Barış için savaş
Ermenistan’ın yaptığı alçakça saldırılar sonrası taarruza geçen Azerbaycan ordusu, Ermenistan’a darbe üstüne darbe indirmeye devam ediyor.
ABD ile AB’nin, Kafkasları Rusya’nın arka bahçesi olmaktan kurtarma amaçlı şımarttığı, arsızlığını şiddet eylemlerine dönüştüren Ermenistan bu karşı hamleyi beklemiyordu. Onu kışkırtıp bir yere kadar da destekleyen ülkeler de böyle bir hamle beklemiyorlardı.
Şimdi, Azerbaycan’ın uluslararası hukukun açık ihlali olan ve sivil kayıplara yol açan Ermeni saldırılarına karşı koyarak başlattığı harekât Dağlık Karabağ sorununun fiili çözümüne doğru gittikçe feryatlar yükselmeye başladı.
Milli ve manevi değerleri olmayan, ahlaki zeminde tarih kökünden yoksun, katil Ermenilerin sivil hedeflere saldırılarına, yaptıkları insanlık dışı bir eylemlere ve 32 yıldır işgal altında olan Karabağ’a sesini çıkarmayan ülkeler ağır bir yenilgi alan Ermenileri kurtarmak için manevra yapmaya başladılar.
Yıllardır yapılan zulme sessiz kalanlar bugün müzakereden, ateşkesten bahseder oldular. Karabağ, Ermenilerin kontrolü altındayken meselenin çözümünün masada olduğu, söz konusu ülkelerin aklına hiç gelmiyordu, şimdi barış çağrısı yapıyorlar.
Yıllardır devam eden işgale karşı bir tek sözünü duymadığımız Batılı ülkeler diplomatik çözümün tek yol olduğunu anlatma telaşına girmeye başladılar.
Onların derdi, sorunun çözümü değil, krizin kontrol edilebilir ve sürdürülebilir hale getirilmesidir.
Azerbaycan’dan Türkiye’ye enerji akışını kesmek için Ermenileri kışkırtanların timsah gözyaşları boşuna.
Hâlbuki geçmiş yıllarda Ermeniler Azerbaycan’a saldırıp yüzlerce masum sivili öldürürken sözünü ettiğimiz ülkelerden Ermenistan’a karşı bir kınama bile gündeme gelmiyordu.
Küfrün tek millet olduğu gerçeğini her haliyle bütün dünya gördü.
Batı çifte standartlıdır. İnsan hakları ve hukukun üstünlüğü konusunda bencildir. Bu değerleri savunur görünür ama menfaat gereği bu değerleri görmezlikten gelir.
Hristiyan Batı, bir soykırım uygarlığıdır. Bütün kıtaları işgal eden, bütün insani değerleri yok eden, medeniyetlerin kökünü kazımak için çırpınan, kendisinden başkasına hayat hakkı tanımayan, tabiatı tahrip eden bir zihniyettir.
Huzurun, güvenirliğin ve barışın sağlanması için maddi, manevi yönden güçlü olmak ve dışardan yapılan jeopolitik, stratejik kuşatmayı yarmak gerekiyor. Dışa bağımlılıktan kendini kurtaran ülke, huzur ve mutluluğu yakalıyor.
32 yıldır yaşanan zulme dur diyen, Ermenilere haddini bildiren bir Azerbaycan ve onu hem meydanda hem de masada destekleyen bir Türkiye var artık.
Türkiye’nin artan bölgesel oyun kurucu gücü kemikleşmiş sorunların çözümü için anahtar bir rol üstleniyor ve çözüme odaklı çabaların hızlandırıcısı bir etkiye sebep oluyor.
Güçlü, her zamankinden çok daha uyanık, daha dikkatli ve sağlam yere basan, hep tetikte bir Türkiye kronikleşmiş hastalıkların şifası oluyor.
Türkiye dik durdukça, gücünü korudukça, istikrarını sağlama aldıkça Kafkaslardaki hesapların hiçbiri tutmuyor, tutmayacaktır da.
Türkiye dik duruşuyla, sağlam omurgasıyla, tarih yapıcı ferasetiyle, bu topraklarda bütün oyunları bozuyor.
Türkiye, insanlığın küresel vicdandır artık…
Türkiye, dünyanın bütün mazlum milletleri adına hareket ediyor artık…
Türkiye, barış için savaşacağını Suriye’de, Akdeniz’de, Libya’da şimdi de Kafkasya’da bütün dünyaya ilan etti ve bütün heybetiyle meydanlarda artık…
Perişanyan dünyada gönül birliği içinde olduğu bütün tarafları tahrik etmek için, dünyanın etkili medya organlarında yayınlanan mesajında, “Türkiye’nin politikası başarılı olursa, sadece Yunan adaları değil, Avrupa’da da yayılmaya çalışacaklardır, o zaman şaşırmayın, Türkleri Viyana’da bekleyin!” diyor.
Bu barbar Türklerden de bu beklenir yani. Silkinip yeniden dirilişin, yeniden uyanışın coşkusunu yaşıyor ve yaşatıyorlar ya, bakarsın oralara kadar da gidebilirler…
Karabağ ya bu sefer alınır ya da bir daha alınamaz. Azerbaycan askeri kazanımlarını masaya oturması durumunda kaybeder. Psikolojik üstünlüğün kaybedilmesi, alttan alta Batı’ya karşı bir aşağılık kompleksinin gelişmesine zemin hazırlar.
Ermenistan bir an önce çatışmaları genişletmek için elinden geleni yapıyor. İşgal ettiği alanların dışındaki Azerbaycan topraklarına saldırarak çatışmaları Karabağ dışına taşımak istiyor.
Böylelikle bazı ülke ve kuruluşları müdahale etmeye, çatışmanın içine çekmeye çalışıyor. Ateşi etrafa yayarak kendini sıyırmanın peşinde. Başkaları müdahil olana kadar, işgal altındaki toprakların geri alınması harekâtına devam etmesi doğru olandır.
Bir tecrit çemberi altında giderek yoksullaşan Ermeni halkı, bela arayan devlet yetkililerine karşı seslerini yükseltmeli, duruşlarını dikleştirerek bu girdaptan kurtulmanın çarelerini aramalıdırlar.
Kafkaslarda başlatılmak istenen kanlı oyunun zayi olanları olmak istemiyorlarsa Perişanyan’ı tahtından indirmelidirler.
Akif Bedir / Yeni Akit Gazetesi
-
Türkiye 5 yıl önce Şikayet EtPaşinyan inmesin , inerse Azerbaycan karabağı alamaz.Paşinyan ab yanlısı politikası sayesinde Putin hiçbir şekilde Ermenistanı desteklemeyecektir buda karabağın alınması demektir.Beğen Toplam 1 beğeni