Urumçi'den: Ruhaniyetli bir ikindi namazı
Urumçi, önceki yazıda da ifade ettiğim gibi Çinliler'in Sincan, Uygurlar'ın Doğu Türkistan dedikleri, Çin içinde özerk bir yönetime sahip olan coğrafyanın merkez şehri.
Çinliler'in ifadesine göre bile Doğu Türkistan'da 10 milyona yakın Uygur yaşıyor. Ki Uygurlar bu rakamın daha yüksek olduğunu söylemekteydiler. Tüm Doğu Türkistan hassas bir coğrafya.
2009'da Cumhurbaşkanı Gül gelmiş ve ardından 1700 kişinin hayatını kaybettiği isyan ve acı olaylar yaşanmış.
Aradan üç yıl geçtikten sonra bir Başbakan geliyor.
Elbette bu çok anlamlı. Türkiye'ye göç edenleriyle yaptığım temaslarda, bu coğrafyalarda Türkiye'ye ait bir ilginin hasretle beklenen şey olduğunu biliyorum.
2009'daki o acı olaylar üzerine böyle bir ziyaret ilişkilerin normalleşmesi adına oldukça önemli.
Doğrusu, Urumçi'de yollar kesilmiş, Türkiye konvoyu için açılmış. Yol kenarlarında insanlar bu olağanüstülüğe yönelik merakla dikilmişler. Bilmem, konvoyun Türkiye konvoyu olduğunu anlayabildiler mi?
Bunu en çok, Uygurlar'ın yoğun olarak yaşadığı Büyük Cami-Büyük Bazar bölgesinde gözlemleme imkanı bulduk.
Büyük Cami'deki ilgi gerçekten farklıydı.
İkindi namazı vaktiydi.
Cemaat Türkiye Başbakanı'nın ziyaretine gerçekten sevinçle hazırlanmıştı. Avludan mihraba kadar, genç yaşlı
insanlar, Başbakan ve bakanlarla, Türk konuklarla el sıkışmak, daha özgün ifadeyle musafaha etmek için
dizilmişlerdi.
Başbakan, cami imamının refakatinde baştan sona bir kişiyi ihmal etmeksizin el sıktı, mihraba kadar vardı. Sonra ikindi namazı kılındı. Sonra dua edildi. Duanın sonunda imam, "Fatiha" demeyi Başbakan Erdoğan'a bıraktı.
Başbakan da "Ölenlere rahmet, yaşayanlara sağlık, afiyet" dileyerek sonunda "Fatiha" dedi.
Sonra camiden çıkıldı, Büyük Bazar'a gidilecek. Başbakan orada, Bölge Valisine "Yürüyerek gitmeyi" teklif etti. Vali bundan kaçındı. Hatta Başbakan "Siz hiç halk arasında yürümez misiniz?" gibi bir latife yaptı ama sonunda araçlarla gidilmesinde anlaşıldı. Ancak yol boyunca bu bölgede çok daha büyük topluluklar birikmişti ve onlar el sallayarak konvoyu selamladılar.