Ahmet Taşgetiren
Ahmet Taşgetiren
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

28 Şubat'a ne oldu?

GİRİŞ 28.02.2009 GÜNCELLEME 28.02.2009 YAZARLAR

Dünkü yazım şöyle bitiyordu: "-Bana göre AK Parti, 28 Şubat'ın toplum tarafından reddinin sembolüdür. 28 Şubat, AK Parti ile ne kadar etkisiz kılınabilmişse, Türkiye'de halkın gücü de, demokrasinin etkinliği de o kadardır."
Bu değerlendirme, 28 Şubat'ın nasıl bir sonuç ürettiği ve şu anda hangi durumda olduğu sorusunun cevabı ile ilgilidir.

Ve tabii "Bin yıl yaşayacak" denilen "28 Şubat hâlâ yaşıyor mu?" sorusunun cevabı ile de alakalıdır.

-28 Şubat 1997. Aradan iki yıl geçiyor, henüz 28 Şubat operasyonlarının mürekkebi kurumadan AK Parti kuruluyor ve girdiği ilk seçimde iktidara geliyor. AK Parti, 28 Şubat'ın tasfiye etmeye çalıştığı siyasi zeminde boy salıyor. Bu yönüyle tabii ki halkın 28 Şubat'a cevabı niteliğindedir.

-AK Parti ikinci dönem iktidardadır. Mahalli yönetimlerde çok ağırlıklı bir iktidara sahiptir. Ama, aradan 12 yıl geçtikten sonra baktığımızda, 28 Şubat'ın etkilerinin hâlâ sürdüğünü söylemek de kaçınılmaz oluyor.

-Ben başından beri 28 Şubat'ı "İslam'ı azaltma operasyonu" olarak niteledim. Siyasette, eğitimde, sosyal hayatta, ekonomide, bürokraside İslam'ın azaltılması...

-Bu derin operasyonun etkisiz olduğu söylenemez. AK Parti, Refah değildir, Fazilet ve Saadet de değildir.  İster "İslam'a haksızlık yapmamak" niyetiyle olsun, ister uluslararası ve iç sistem öyle dayattığı için olsun, "İslamcı misyon" içinde yer alınmadığı açıklanmıştır. Ayrıca, buna rağmen açılan ve "Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olma" kararı ile sonuçlanan kapatma davası ile 28 Şubat'ın siyasi operasyon boyutunun devrede olduğu ikrar edilmiştir.

-28 Şubat'ın ekonomi ve bürokrasideki operasyonunun, bugün etkisiz kılındığı söylenebilir.

-28 Şubat'ın en tahrip edici operasyonu eğitim alanında gerçekleşmiştir. Kesintisiz 8 yıllık eğitim, ardından katsayı kıyımı ile gelen İHL operasyonu ve bununla birlikte başörtüsü yasağı, etkisini zaman içinde gösterecek bir kök kazıma eylemi olmuştur. Hâlâ katsayı zulmü var, hâlâ başörtüsü yasak. Belki bunu sınırlı ölçüde dengeleyecek bir durum, Milli Eğitim yönetiminin 28 Şubatçı kafaların tekelinden kurtarılmış olmasıdır.

-Sosyal hayatta İslam'ın azaltılması operasyonu... Türkiye bir yandan "aşırı muhafazakarlaşma"yı, diğer yandan, "başörtülü kızların cip kullanması"nı ya da "Müslüman iş aleminin protestanlaşma"sını tartışıyor. Kamuoyunda biri, laikçi kesimin korkusu, diğeri, İslami kesimin endişesi şeklinde yer buluyor. Çıkardığımız Altınoluk isimli dergide biz de İslam-İnsan, İslam-Müslüman, İslam-Toplum ilişkilerini tahlil ederken, genelde son yıllarda yaşanan kişilik aşınmalarını gündeme alıyoruz. Bunda, 28 Şubat'ın tesirlerinden önce, küresel kültürün getirdiği yıpranmayı önemsiyoruz. Buna rağmen, 28 Şubat'ın getirdiği baskı ortamının bir toplum kesiminde çözülme, bir kesimde ise direnç oluşturduğu bir vakıadır.

-Burada AK Parti üzerinden yapılacak bir din tanımlaması da, benim öteden beri dikkat çektiğim bir problemli durum olmuştur. Hem uluslararası hem yerel güç odaklarının, AK Parti'ye böyle bir misyon yüklemek istedikleri, uluslararası sistemin tüm İslam dünyasını böyle bir AK Parti formülü ile dönüştürmeyi öngördüğü düşünülebilir. Bu, hem AK Parti yönetiminin zihin dokusu hem toplum kesimlerinin hassasiyeti ile sınanacak olan bir kurgudur.

-28 Şubat, halka rağmen bir operasyon idi. Hâlâ öyledir. Tek parti zihniyetini 2000'lere taşıma iradesidir. Devlet üzerinde halka rağmen bir tekelcilik iddiasıdır. O noktada, 28 Şubat şartlarının epeyce değiştiği muhakkak. 28 Şubat'a vücut veren irade, sistem içinde epeyce dengelenme halindedir. Bu, Türkiye'nin demokratikleşme mücadelesidir. Bu mücadelede hâlâ gel- git'ler yaşandığı bir vakıa olmakla birlikte, terazinin kefesinin toplum iradesinden yana eğildiğini söylemek mümkün. Bu yıldönümünde "28 Şubatsız günlere" dileğini tekrarlayarak sözü tamamlayalım.

Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte...

Geçtiğimiz Pazar günü BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile buluştuk, görüştük. Muhsin Bey,  gündemi değerlendirdi ve mahalli seçim çalışmalarını anlattı.

-Bütün Türkiye'de seçimlere giriyorlar. Oy pusulasında amblemleri ile yer alacaklar. 

-İl, ilçe, belde olarak 70 yerde iddialılar. İl olarak Sivas'ta, Doğan Ürgüp'le seçimi alabileceklerini düşünüyorlar.

-Muhsin Bey, Doğan Ürgüp'ün, Sivas'ın toplumsal dokusu için en uygun isim olduğunu ifade ediyor. O arada, Doğan Ürgüp'le de tanıştık. Ümitli olduğunu ifade etti.

-Muhsin Yazıcıoğlu, partizanlıktan şikayetçi. AK Partili belediye ve il-ilçe yönetimlerinin uygulamaları karşısında isyan ediyor. Onun bu tepkisini önemsiyorum. Çünkü Muhsin Bey, siyasette kendini aşan ve misyonu uğruna hep en doğru yerde durmaya itina eden bir insan. Onun ve arkadaşlarının bile partizanlığa maruz kalması, ortada çok ciddi bir problem bulunduğunu gösteriyor.

Ahmet Taşgetiren - Bugün
atasgetiren@bugun.com.tr  

YORUMLAR 8 TÜMÜ
  • sedat topcu 16 yıl önce Şikayet Et
    isa ya...cevap.. erbakan düşmanlığını muhtemelen 28 şubatta bol bol takip ettiğin kartel medyasına veriyor ve pek üzerinde durmuyorum. senin dandikten dediğin temeller sayesinde kurulan fabrikalarda çalışan milyonlarca insana hakarettir senin zavallı yorumun.bu gün överek yere göğe sığdıramadığın devletlü zatların sata sata bitiremediği milli kuruluşları hep erbakan hoca kurmuştur. isa kardeş çizdiğin profille, ya bir yerlerden nemalanıyorsun yada uyumayı çok seven birisin. uyanmanı isterim inan ki.
    Cevapla
  • sedat topcu 16 yıl önce Şikayet Et
    fark büyük farkta anlayana!. refah partisi yeni bir dünya düzeni kurma çalışmaları yaparken, bugünkü ak parti küresel sömürü düzeninin çarkında dönüp duruyor ha bire. daha yol(dan)a çıkarken kendilerini yenilmiş bir medeniyetin çocukları olarak lanse eden akp kurucularının, 6-7 yıllık süreçte vatandaşın ne ekonomik, ne dış politika ne de sosyal ve eğitim alanlarında önümüzdeki sorunların hiç birini çözemediği gerçeği önümüzdeki en somut gerçeklerden.
    Cevapla
  • isa ertuğrul 16 yıl önce Şikayet Et
    AK Parti bir refah,saadet vb,değildir.. Ak partiden önce Erbakan ve kurduğu partilerden nefret ederdim her yaptığı icraat yalan yanlış göz boyama idi,dandikden temeller kaddafinin çadırına gitmeler şeriat çağrıları sincan olayı,beni bu partiden soğutmuştu,bu yüzden Ak partiyi ilk seçimde desteklemedim ama yaptığı icraatlar ülkeyi 2001 krizinden çıkarması sağlık,eğitim,vb,lerinde yapılan reformlar yollar ihracat daha birsürü başarı beni benim gibi düşünen çok kişiyi AK partili yaptı böyle başarılı oldukça benim ve ailemin oyları AK Partiye..
    Cevapla
  • ihsan karagüney 16 yıl önce Şikayet Et
    BBP. Belediye başkanı için oylar AKP ye, Belediye ve il genel meclisi için BBP
    Cevapla
  • hasan özgüneş 16 yıl önce Şikayet Et
    BİR 28 ŞUBAT MAĞDURU-3. Kemal Gürüz'e askerden gelen resmi yazılar, O'nun da bunu emir telakki edip uygulamaları, telefon konuşmaları vs. Generallerin götürülmeleri için de söylenmişti. Üstelik darbe planları havada uçuşurken. Peki bir insan olarak benim ve benim gibilerin onlardan ne farkı var? Üstelik ben beraat ettim. Ya onlar?
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle