyet ve TBMM nin hası manevisinde mündemiçtir..”
Yasa aynen şöyle. İlgili maddelerini yüksek bilgi ve ilgilerinize arzederim efendim..
Bunlar korumaya and içtikleri değerlerin farkında değiller.. Bu arada 431 sayılı yasa “değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen” devrim yasalarındandır.. Tabiî “değiştirilememesi” ne demek, bu da ayrı bir tartışma konusu.. Değişmeyen bir şey olabilir mi? Din mi bu? O zaman “inkılabçılık” ne demek oluyor?
Kimilerine göre Kemalizm bir din. “Onlar için “Türkün dini Kemalizmdir”nitekim!? Dinde reform çabaları ya da “yeni Amentü” arayışları, İslamı bu “Medeniyet dininin standartlarına yükseltme” çabasının adıdır. Resmi din öğretisi ya da “aydın din adamı” arayışı da TSE damgalı bir dinin öğretilmesi ve bunun misyonerliği için gereklidir. Bu çabaları ile yeni Cumhuriyet kimilerinin gözünde resmi ideolojisini ve tarih telakkisini dinleştiren bir teokratik rejimdir adeta.. Dışarıdan bakan biri için ise devletin dine egemen olduğu Bizantinist bir yapı..
Yani, Laik Cumhuriyet iddiaları kocaman bir yalan bu çevrelerin..
Zorunlu din dersleri, ele geçirilen dini vakıflar, maaşa bağlanan imamlar, yasaklanan İslami yaşam ve devletin sınırlarını çizdiği din öğretimi.. Dinin ekonomik, sosyal, siyasal alandan, kamusal alandan tecridi çabaları.. Dinin yok edilmeye çalışılan ekümenik karekteri, evrensel kardeşlik yapıları ve engellenen dini vergiler, dini, kurumlar, dini yayınlar..
Yasa çok açık ve net: “HİLAFETİN İLGASINA VE HANEDANI OSMANİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MEMALİKİ HARİCİNE ÇIKARILMASINA DAİR KANUN. Kanun Numarası: 431, Kabul Tarihi: 3.3.1924, Yayımlandığı Resmi Gazete Tarih: 6.3.1924, Sayı: 63, Yayımlandığı Düstur: Tertip: 3, Cilt: 5, Sayfa: 323. Madde 1 - Halife halledilmiştir. Hilafet hükümet ve cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan Hilafet makamı mülgadır.”
Peki hilafet ne demektir?..
Bu yasaya göre Cumhuriyet hükümetinin hilafet misyonuna sahip çıkması gerekmiyor mu?
Neymiş, Hilafet, mana ve mefhum olarak nerede mündemiçmiş! Oku bakiiiim!
Sahi bu arada Cumhuriyetin nitelikleri neydi? Hadi bakim, bir çırpıda sayın şu 6 ok’u.. Hangisi hayatta.. Demokrasi bunun neresinde bir de bana onu gösterin.. “Ulus” kim, “çoğunluğu” nerede?
Ulusal bayram günü, Ulusal egemenliğin tecelligahı olan bir makamda, bakalım bu sene bildik boykotlar, görüntüler yaşanacak mı?
Darbelerin gölgesinde, “mana ve mefhumundan uzaklaşmış”, darbecilerin elinde brifinglenmiş, andıçlanmış, halkın fişlenerek baskı altına alındığı, toplumun inanç, tarih, kültür değerleri ve kimliğinin baskı altında tutuldu, derin güçlerin elinde bir azınlık diktasının zebunu solgun bir Cumhuriyet..
Cumhuriyet bayramınız ulusal anlamda kutlu ve Hilafetle özdeş anlamı ile mübarek olsun efendim!?.
Selam ve dua ile.
Bu arada ben, Cumhuriyete karşı biri değilim. Teorik anlamda Cumhuriyeti, Monarşiye tercih ederim. Ama pratik anlamda Demokratik ve İnsan Haklarına saygılı meşruti bir Monarşiyi de Faşist, İnsan Haklarını hiçe sayan bir Cumhuriyete tercih ederim.. Unutmamak gerekir ki, İngiltere, Japonya ve daha bir çok AB ülkesi Monarşi ile yönetilirken Hitler Almanyası, Musolini İtalyası, Stalin Rusyası, ya da bu günki Kuzey Irak, dünki Saddam yönetimi de birer Cumhuriyetti. Cumhuriyet uygulamaları ile her zaman bir erdemli bir siyaset uygulamayabilir..
Cumhuriyetin partisi varsa, orada hala tek parti rejim ediyor diye düşündüğümden CHP yi, Cumhuriyetin bu fikriyattaki gazetesini Meyhanesini sevmem. Lokantasını, Sucuğunu, İşkembesini severim.. Cumhuriyet Çalışma Grubunu sevmem. “Laiklik olmadan Cumhuriyet, Cumhuriyet olmadan demokrasi olmaz” tekerlemesine de inananlardan değilim..
Bu arada, Camilere siyasi mahya hazırlatanlar, Cumhuriyet bayramı için nasıl bir hutbe hazırlattılar aceba, göreceğiz.. Yoksa Hz. Muhammed’de (SAV) bir Cumhuriyetçi mi idi? “İstişare” ve “şura” ayetleri Cumhuriyete mi işaret ediyor? Yok canım daha neler.. Her gördüğün sakallıyı baban sanma derler anadoluda..
Hani Bakü doğu halkları şurasında Sovyetçi mollalar çıkıp, “Şura” demek olan “Sovyet” kelimesinden kinaye yolu ile, Kur’anı kerimdeki “Aranızda şura ile karar verin” ayetini, “Aranızda Sovyetle Karar verin” şeklinde yorumlayarak, Arapçada “Şurevi” demek olan Komunizmi Kur’an-ı Kerimin mehdiyeti olarak takdim etmiyorlar mı idi?
Abdurrahman DİLİPAK / Vakit
a.dilipak@vakit.com.tr
-
M.Borahan Bilen 16 yıl önce Şikayet EtSEVR. Hocam ne yaparsanız yapın Sevre imza atan insanları bize vatanseverdi hakandı ,halifeydi diye yutturamazsınız.Ayrıca İslamiyette Saltanat olmadığı halde bize saltanatı savunuyorsunuz..Saygı duyarım..Ama sizin gbi aydınları (!) olan Cezayir,Mısır,S.Arabistan,Iranın durumu ortada.Demekki sizin zihniyette bir sorun var.Yine de sevmediğiniz, size alerji yapan demokrasi sayesinde bu ülkeyi emperyalistlerden kurtarıp bağımsızlığa kavuşturan ölmüş insanlar hakkında yarum yapabiliyorsunuz..Ya İranda olsaydınız..Beğen
-
Ali Erdogan 16 yıl önce Şikayet EtBırak bu işleri Anti-laikçi. :). Korkma, madem davanda haklısın, diktatördü de de bitsin. Kimden korkuyorsun? Dediler zaten. Diktatör olsa ne yazar? Onun ayak parmağının tırnağını, senin sakalına değişmem ben. Boş yere uzatma o sakalı. :)Beğen
-
darbeleredurde 16 yıl önce Şikayet Etampül sönünce. "her yer karanlık pür nur o mevki mağrip mi yoksa makber mi ya rab ya habgah-ı dilber mi ya rab rüya değil bu, ayniyle vaki ..vs,vs :) ampülün sönmüş hayatın kaymış.Allah cümlemizi ampülü sönenlerin şerrinden muhafaza buyursun..Beğen
-
ampülü sönmüş vatandaş 16 yıl önce Şikayet Etmurat cana. Eğer bana ampülüm söndüğü için acıyorsan ilk önce kendine acı ampülün sönmemiş iken halen bu düşünceyle yaşıyorsan benden daha acınak haldesin demektir.Ayrıca kimsesin de zoruna gitmesin cumhuriyetin varlığıBeğen
-
Murat Can 16 yıl önce Şikayet Etampülü sönmüş vatandaşa. 860 yıl mı yaşicak? he canım, kesinde yaşar... Hallam yaaa, Asr-ı Saadet Gibi saadet asrı bile bir son bulabiliyorsa senin o kör aklın nası böyle bir şey söyler,pardon ya senin ampulün sönmüştü değil mi?zavallı... Gaybı ALLAHtan başkası bilmez...Beğen