Akif Bedir
Akif Bedir
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

İt ürür kervan yürür

GİRİŞ 28.04.2021 GÜNCELLEME 28.04.2021 YAZARLAR

ABD Başkanı Joe Biden’ın Osmanlı İmparatorluğu’nda 1915 Ermeni tehciri ve sonrasındaki trajik olayların yıldönümünde soykırım yalanını yeniden tedavüle sokması Yeni Türkiye’nin Batı’nın emperyal hesaplarına çomak sokmasının feryadıdır. 

Derin bir cehalet, sonsuz hayalperestlikle tarihi, politik bir silah olarak kullanmak isteyen ABD Yönetiminin, Türkiye üzerinde uzun süredir devam eden hegemonya gayretinin pervasızca açık edilmesidir.

Türk milletine “soykırımcı” iftirası atılması, tarihi yeniden yazma çabaları için tarihin tahrif edilmesi ve bunun siyasi baskı için kullanılması saflığı, müttefik yalanıyla iyi ilişki hayali kuranların stratejik körlüğünün yansımasıdır.

Siyasi hesap ve popülist kararlarla tarih değiştirilemez. Tarihi gerçekleri çarpıtan ABD Başkanı’nın kendi ülkesindeki şaibeli otoritesini tahakküm etmek için iç politikaya yönelik açıklamaları, yaşanmamış olaylar üzerinden siyaset inşa etmesi acziyet göstergesidir.

İlahi hakikatler önünde sefil, bizzat aptal olmasına rağmen aptal rolünü çok iyi beceren ABD Başkanı’nın lobicilere olan şahsi minnet ve mülahazalarına göre yapacağı beyanatın hiçbir hükmü bulunmamaktadır.  

Biden’ın bir yandan Ermeni diasporasına verdiği seçim vaadini yerine getirmek, diğer yandan da güney sınırında terör koridoru kurulmasına müsaade etmeyen Türkiye’yi cezalandırmak için tarihi ve bilimsel açıdan hiçbir değeri olmayan bir iddiayı elinde son koz olarak oynaması mağlubiyetinin tescilidir. 

ABD yönetimi tarafından tarihi gerçeklerden uzak bir niteleme ile ülkemizi ve milletimizi hedef alan temelsiz çirkin ithamlarla tarihçi rolüne soyunan bir çıkartma kâğıdı kahramanının boş naraları, ulumaları, kişnemeleri, havlamaları ve beyhude tepinmelerinden başka bir şey değildir.

Uluslararası hukuk açısından geçerliliği olmayan gerçek dışı, politik temelli ve dayanaksız ifadelerle Türkiye’yi kendince terbiye etmek istemesi, Türkiye’ye karşı hadsiz ve hükümsüz açıklama yapması en nazik ifade ile alçaklıktır.

Zulmederek, kendileri dışındaki insanları yok farz ederek, kene gibi başkalarının sırtından beslenerek, ağalık yapıp herkesi köle ederek, gözyaşıyla yıkanarak, kan üzerine sözde medeniyet kurma çabaları namertliğinizin, haçlı hülyalarının getirdiği zalimane bağnazlığınızın örtüsü olmayacaktır.

Salibe karşı hilal, küfre karşı hak, zulme karşı adalet olan bir milleti keyfince karalamak, bu aziz millete karşı hasmane tutumlara girerek onun onuruyla oynamak, Türkiye’ye aba altından sopa göstermek ne senin ne de şürekânın haddine değildir.

Suratında tek rikkat ve merhamet çizgisi olmayan inkâr ve ihtilâç haliyle, ruhi sefalet ve şenaatla seslerin, renklerin, şekillerin ve mesafelerin ötesindeki hakikatlerle tarihi gerçekleri siyasi malzeme olarak gündeme taşıyan bir bunağın açıklamalarını kınamak dahi açıklamaya önem atfetmektir. 

Bu minvalde açıklamayı yok hükmünde kabul edip, yıllardır bir silah gibi kullanılmasını da kabul etmiyoruz. 

Bir milletin tarihsel, bilimsel ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde, talihsiz siyasi amaçlarla, başka ülkelerin parlamentoları veya yönetimleri tarafından yargılanması ve mahkûm edilmesi, çarpıtılmış tarihsel iddiaların silah haline getirilmesi her şeyden öte insani bir yaklaşım değildir.

Toplumlar arasında nefret, intikam ve düşmanlık duygularını körüklemek ülkeler ve halklar arasında daha fazla kutuplaşmaya yol açacak ve bölgede barış ve istikrarı yok edecektir.

Tarihsel olayların, dönemsel siyasal ve jeopolitik dinamiklerin gereklerine göre sürekli yeniden değerlendirmeye tabi tutulması ve farklı stratejik önceliklere göre araçsallaştırılmasının, öncelikle bu olaylardan etkilenen halkların tarihsel kimliğine ve konuya muhatap devletlerin uzun vadeli çıkarlarına saygılı bir tutum değildir.

Tarihi gerçeklere rağmen ve bölgedeki iş birliği ve istikrar umutlarını kara propaganda kampanyalarıyla zedelemek ülkeler ve halklar arasında daha fazla kutuplaşmaya yol açacak, kaybeden hem Ermeniler hem ABD olacaktır.

Dünya sömürü imparatorluğu olan senin ülken ey bunak Biden…

İnsanlık tarihine karşı işlenmiş sayısız soykırımları olan senin ülken. 

Kızılderililerin kemikleri üzerine inşa edilen ülke senin ülken. 

Hiroşima’ya attığınız tek bomba ile dakikalar içinde 146 bin insanı buharlaştırarak katleden senin ülken. 

Bir damla petrol uğruna Ortadoğu’yu kan gölüne çevirip milyonlarca Müslümanı öldüren senin ülken.  

Terör bahanesiyle ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarını yağmalayan, ekonomik değerlerini ele geçiren senin ülken.

Tarihi yüz karası olaylara dolu olan ve halen insan hakları ve demokrasi dersi bahanesiyle dünya üzerinde birçok ülkede işgalci konumunda olan senin ülken.

Bu konuda seni muhatap almak bile bu millet için züldür. Siz didinmeye biz büyümeye devam edeceğiz…

YENİ AKİT GAZETESİ

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL