Ahmet Turan Alkan
Ahmet Turan Alkan
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

DTP'nin huzur ile sınanması

GİRİŞ 21.02.2009 GÜNCELLEME 21.02.2009 YAZARLAR

Elbette farkındayız, farkındasınız; hayli zamandır Güneydoğu'nun sarp dağlarında karakollar basılmıyor, kalabalık yerlerde bombalar patlamıyor; bölgede bir sâkinleşme, durulma havası var. Geçtiğimiz hafta sonu 100 civarında Türk okur-yazarı Erbil'e, "Kürt meselesi"ni tartışmak için gidip döndüler; kaç günden beri onların Kuzey Irak izlenimlerini zevk ve merakla takip ediyorum.

Abant Platformu çok önemli ve pek yerinde bir inisiyatif kullandı. Türkiye'den giden Kürt-Türk aydınlarıyla, Kuzey Iraklı, -tırnak içinde- "Kürdistanlı" Kürt aydınlarını birbirleriyle buluşturdu. Neler söylendiği, nelerin tartışıldığı ikinci derecede kalıyor.

Bu ziyaret ve toplantı şu açıdan önemli; Kuzey Irak'a gidip orada üç-beş gün kalınca, PKK denilen terör teşkilatının ne kadar ufak ve önemsiz kaldığını, tasfiyeye mahkûm olduğunu hemen fark edebiliyorsunuz. Kuzey Irak yönetimi, dağlarında ve şehirlerinde asayişi, gece silahlı gündüz külâhlı takımıyla düzenli hükümet güçleriyle tesis etmeyi amaçlıyor; Peşmergelik, belki artık sadece tarihî bir hâtıra, bir kavram olarak zihinde kalacak. Devlete benzer bir şeye ihtiyaç duyuyor ve teşkilatlanıyorsanız, doğrudan kontrol edemediğimiz militer güçlere katlanamazsınız, ar gelir. Kuzey Irak yönetimi tam da devlet olma kavşağında, Irak'ın ve bölgenin dinamiklerinden kaynaklanan sebeplerle sancılı bir dönemece giriyor ve Türkiye gibi ciddi ve güvenilir bir gücün varlığını, şimdi daha fazla hissedeceği şüphesizdir.

Bu sükûnet ve nisbî iyimserlik havası, birilerini fena halde rahatsız ediyor olmalı ki, tam da Erbil'de düzenlenen Abant Platformu toplantısıyla eşzamanlı bir hazımsızlık hadisesi haberi geldi: Diyarbakır'da molotof kokteylli sokak gösterilerini, bu iyimser çerçevenin içinde değerlendirdiğimizde anlamı keskin şekilde belirginleşiveriyor: Birileri, galiba ancak terör yardımıyla kontrol edebildiği inisiyatifi kaçırmamak için yeniden şiddet gösterilerine ihtiyaç duyuyor. Önce emniyet güçlerine saldırıyorlar; ön saflarda tuttukları çocuk kalabalığından yaralanan olursa "dengesiz güç ve şiddet kullanılıyor" itirazıyla konuya Batı kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışacaklar, vb...

Niçin? Sebebi açık; PKK gölgesinde siyaset yapanlar, yaklaşan seçimlerde yandaş desteğini sağlama almak için araç olarak sadece şiddetten medet umuyorlar. Oysaki Güneydoğu'da pek çok mahallî idare DTP'nin kazandığı belediyelerdir ve seçim kapıya gelince de seçimi yeniden kazanmanın lüzumu beliriyor. Aynen diğerleri gibi DTP'li belediyeler de beş yılın dökümünü yapıp hesabını vermek ve yeniden seçilmek için mâkul gerekçeler göstermek zorunda. Demokratik siyasetin güzel tarafı bu işte. DTP sistem içinde kalmak, demokratik siyaset ve yönetimin sivil diliyle konuşmak zorunda; bu icaplar arasında şiddet kullanmak, vereceği hesabı ağız kalabalığına getirip dikkat dağıtmak gibi seçenekler yok. Yönetmek sorumluluktur çünkü; sırtında yumurta küfesi taşıyanlar adımlarını ona öre atarlar.

Temenni edelim ki seçim sath-ı mailinde ve elbette sonrasında Güneydoğu nisbi huzur ve istikrarını koruyabilsin. Bölgede huzur herkes için değerli ama DTP için daha hayâti bir kıymeti olsa gerek. Belediyelerini yönettiği illerde halkın yeniden itimadını kazanabilmek, tabii ki DTP için de büyük bir onur ve moral kaynağı olacaktır. DTP çizgisindeki siyasetin ilk ciddi imtihanı olacak bu seçimler.

Zaman zaman hakkında ümitsizliğe kapıldığımız Kürt meselesinin halli, çatışma, terör ve gerginliğe değil, sâkin ve huzurlu demokratik ortamın devamına ihtiyaç gösteriyor. Şiddetin baskısı kalktığında şüphesiz hepimiz bu meseleyi gerçek sebep ve saikiyle daha net görüp değerlendirebileceğiz. Belediyecilik deyip geçmiyoruz; 29 Mart'ta DTP, demokratik temsil kabiliyeti, siyasi ehliyet, yerinden yöneticilik vasıfları da sınanacak; lâkin ille huzur, ille sükûnet. Sâkin sular dibini gösterir.

A. TURAN ALKAN - ZAMAN
t.alkan@zaman.com.tr

YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • Ali Haydar 16 yıl önce Şikayet Et
    DTP'NİN ROLÜ. Diyarbakır halkı terör baskısından bıktı.Normalleşmek istiyor.Başbakanını izlediği yolu kendi teşkilatlarına yapılan molotoflu eylemlere rağmen CHP den de bekliyoruz.Aponun gölgesinde siyasete soyunmamış olsalar bu seçimde DTP bile teröre lanet mitingleri düzenleyerek huzura katkı sağlayabilir.Baydemir dürüstçe herkes gibi seçime girsin,belki yine kazanabilir.Korkunun faydası yok.
    Cevapla
  • isa ertuğrul 16 yıl önce Şikayet Et
    Diyarbakır halkı devletine bağlıdır,. Hiçbiri bilerek ve isteyerek terör örgütüne destek olmaz ki bu son seçimde AK partiye verdikleri destekden bellidir belirli bir kesim ya can korkusu ile yada cahillerin kandırılması ile vatanına ihanet etmekdedir AK partiye destek olan önce kendi halkına iyilik yapmış olur sonra terör örgütüne gerekli dersi vermiş olur şehrinin kalkınmasını işinin aşının artmasını istiyorsa AK partiye destek olmalıdır.
    Cevapla
  • ali taskın 16 yıl önce Şikayet Et
    atıp tutanlara. bölge halkı dtp ye ölümüne bağlıdır.tüm tehliklere rağmen partiissini sahiplenmiştir
    Cevapla
  • kürşat yalçın 16 yıl önce Şikayet Et
    Kürt Ergenekonunun bitişi.... Bu seçimler inşallah kürt ergenekonunun bitişi olacak. Güneydoğuda huzurun oluşmasını istemeyen PKK güdümlü DTP çoluk çocukla ve marjinal gruplarla huuzuru kaçırmaya çalışıyor. Biliyorlar ki artık kendilerinin de sonu geldi. Kaldı ki yaptıkları gösteriler ve taşkınlıklar can çekişmelerinin göstergesi. Ergenekonun DTP ve PKK ilişkisi üzerinde daha fazla durulmalı. Ucu askere de dayansa bunu cesurca ortaya çıkarmak lazım. Yoksa yine çocuklarımız ölecek.
    Cevapla
  • Ramazan Erkut 16 yıl önce Şikayet Et
    Gıpta. Sizin kadar sakin olamadığım için yorum yazmaktan vazgeçiyorum hocam.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle