Ahmet Taşgetiren
Ahmet Taşgetiren
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Siyasi muhatap kim?

GİRİŞ 25.03.2012 GÜNCELLEME 25.03.2012 YAZARLAR

"Yeni plan" diye nitelenen son yol haritasında ise Öcalan'la, Kandil'le, Avrupa'daki ayakla görüşülmeyeceği vurgulandıktan sonra, şöyle bir yaklaşımın sergilenmesi öngörülüyor:

"Çözüm yeri olarak parlamento dışında hiçbir zemin kabul edilmeyecek; ipleri İmralı ve Kandil'in elinde olmayan, demokratik yollarla seçilerek Meclis'e gelmiş, siyasi inisiyatif kullanabilecek parti veya partilerle muhatap olunacak."

"Müzakere" denildiğinde tabii akla hemen "muhatap" geliyor.

Kürt siyasetçiler, öteden beri ısrarla Öcalan'ın muhatap alınmasını, en güçlü "temsiliyet"in ona ait olduğunu ifade ettiler.

Açık ki, "muhatap"lık da "temsiliyet"le alakalı gözüküyor.

Sonuçta soru şu hale dönüşüyor:

-Kürtler'i kim temsil etsin?

Soru bu hale gelince, ister istemez, "Taraf Statüsü" de oluşmuş oluyor.

Farkında olarak olmayarak hadise, "Devlet ve Kürtler" formülüne dönüşüyor.

Onun bir adım ilerisinde de "Türkler ve Kürtler" denklemi konuşulmaya başlanıyor.

Artık devlet adına yapılan her şey, Türkler'in Kürtler'e karşı tavrı haline getirilmiş oluyor.

Çok zamandır ısrarla sorduğum soru şu:

-Bu denklemi benimsiyor muyuz?

Başbakan'ın temsiliyeti

Bir ara Başbakan, Ahmet Türk'le görüştüğünde, bir haberde "Ahmet Türk Kürtler'i temsilen Başbakan'la görüşecek" ifadesi yer almıştı da ben sormuştum:

-Peki Başbakan kimi temsilen görüşecek? Başbakan kimin başbakanı oluyor bu durumda, Türkler'in mi?

"Muhatap", "Taraf" sözcükleri o kadar istimal edildi ki, hemen herkesin kafası, "Kürt Tarafı" diye bir şeye şartlanmış

oldu.

Anayasal statüden bakıldığında, her milletvekili, bütün Türkiye'yi temsil ediyor.

Ama BDP'nin milletvekilleri, başka bir şey. BDP'nin, Kürt olmayan milletvekilleri bile başka bir şey, yani mesela

Kürtleşmiş (!) insanlar.

Öyle mi değil mi?

Bu durumda, BDP dışındaki tüm milletvekilleri de, isterse tamamen Kürt oylarıyla seçilmiş olsunlar, yine de "Kürtler'i

temsil etmiş olmuyorlar!"

Öyle mi değil mi?

Bu durumda cumhurbaşkanı ne oluyor, başbakan ne oluyor?

Gerek Başbakan'ın "siyasetle müzakere" yaklaşımı, gerekse yeni konseptte, "Meclis'tekilerle müzakere" yaklaşımı, nasıl bir "Temsiliyet" ve "Taraf" mantığını içeriyor?

Ahmet Taşgetiren - Bugün

Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

YORUMLAR 1
  • Metin Yazar 13 yıl önce Şikayet Et
    Cemaat. Cemaatin görsel yayın organları bile benzer şeyleri yapmıyorlar mı? Açık oturumlara çıkardıkları katılımcı aydınların görüntülerinin altına Kürt aydın,Kürt yazar,Kürt sanatçı yazmıyorlar mı? Bu çok açık bir bölücülük değil mi? Eğer vatandaşların insanların etnik kimliklerinin belirtilmesi şartsa,neden o programlara katılan Türk,Laz,Çerkez,Gürcü vs kökenlilerin etnik kimlikleri yazılmıyor? Madem öyle herkesin ırkını da altına yazsınlar. Böyle saçma ve tehlikeli bir şey olabilir mi? Kürtçülere şirin görünmek,yalakalık yapmak,demokrat görünmek için resmen bölücülük yapılıyor. Şahsen benim katıldığım bir programda öyle bir şeye cüret edilse derhal müdahale eder,kendi görüntümün altına Türk diye yazılmasını ister ve ne tepki göstereceklerini merak ve öfkeyle beklerim. Kardeşlik,etle tırnak,bir bütünüz geyiklerinden sonra hiç bir gerek yokken-sırf yalakalık için- insanların etnik kimliklerini alınlarının ortasına yazmak farklılıkları keskinleştirmek ve kaşımaktır.
    Cevapla