Bir yanlışlık var
Türkan Saylan öldü. "Her nefs ölümü tadacaktır." hükmüne uydu.
"Gel" çağrısı en yüce Kudret'ten ona da yapıldı, o çağrı yapılınca gitmemek olmaz.
"Beyaz melek" koluna girer ve götürür insanı.
Ölüm bütün kültür ve inançlarda, biyolojik varlığın sona ermesinden öte bir şey. En maddeci dünya görüşünde bile, ölümle her şeyin bitmemesi arzusu var. Moskova'ya gittim, Nazım Hikmet'in mezarının bulunduğu kabristana uğradım, kabirler var, ayrıca yakılanların da külleri saklanıyor.
Niye ki?
Türkan Saylan'ın ölümü de, biyolojik varlığın sona erişi olarak algılanmayacaktır.
Hoş, Türkiye'de "Kültür müslümanı" kavramı çerçevesinde, ate'lerin bile dini merasimle gömülmesi yadırganmıyor.
Türkan Saylan'ın "Din" ile ilişkisi nasıldı?
Önce belirteyim, Türkan Saylan'ın, bir "Misyon insanı" olarak önemli bir sima olduğunu düşünüyorum.
Bir insanın davasının olması, onun için adanması önemli.
Gerçi bu da, "idealistçe" bir ruh dünyasını gerekli kılıyor.
Bütün hayatı dünya ve ben merkezli yaşamak olan birisinin, idealist hedefler peşinde çırpınması mümkün olmaz.
Türkan Saylan, bir misyon uğruna ömrünü veren insan oldu.
Bu misyonun "insan eğitimi"ni hedeflemesi ayrıca önem taşıyor.
Bu misyonun, eğitim imkanından yoksun çevreleri kapsaması ayrıca önem taşıyor.
"Kardelenler" projesi, Doğu - Güneydoğu'da, eğitim imkanlarından yoksun çocuklara - kız çocuklarına- ulaşmayı hedefliyor olmasıyla önemli bir projeydi.
Ama, diye bir düşünce serisi geçiyor içimden...
Orada bir "yanlışlık" ile karşılaşıyorum.
Yeni Şafak'ta Mehmet Gündem, Ayşe Kulin'le konuşmuş.
Ayşe Kulin, kısa adı ÇEV olan Çağdaş Eğitim Vakfı'nın "Kardelenler" projesi içinde yer almış bir edebiyatçı - yazar. Kulin Gündem'e "36 bin kızımızı üniversiteye soktuk. ÇEV alkışlanmalıydı, çünkü çağdaş eğitim veriyordu." diyor.
Soruyor Gündem Kulin'e:
-Nedir çağdaş eğitimden anladığınız?
Kulin'in cevabı şöyle:
-Dinin gölgesinden kurtulmuş eğitim.
Evet, misyon bu. Türkan Saylan'ın ÇYDD'si ile ÇEV, "Dinin gölgesinden kurtulmuş eğitim" konusunda ortak proje yürütüyordu.
Bunun için büyük bir maddi kaynağı seferber ettiler.
Bir kesim "Dinin gölgesinden kurtulmuş" eğitim için büyük yatırımlar yaptılar.
Bu noktada 28 Şubat operasyonu ile el ele tutuştular.
Yanlışlık nerede?
Tabii ki din ile ilişkide?
Tüm bu insanlar acaba dinin neresinde duruyorlar?
Mesela "Dinin gölgesinden kurtulmuş" bir "Eğitim"in insani değerlerinin kaynağı nedir? Nasıl bir kişilik edinir "Dinin gölgesinden kurtulmuş" genç?
Böyle bir işi, yani bu ülkenin gençlerini "Din ile sorunlu" hale getirme hakkı kime verilmiştir, sorusu ayrıca sorulabilir. İnsanların din ile alakasını, sizin belirleme hakkınız var mı diye sorulabilir? "Dinin gölgesi nedir?" sorusu sorulabilir? Böyle bir proje ile din adına ne kaldı ne gitti, sorusu sorulabilir?
Ama, bunlardan öte, söz konusu projeyi yürüten insanların din ile alakası da sorgulanabilir.
Türkan Saylan'ın cenazesi Teşvikiye Camii'nden kaldırılacak.
"Allah için namaza, Rasulullah için salavata, meyyit-meyyite için duaya" durulacak. Fatihalar okunacak.
Bu, tamamen dini bir merasim.
İnsan bu merasimi istemeyebilir. Bu konuda kimseye baskı yapılmıyor Türkiye'de... İnsanlar bu merasimi, sadece arkada kalanların içi rahat etsin diye yapılmasını istiyor olamazlar. Hele bir misyonu bilinçle ifa
etmiş insanlar kendilerinden sonrayı da planlarlar. Öyle ise, "musalla taşı"na konan "misyon insanı"nın, bu merasimi önemsediğini düşünmemiz lazım.
Eğer öyle ise şunlar da söylenebilir:
-O merasim, bir "ebediyyet yolculuğu"nu hatırlatır insanlara. Yani insan ot gibi yitip gitmeyecek, bir başka dünyaya yolculuk söz konusu. Orada yeni bir hayat var ve orada, "Dinin bildirdiğine göre" Yaratıcı'nın huzuruna çıkış söz konusu. Kur'an'da buna "Likaullah - Allah ile buluşma" deniyor.
Eğer böyle ise, şu da söylenebilir:
-Orada Yaratıcı'ya, "Senin gönderdiğin dinin gölgesinden kurtardım gençleri, bunu misyon edindim" demek nasıl bir durum olur acaba?
Bir şey daha:
-Bu dini merasimde muhtemelen birileri "Türkiye laiktir laik kalacak" sloganlarını atacak.
Bu sloganlar da Türkiye'de "Anti din" özellik taşıyor.
Anti - Din'den kastım, bu sloganı atan çevrelerin en azından dini alanın sınırlandırılmasını öngörüyor olmalarıdır. En çoğuna baktığınızda ise "kök kazıma" projeleri hatıra gelir.
Bu durumda şu soru da sorulabilir:
-Dini bir merasimde, din karşıtlığı nasıl olur?
Bir yanlışlık var, derken bunu kastediyorum.
Dünyada insanları "dinin gölgesinden kurtarma"yı misyon edinip, ölünce dini merasim düzenlenmesi arasında sorunlu bir alan var.
Ahmet TAŞGETİREN - BUGÜN
atasgetiren@bugun.com.tr
-
Mevlüt AYDIN 16 yıl önce Şikayet EtÇelişkiler Ülkesiyiz Vesselâm. Sayın Taşgetiren, ben ve benim gibi düşünenlerin hislerine tercüman olduğuna inandığm bu yazınızdan dolayı size acizane teşekkürlerimi sunarım. Gerçekten de çelişkilerle dolu bir ülkede yaşıyoruz maalesef. İnşallah eğrilerin doğru sayıldığı bir ortamdan gün gelir kurtuluruz.Beğen
-
Atilla Alamaz 16 yıl önce Şikayet EtIyi niyet. Abicim iyi niyetini anliyorum fakat, iyi niyeti olacam diye, kibar davranacam diye dinden imandan cikiyorsunuz. Allaha dusman olanlara sizlerede dusman olun. Allah (C.C) Ayetlerini hic kimse icin görmezden gelemezsiniz. Bu ayeti sende benimkadar iyi biliyorsun, Allah rizasi icin cenaze namazina katilackmisiz, katilmamak Allah rizasini kazanmaktir. Kadin geberip giderken bile mesaj vemeye calisiyor.Beğen
-
Abdullah KILIÇ 16 yıl önce Şikayet EtBu ne çelişki:. Sayın TAŞGETİREN mümkün olduğunca vahameti nazik bir dlle kaleme almış. İnsanları din gölgesinden kurtarmak isterken, kendi beyinlerinde oluşturdukları dini ne denli empoze etmeye çalıştıklarını da görüyoruz. Sadece ibadet kısmı eksik, maskelerinin düşmesinden korktukları için o kısma henüz müdahale etmediler.Beğen
-
Ayşe Hailal 16 yıl önce Şikayet Etsayılsanda sayılmasanda ölüceksın! dunyada ası olan ölümede ası olsaydıda gıtmem deseydı. Saylanın öldüğünü duyunca aklıma gelen ılk şey o vakıftan burs almak ıçın gıden ve turbanlısn dıyerek gece yarısı yolda bırakılan arkadaşın anlattıkları oldu...ne olursa olsun herkes ölecek yuce Kuran beyan buyuruyor....ama yapılanlar ışte onlar bır bır dokulecek...bazıları çıkıp şu ıyı bu kotu derken dıkkat etmelıi ıyı dedıklerınızın ıyılığını nerden bılıyorsunuz? dıye sorarlar o adaletlı dıvanda...yeryuzu rhat etsın.Beğen
-
adiga 81 16 yıl önce Şikayet EtBelki de.... Üstad bu konuyu çok yumuşak ve kibar bir dille ele almış. İnsanların dinini öğrenmesi ve yaşamaya çalışması da en tabii hakkı. Bu ideolojik dernek mensupları gençleri dinden arındırma hakkını nereden kendilerinde buluyor. Bu laikliğin neresine sığıyor. Laiklik devlet yönetiminde olur. Yasalar hazırlanırken olur. Bunların ki tamamen İslam düşmanlığı. Cenaze namazı kılınmasına gelince. Sanırım kişinin "Beyaz meleği" görmeden hemen önce pişman olup tövbe etmiş olma ihtimaline karşı dini merasim uygulanıyor.Beğen