DTP Kürtlerin aklını sınıyor
GİRİŞ 01.11.2008
GÜNCELLEME 01.11.2008
YAZARLAR
DTP Kürtlerin aklını sınıyor Ben, İslami hassasiyeti önemseyen bir insanım. Birisi ortaya çıksa ve İslam adına nutuklar atıp, "Yürüyün arkamdan" dese, söylediği şeylere bakarım.
Onların ayağının yere basıp basmadığına, söyleyen kişinin, o sözlerin adamı olup olmadığına, o sözlere tutunmanın hem kendim için hem diğer insanlar ve toplum için nasıl bir sonuç doğuracağına bakarım. Bu bir siyasetçi olabilir, bir örgüt lideri olabilir, bir şeyh olabilir. Çılgınca duruşlar, bir akıl sınavına sokar insanı. Bir yandan önünüze konan kutsallık yüklü mesajlara bakarsınız, bir yandan da, bunların akıl süzgecindeki kalitesine...
Bazen "akıl tutulması" olur insanın ve şarlatanlar, o zaafı kullanıp, toplumsal zemin edinirler. Bakarsınız, bir adam almış arkasına yığınları, götürmüş ve birkaç merhale sonra bir çukura doldurmuş. Buradan gelelim, şu DTP ile Kürtler arasındaki ilişkiye...
Ben diyorum ki, şu sıralar DTP, tam da Kürtler'e yönelik bir akıl sınaması yapıyor. DTP ve onun iç içe bulunmakta bir mahzur görmediği PKK...
Birisi alıp gençleri dağa çıkarıyor, can pazarına sokuyor... Birisi alıp çocukları sokağa çıkarıyor ve henüz bebe yaşlarında sabıkalı hale gelmelerine yol açıyor. Kullanılan malzeme, kavmi heyecanlar...
-Kürtlük için vur, Kürtlük için ayaklan, Kürtlük için yürü, Kürtlük için öl, Kürtlük için taş at...
Kürtlük için canlı bomba ol. Bunun için PKK'lı ol. Bunun için DTP'li ol. Yürü arkamızdan! Doğrusu arkalarından yürütüyorlar. Peki akıl süzgeci nerede? Bütün bu çağrılar, akıl süzgecini gerektirmiyor. Bunların tamamı ancak, duygularla beslenerek yapılabilecek olan şeyler. İnsan, sonunda ölüm gibi bir şey varsa, iki kere düşünmek ister. Ama hisler aklı örterse, düşünme melekesi devre dışı kalır. Şu an yaşanan bu. Dağa çıkan genç ya da, Diyarbakır'da polis taşlayan çocuk acaba "Bu işlerin sonu nereye varacak?" gibi bir soru üzerinde düşünür mü? Ona, Türkiye'yi dize getirebileceği duygusu empoze edilmiştir ve o buna inanmaktadır. Buna inanması için, bir yakınının işkence görmüş olmasına duyduğu öfke yetmektedir.
Dağa çıkan genç, ya da Diyarbakır'da polis taşlayan çocuk, ya da DTP'ye oy veren vatandaş, Abdülmelik Fırat'ın "PKK'yı derin devlet kurdurttu" sözünden doğacak "Aklını kullan" çağrısını duymaz bile. "Öcalan Kürtlerin iradesidir" diye seslenen DTP'li milletvekilinin bile akıl süzgecini kullanıp kullanmadığı kuşkulu iken, Şeyh Şaid'in torununun "PKK birçok Kürt aydınını öldürttü
- JİTEM ile PKK iç içe çalıştı, Musa Anter'i de PKK öldürttü" sözü, kolaylıkla genç militanların bir kulağından girip öbüründen çıkabilir. Öcalan'ın Avni Özgürel'e söylediği "PKK'yı bitirirsem beni de bitirirler" sözü de, akıl tutulması karşısında bir anlam taşıyamayabilir. Evet, kolay değil heyecan ve duygu fırtınalarını atlatmak, öfkelerin elinden aklı kurtarmak ve soğukkanlı değerlendirmeler yapmak...
Hele, devlet adına yanlışların yapıldığı bir ortamda, aklın çelmelenmesi çok daha kolaydır. Hep söylüyorum, bu ülkede yıllarca genç insanlar, Marks için, Lenin için, Mao veya Che Guevera için birbirini boğazladılar. Karşı grupta vatansever ya da milliyetçiler vardı. Her iki grup, kışkırtıcı ajanları görmedi, duygularının arkasında cinayetlere sürüklendiler. DTP, akıl sınaması yapıyor, diyorum. "Gelin arkamızdan" diyor ama, götüreceği bir yer yok. PKK götürdü götürdü ve dağlara gömdü gençleri... Hâlâ da "Dağa gelin" diyor. Bunların hepsi ölüm çağrısı...
Yok o yolun sonu. DTP, Serhildan'a yani ayaklanmaya çağırıyor. Ne olacak bebeler sokaklarda taş atmaya başlayınca? Ne olacak "Biji Apo" sloganları atınca? Ne olacak zafer işareti yapınca? Abdullah Öcalan'ın ya da bir DTP'linin başına geçtiği bir Kürt yönetimi çok mu mutlu edecek Kürtleri? İşte Diyarbakır belediyesi, çok mu bayındır oldu DTP'li birisi başkan olunca? Bunları akıl sorar. Aklı evde bırakınca hiç kimse hiçbir şey sormaz ve bebeler sokaklarda büyümeye başlar.
Diyorum ki, "Bir kere sorun, şu Ergenekon ile PKK ilişkisi nedir?" diye sorun bir kere. "DTP, sizin aklınızı sınıyor" diyorum. "Öcalan ya da PKK yönetse, nasıl bir zindan yönetimi kurulacağını düşündünüz mü?" diye soruyorum. "PKK içinde nasıl bir sistem işliyor, farkında mısınız?" diye soruyorum. Türkiye'de hep birileri "Düşün arkama" diye seslenir ve arkasından götürür insanları...Sonra bakarsınız, sizin iradenizi despotlara toka etmiş. Türk veya Kürt, herkesin aklını kullanma zamanı geldi de geçiyor bile. Demokrasi biraz da akıl işi olsun, ne olur!
Bazen "akıl tutulması" olur insanın ve şarlatanlar, o zaafı kullanıp, toplumsal zemin edinirler. Bakarsınız, bir adam almış arkasına yığınları, götürmüş ve birkaç merhale sonra bir çukura doldurmuş. Buradan gelelim, şu DTP ile Kürtler arasındaki ilişkiye...
Ben diyorum ki, şu sıralar DTP, tam da Kürtler'e yönelik bir akıl sınaması yapıyor. DTP ve onun iç içe bulunmakta bir mahzur görmediği PKK...
Birisi alıp gençleri dağa çıkarıyor, can pazarına sokuyor... Birisi alıp çocukları sokağa çıkarıyor ve henüz bebe yaşlarında sabıkalı hale gelmelerine yol açıyor. Kullanılan malzeme, kavmi heyecanlar...
-Kürtlük için vur, Kürtlük için ayaklan, Kürtlük için yürü, Kürtlük için öl, Kürtlük için taş at...
Kürtlük için canlı bomba ol. Bunun için PKK'lı ol. Bunun için DTP'li ol. Yürü arkamızdan! Doğrusu arkalarından yürütüyorlar. Peki akıl süzgeci nerede? Bütün bu çağrılar, akıl süzgecini gerektirmiyor. Bunların tamamı ancak, duygularla beslenerek yapılabilecek olan şeyler. İnsan, sonunda ölüm gibi bir şey varsa, iki kere düşünmek ister. Ama hisler aklı örterse, düşünme melekesi devre dışı kalır. Şu an yaşanan bu. Dağa çıkan genç ya da, Diyarbakır'da polis taşlayan çocuk acaba "Bu işlerin sonu nereye varacak?" gibi bir soru üzerinde düşünür mü? Ona, Türkiye'yi dize getirebileceği duygusu empoze edilmiştir ve o buna inanmaktadır. Buna inanması için, bir yakınının işkence görmüş olmasına duyduğu öfke yetmektedir.
Dağa çıkan genç, ya da Diyarbakır'da polis taşlayan çocuk, ya da DTP'ye oy veren vatandaş, Abdülmelik Fırat'ın "PKK'yı derin devlet kurdurttu" sözünden doğacak "Aklını kullan" çağrısını duymaz bile. "Öcalan Kürtlerin iradesidir" diye seslenen DTP'li milletvekilinin bile akıl süzgecini kullanıp kullanmadığı kuşkulu iken, Şeyh Şaid'in torununun "PKK birçok Kürt aydınını öldürttü
- JİTEM ile PKK iç içe çalıştı, Musa Anter'i de PKK öldürttü" sözü, kolaylıkla genç militanların bir kulağından girip öbüründen çıkabilir. Öcalan'ın Avni Özgürel'e söylediği "PKK'yı bitirirsem beni de bitirirler" sözü de, akıl tutulması karşısında bir anlam taşıyamayabilir. Evet, kolay değil heyecan ve duygu fırtınalarını atlatmak, öfkelerin elinden aklı kurtarmak ve soğukkanlı değerlendirmeler yapmak...
Hele, devlet adına yanlışların yapıldığı bir ortamda, aklın çelmelenmesi çok daha kolaydır. Hep söylüyorum, bu ülkede yıllarca genç insanlar, Marks için, Lenin için, Mao veya Che Guevera için birbirini boğazladılar. Karşı grupta vatansever ya da milliyetçiler vardı. Her iki grup, kışkırtıcı ajanları görmedi, duygularının arkasında cinayetlere sürüklendiler. DTP, akıl sınaması yapıyor, diyorum. "Gelin arkamızdan" diyor ama, götüreceği bir yer yok. PKK götürdü götürdü ve dağlara gömdü gençleri... Hâlâ da "Dağa gelin" diyor. Bunların hepsi ölüm çağrısı...
Yok o yolun sonu. DTP, Serhildan'a yani ayaklanmaya çağırıyor. Ne olacak bebeler sokaklarda taş atmaya başlayınca? Ne olacak "Biji Apo" sloganları atınca? Ne olacak zafer işareti yapınca? Abdullah Öcalan'ın ya da bir DTP'linin başına geçtiği bir Kürt yönetimi çok mu mutlu edecek Kürtleri? İşte Diyarbakır belediyesi, çok mu bayındır oldu DTP'li birisi başkan olunca? Bunları akıl sorar. Aklı evde bırakınca hiç kimse hiçbir şey sormaz ve bebeler sokaklarda büyümeye başlar.
Diyorum ki, "Bir kere sorun, şu Ergenekon ile PKK ilişkisi nedir?" diye sorun bir kere. "DTP, sizin aklınızı sınıyor" diyorum. "Öcalan ya da PKK yönetse, nasıl bir zindan yönetimi kurulacağını düşündünüz mü?" diye soruyorum. "PKK içinde nasıl bir sistem işliyor, farkında mısınız?" diye soruyorum. Türkiye'de hep birileri "Düşün arkama" diye seslenir ve arkasından götürür insanları...Sonra bakarsınız, sizin iradenizi despotlara toka etmiş. Türk veya Kürt, herkesin aklını kullanma zamanı geldi de geçiyor bile. Demokrasi biraz da akıl işi olsun, ne olur!
Ahmet Taşgetiren - Bugün
YORUMLAR 22
TÜMÜ
-
Hazar Helal 17 yıl önce Şikayet EtKanal 7 kimden. Neden sadece PKK ya destek verenlerin yorumları yayınlanıyor da bizimkiler yayınlanmıyor.Beğen
-
mahoaga 17 yıl önce Şikayet Ettek pencere. Hocam ilminiz tek pencereden bakmayacak kadar derindir bunu siz de bilirsiniz... Ama neden tek pencereden bakmaya devam ediyorsunuz anlamakta zorlanıyorum.. :)Beğen
-
Ali Haydar 17 yıl önce Şikayet EtTerör. Sayın Taşgetiren,gördüğü,düşğndüğü son derece hassas konuları kendi güzel anlatımıyla ortaya koymuş.Bazılarının onu suçlu gibi,Kürt meselesini görmezden gelmiş gibi algılayıp karşı çıkmasını bir türlü anlayamadım.Kepenklerin terör yüzünden kapandığı,belediyenin kendince akıl tutulmasını gösteren eylemlere imza attığını beğenen beyensin.Ben nefretle karşıladım.85 yıldan bu yana ülkemizde hiç mi İslami hizmet verilmedi?Beğen
-
melih guney 17 yıl önce Şikayet Etyorum. siz neden kürtlerin adina konusyosunuz size ne allah sonuna kadar dtp liiyz biz hizmet için deyil kürt olduyu için dtp ye oy vericezBeğen
-
EMRE OZAN 17 yıl önce Şikayet Etherkes kürtlere karsi. Islamcisi , milliyetcisi , solcusu ve demokrati.... Tasgetiren gibi yazarlar icin en iyi kürt ölü kürttür. Hepimiz muslumaniz dedikmi is biter onlar icin. Ama Yunanistan'da musluman turklerin dili yasaklansa islamcisida solcusuda milliyetciside ayaklanir. Turkce nasil yasaklannir. Onlar icin turkcenin yasaklanmasi dinlerinin yasaklanmasi analamina gelir. Ama konu kürt olunca terorist damgasi vurulur hemen...Eger din buysa ben baska dindenim demekki..Beğen