Akif Bedir
Akif Bedir
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Terakki zihniyetiyle hesaplaşma zamanı

GİRİŞ 07.04.2021 GÜNCELLEME 07.04.2021 YAZARLAR

Aralarında Ergenekon ve Balyoz davası sanıklarının da bulunduğu, kendilerini gülünç ve zavallı duruma düşüren, şerefli amirallik rütbesini kirleten 104 tekaüt sıfatına haiz demokrasi sefili güruh gaflet, delalet ve millet iradesine ihanet gayretlerini beyanat etmişler.

İlkeli, millete dayanan, ülkenin önünü açmak için inisiyatifler alan siyasetçilere karşı, eski Türkiye bakiyesi bu kibirli zihniyet yeniden harekete geçti. 

Puslu ortamdan pay kapmak isteyen birkaç komik ihtiyar, okyanus ötesinden aldıkları işaretle gündemi saptırmaya, beyanatlar vermeye başladılar.

Zihinlerindeki antidemokratik kalıntıları izhar eden darbeci bildiriye imza atarak millet iradesine ayar verme hadsizliğini gösterdiler.

Vesayetçi aklın artığı birkaç tekaüt bildiri yayınlayıp seçilmişlere parmak salladılar. 

Yıllardır, içerde dışarda vatan ve millet düşmanlarıyla amansız bir mücadele sürerken ortalıkta gözükmeyen tekaüt ünvanlı bu kifayetsiz muhterisler, uydurdukları gündemle kaos simsarlığı yaptılar.

Bu bildiriyi imzaya hazırlayan, özellikle metnin yazarı olan emekli amiraller şunu unutuyor ki, topluma ve devlete dair her şeyi dizayn etmeye çalışan bu vesayet aklı eski Türkiye’de kaldı. 

Bunlar şunu unutuyor ki, kuru gürültüye pabuç bırakacak, gölgesinden korkan kukla bir lider yok ülkenin başında. 

Bunlar sivil siyaseti sakatlamak, demokrasiyi zehirlemek isteyen dış güçlerin siyasi hayatımıza, siyasi tarihimize yerleştirdiği virüslerdir.

Bu yaptıkları Türk Silahlı Kuvvetleri’ne saygısızlıktır, devlete saygısızlıktır, milli iradeye saygısızlıktır.  

Hâlâ darbe düşüncesi ile iktidarı hizaya çekmeyi hayal eden panik ve çaresizlik hâlindeki darbeci hainlerin emekli kolunun bir girişimi olarak algılanan hadsiz bildiri karşısında Türkiye amasız ve fakatsız tavır aldı.

Milli iradeye saygıyı hâlâ hazmedememiş, Türk paşası değil birilerinin maşası olan bu emekliler aynı tezgâhtan geçirilmiş, aynı üst akıldan emir almış, yıllar yılı millet iradesine kasteden vesayetçi odakların son kalıntılarıdır.

Parlamentoyu hırpalayarak, siyasetçiyi itibarsızlaştırarak milli iradenin tercihine yapılan bu tür müdahaleler siyasi alanı ve siyasetin kurallarını değiştirme, siyaseti yozlaştırma, yabancılaştırma gayretleridir.

Demokrasiden ve milletin manevi değerlerinden nasibini almamış, milletin kendilerine sağladığı rütbeyi millete karşı kullanmaya çalışan tekaütler sizin bildiriniz ayaklarımızın altındadır.

Millete hesap vermeyen bu tiplerin devlet çarkına sürekli çomak sokmaları, seçilmiş yetkili organlara talimatlar vermeleri, tehditler yağdırmalarına milletimizin ve temsilcilerinin asla geçit vermeyeceğini 15 Temmuz’da gördüler.

Atatürkçülük adına, laiklik üzerinden vurgunlar yapma devri kapandı. Demokrasimizi gece yarısı baskınlarıyla kesintiye uğratıp, siyasetçileri darağaçlarına, cezaevlerine tıkma devri kapandı ey vesayet heveslisi bunaklar.

Artık egemenliğin sahibi olduğunu bilen bir millet var, artık orduya görevini hatırlatan siyaset var, artık tarafını gösteren insanımız var, artık tam ve koşulsuz demokrasi isteyen bir toplum var.

Hangi sebep ve gerekçe ile olursa olsun bu aziz milletin iradesine yapılan saldırı asla cezasız kalmamalıdır. Darbecilerin yaşı, konumu, geçmişi, milletin kaderiyle ilgili bir mevzuda ayrıcalıklı muamele görmenin gerekçesi değildir.

Darbecilerden hesap sormak demokrasiyi tahkim etmenin ilk şartıdır. Darbecilerle mücadele aynı zamanda terörle mücadeledir. Darbecilerin yargılanması demek, milletin geleceğinin korunması demektir.

Son demlerini yaşayan bu basiretsizler, hukuk ve demokrasi çerçevesinde hak ettikleri cevabı almalıdırlar.

Millete rağmen bu bildiriyi hazırlayan ve yayınlayan, darbe çığırtkanlığı yapan amirallerin hukukun gereği yapılarak acilen apoletlerinin sökülmesi, emekli maaşlarının kesilmesi, kendilerinin ve aile efradının askeri tesislere girişleri yasaklanarak hak ettikleri muameleye muhatap olmalıdırlar.

Sözde muhtıracı, cunta heveslisi tekaütlerin, demokrasiyi katletmeye yeltenen bu anlayışını kabul etmek, bunlara boyun eğmek, en hafif deyimiyle vatana ihanet olur. 

Demokratik yönetimi antidemokratik yöntemlerle tehdit eden vesayet kırıntılarına, demokrasi dışı girişimlerin, hain emellilerin emekliliklerini tamamlayacakları konağın cezaevleri olacağı gösterilmelidir. 

Darbecilik ilkelliktir, saygısızlıktır, gericiliktir, zulümdür. 

Ruhları öldüren, vicdanları karartan, demokrasiyi kirleten bir kötü virüs gibi varlığımızı kemiren darbeci eğilimler, hiçbir surette buna ne imkân ne cesaret bulamamalıdır. 

Siyasilerin patronu yalnızca halktır, herkes bunu iyi bellemelidir. 

Topluma söyleyecek sözü olmayanların, insanları siyasal beceri ya da söylemle ikna etmeyi başaramayanların müracaat ettikleri karanlık yol olan darbelere bu millet artık izin vermez. Siyaset kurumu darbe heveslilerinin atıklarını, tahribatını temizlemekle meşgul olmamalıdır.

Ülke, enerjisinin büyük kısmını darbe heveslilerinin bıraktığı izleri onarmaya harcamamalıdır.

Yeni Akit

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL