Hasan Cemal'in ağzına düşen tiktokçu
Önce Hasan Cemal’in ağzıyla ilgili bir çift söz söyleyelim: Pis bir ağız bu. Yalancı. Olmayanı “oldu” göstermekte oldukça mahir.
Hasan Cemal’in büyük bir takıntısı var:
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan...
Erdoğan’ı ne zaman takıntı haline getirdiğini de yazalım:
Birincisi, Erdoğan çözüm sürecinde “yerli model” diye laf etmişti ve liberallerin dayattığı “üçüncü göz”e (Amerika’nın ve Avrupa Birliği’nin riyasetine) karşı çıkmıştı.
O gün Hasan Cemal zincirlerinden boşaldı ve hakiki çehresine büründü.
Türkiye’nin bölünmesine izin vermiyor diye Erdoğan’a düşman kesildi.
Sonra dağlara taşlara vurdu kendini, “kirli-kanlı” gazetecilik yeleğini kuşanarak terör örgütü liderleriyle görüşmeye başladı. Onlardan demeç almadı, hayır; onlara demeç verdi.
Şöyle dedi; “Tayip babaya güvenmekle doğru mu yapıyorsunuz? Silah bırakmak ağırınıza gitmiyor mu?”
İkincisi şu:
Başını bazı TÜSİAD üyelerinin çektiği bir grup işadamı, “Erdoğan’ı yeni bir stand-by anlaşmasına razı etmek” âli maksadıyla yüzer-gezer bir oluşum kurdular.
Hasan Cemal, bu yüzer-gezer oluşumun medyadaki temsilcisiydi.
Erdoğan, “Ekonomik kriz bize teğet geçecek. Yeniden IMF’ye borçlanmamıza gerek yok” dedikçe, bunlar bastırmaya başladılar: “Sen anlamazsın, kriz çok fena geliyor.”
Sonra Hasan Cemal’in “bir bankacı arkadaşı” ortaya çıktı. Daha doğrusu “fake” bir karakter oluşturdular ve onun ağzından “kötü gidişata” ilişkin tahminler üretip piyasaya “sürdüler...”
Bütün bu “ahlaksızlıkların” arkasında Hasan Cemal vardı.
Sonra ne mi oldu?
Erdoğan bu ayakaltı oluşuma yüz vermedi.
IMF’ye gitmedi.
Hatta IMF’nin kalan borcunu ödeyip bitirdi.
Kriz de “teğet” geçti.
Hasan Cemal, bunun üzerine “halet” ve “ahlak” değiştirip Erdoğan’a saldırı yazıları yazmaya başladı.
Önce “Sayın Erdoğan”dı, sonra “Tayyip baba” oldu, sonra da “Hey sen... Diktatör adam”a dönüştü...
Dün, Hasan Cemal’in köşesinde “Ahmet Davutoğlu” ismiyle karşılaşınca şaşırmadım.
Davutoğlu düşmüş...
Hasan Cemal’in ağzına kadar düşmüş...
Bir zamanlar ne diyordu?
Kendi sesinden aktaralım: “Kim ne derse desin ben sözüme sadığım, Cumhurbaşkanımızla kurduğum vefa ilişkisini son nefesime kadar sürdüreceğim. Hiç kimse benim ağzımdan, benim dilimden, benim zihnimden Cumhurbaşkanımız aleyhine tek bir söz duymadı. Duymayacak...”
Duymayacak mıyız?
Duyduk bile.
Çok daha ağırını duyduk.
Siz de duyun: “Cumhurbaşkanı, AK Parti ve 28 Şubatçı ortaklarının Türkiye’sinde özgür düşünceye, bilgiye, liyakate ve emeğe yer yoktur. Onların Türkiye’sinde akla, ahlaka ve vicdana yer yoktur. Daha da önemlisi gençlere yer yoktur.”
Devam ediyor Davutoğlu: “Siyasi hırsı ve kini için artık hiçbir engel tanımayan da bizatihi bu Cumhurbaşkanı’dır. (….) Cumhurbaşkanı Erdoğan tarihe üniversite kapatan siyasetçi olarak geçmiştir.” (Ödenmeyen paralardan, bedava arsa tahsislerinden hiç bahsetmiyor tiktokçu güzeli.)
Hasan Cemal çapsızı da bu denilenleri alkışlıyor...
Oysa Davutoğlu’nun şu sözünü herkes, hepimiz unutuyoruz: “AK Parti büyük bir davanın adıdır. Bu davaya ihanet ettiğimi görürseniz yüzüme tükürün...”
Ahmet Kekeç / Akşam Gazetesi
-
Duyarlıyız 5 yıl önce Şikayet EtBen çok kısaca yazayım. Ak parti trenine binenlerin adam olduğunu, treni terk ettiğinde ise eşekten düşmüşe döndüğünü abdüllatif şenerle gördük. Bunların akıbetide aynı olacak kuşkusuz.Beğen Toplam 3 beğeni
-
KARADERELİ 5 yıl önce Şikayet EtDavutoğlu bu yazılanları okumuyor mu? Okuyor ise yüzü hiç kızarmıyor mu? Ah Reis, herkesin maskesini düşürdün, bu bile ülkemiz için büyük kazançtır.Beğen Toplam 5 beğeni
-
Orhan 5 yıl önce Şikayet EtYoruma gerek var mı?Beğen Toplam 4 beğeni
-
o sahinkaya 5 yıl önce Şikayet Etgerci agir bir soz hakarete girer ama soyleyen kendisi ben yine de bu kisiye bu hakareti yapmak bize insan olarak yakismaz diye dusunuyorumBeğen Toplam 2 beğeni