Akif Bedir
Akif Bedir
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Sahiplerinin sesi olmaya çalışan zavallılar

GİRİŞ 06.01.2021 GÜNCELLEME 06.01.2021 YAZARLAR

Yine bir yerlerden düğmeye basıldı…

 

 

Karmaşa ortamı hazırlamak için emirle gün yüzüne çıkan tipler milletin sinir uçlarıyla oynamaya başladı.

Unvanı kimi zaman gazeteci, sanatçı, akademisyen, siyasetçi, emekli darbe sever olan bu kifayetsiz muhterisleri ekranlarda dini, milli, etnik meseleleri masaya yatırıp, milletin sinir uçlarını tahrip ederken gördüğümüzde yeni bir saldırı dalgasının geldiğini artık anlıyoruz.

 

 

Bunların eski Türkiye bakiyesi elitist kibirli zihniyetin temsilcileri olduklarını biliyor ve bu zihniyetin son günlerde yeniden hortladığını görüyoruz. 

Türkiye’nin kontrol edilemez hal almış olmasını temel sorunları olarak görüp rahatsız olan dış güçlerin yurt içindeki işbirlikçi kuklalarının milletin ve ülkenin ali menfaatlerini bilerek çiğnemekte hiçbir beis görmediğine şahitlik ediyoruz.

Eski bakanlardan Fikri Sağlar’ın “türbanlı hâkim ve adalet” hezeyanı, ittihatçıların sözcüsü gazetenin Ayasofya’nın ibadete açılmasını 2020 yılının felaketleri arasındaymış gibi hezeyanlarla dolu haberi 28 Şubat zihniyetinin hâlâ canlı olduğunun işaretidir.

İç savaş çağrısıyla başladığı konuşmasını darbe çağrısına kadar götüren sözde sanatçı müsveddesinin “ömür boyu etkili demokrasi aşısını bulmak lazım, başka çara yok” diyerek AK Partiye oy verenleri aşağılayan kirli bir zihniyetin yeniden hortladığına şahit oluyoruz. 

SMA hastalarını suiistimal ederek sosyal medyada karalama kampanyası başlatan Kılıçdaroğlu’ndan Davutoğlu’na, Babacan’ından İmamoğlu’na organize duyar kasma operasyonunda tek vücut olduklarını görüyoruz.

Bu tepiniş benim gibi düşünmeyen beni idare edemez mantığını terk edemeyen, millet iradesi üzerine ambargo koyma taktiğiyle iktidarların, istikballerin, itibarların ve psikolojilerin idam edilebilmesi için kirli hesapları kesişenlerin yol kesme harekâtıdır.

Duaya sığınan, Peygambere ram olan, Kur’an’ı rehber edinen, bidon kafalı, göbeğini kaşıyan bir halkla eşit olma kâbusu rüyalarından çıkıp hayat bulunca nefret, düşüncelerinden hareketlerine ve kelamlarına yansıdı.  

Bu muhalefet değil, hakaret ve nefrettir… 

Tepeden bakan, kılık kıyafet ve inanca göre ötekileştiren bir tavır. Kendi içlerinden çıktıkları milleti beğenmeyen onları öcü, yobaz, gerici, çağdışı görme çirkefliğine bulanmış karanlık ruhlu insanların beyin arka planıdır.  

Düşünce, plan ve eylemleriyle öne çıkamayan, edep ve terbiye sınırlarını zorlayarak gündem oluşturmaya çalışan fikri esir, irfanı esir, vicdanı esir bir acizin…   

Ömrünün son etabında bu kadar haris, nefret dolu, kötücül, kaba, edep yoksunu lafları birbiri ardına sıralayabilen yaşı kemale ermemiş bir zavallının… 

Düşüncenin, tezatlarıyla bütünlüğünü bilmeyen, zıt fikirlere kulaklarını tıkayıp, karşıt tiplere gözlerini kapayıp kendini hataya mahkûm eden bir edepsizin…

Aldığı talimatla başörtülü avına çıkan fikri durmuş bir yaratığın... 

Milletin dirilişine duyduğu alerjiyi kine dönüştüren bir psikopatın…  

Bunlar da yüz yıldır uşaklıklarını yaptıkları sahiplerinin sesi olmaya çalışan zavallılar!

Ülkenin normalleşmesini diktatörlük diye yutturmaya çalışan, diktatörlüğünü yitirdiğini anlayan bir şirretin çırpınışları, Türkiye’yi rotasından da döndüremeyecek, davasından da vazgeçiremeyecektir.

Oynanan oyunlar, çevrilen fırıldaklar, kurulan tezgâhlar, kullanılan piyon ve figüranlar, siyasette kamplaşmayı sürekli diri tutmak üzerine kurgulanan kaba dil ve nobran yaklaşımla çıkmaz oluşturmak isteyen bu zavallı zihniyetin oluşturmaya çalıştığı girdaba bu millet düşmeyecektir.

Bir toplum mühendisliği ile kaba, ilkel ve tek tipçi bir dünya görüşünü devletin ve toplumun vazgeçilmez bir unsuru olarak hücrelerimize yerleştirmeyi deneyenlere bu millet yetmiş yıldır yüz vermedi, yine vermeyecektir.

İslam’a küfür, Müslüman’a hakaret, milleti aşağılama ve gündelik işlerde dedikodu fırtınası olarak hırsızlık, yolsuzluk, ahlaksızlık ve hortumlama eylemlerini ilerici, aydın, çağdaş, modern, entellektüel ve laiklik kisveleri ile salyalar akıtarak başardığını zanneden bu zavallıları aziz milletim kale almıyor, almayacaktır. 

Devletin sistemini uşaklık değil, imparatorluk bakiyesi üzerine kurmak için çırpınan Erdoğan ve avanesi, sistemin ruhundaki CHP damarını söktükçe bunların bunamış beyinleri iltihaplanıyor, irinle doluyor ve Türkiye, Erdoğan düşmanlıkları gözlerini kör ediyor. 

Bunlar emek vermek yerine, hizmet götürene çamur atmayı marifet zannediyorlar. 

Bunlar olayları seyretmek yerine müdahil olmayı tercih eden bir Türkiye yerine verilen emirleri yerine getiren bir Türkiye istedikleri için feryat ediyorlar. Etki alanını genişleten, hak ve menfaatlerini koruma kararlılığını karada ve denizde göstererek çok yönlü bir politika uygulamaya başlayan Türkiye, emperyalist düzenin oyununa çomak sokunca, ben artık oyun kurucu ve oyun bozucuyum, masada ben de varım deyince hedefe konuldu.

Yeniakit

YORUMLAR 1
  • Türkiye 5 yıl önce Şikayet Et
    Allah razı olsun güzel tespit .
    Cevapla