Görünür hedef Erdoğan, gerçek hedef Türkiye
Ülkemizde bir takım medya kuruluşları, bir takım meslek kuruluşları ve ülkede dikili bir ağacı bile olmayan muhalefet, ısrarla “başkanlık” üzerinden Erdoğan’a saldırmayı alışkanlık haline getirerek Türk siyasetini dizayn etmeye çalışıyor.
Birlik, beraberlik, kardeşlik içerisinde büyük ve itibarlı, bölgesinde daha etkin bir Türkiye’yi inşa etme amacıyla hep daha ileriyi hedefleyen Erdoğan’a yönelik nefret dili ucuz, provokatif ithamlarla aralıksız devam ediyor.
Ülkeyi yönetme hakkının efendileri tarafından kendilerine verildiğine inanan, iflah olmaz bir aşağılık kompleksi ile malul olan seçkinler ve “kiralık kirli kalemler”in örgütlü bir tarzda ve bir süredir işledikleri Erdoğan karşıtı tezler, Biden’ın işaretiyle zirve yaptı.
Halkın seçtiği ilk reis-i cumhuru saraydan indirmekten, projelerini iptal etmekten ve destekleyenleri yok edeceklerinden, sarayı utanç müzesi yapmaktan söz ediyor, asacağız gibi abuk sabuk laflar edebiliyorlar.
Vesayet rejiminde kendi gelecekleri için kontrol edilebilir istikrarsızlığı sağlayıp, bu millete derin bir cehalet sonsuz hayalperestlikle kan, gözyaşı, yolsuzluk, ekonomik yıkımla yüklü 90’lı yılları yaşatan beyaz Türkler ve paralel yapı özellikle son dönemde Erdoğan’a karşı akıl ve mantıkla izahı mümkün olmayan bir öfke nöbeti yaşıyorlar.
Türkiye’yi, dünyanın yükselen yıldızlarından biri yapan… IMF’yi ülkeden kovan… Sağlıkta devrim yaparak dünya standardını yakalayan… Büyümede dünya devlerini geride bırakan… Bu topraklarda yaşayan her iki kişiden birinin duasını alan Tayyip Erdoğan düşmanlığı tek sermayeleri kaldı.
Ülkeye çağ atlatarak Marmarayları, hızlı trenleri, Kanal İstanbulları, tüp geçitleri inşa eden, kendi İHA-SİHA’sını, helikopterini, topunu, silahını yaparak bölgesinin en büyük, dünyanın en sayılı askeri güçlerinden biri haline getiren Erdoğan ve gerçekte Türkiye hedef halindedir.
Dün Osmanlı’yı çökertmek için, Abdülhamid Han’a kurulan kumpaslar, oluşturulan koalisyonlar bugün iktidara ve lideri Erdoğan’a, gerçekte ise Türkiye’ye kurulmaktadır.
Yahudi-Haçlı ortaklığı ve maşaları paralel yapı önce Türkiye’yi sonra da Türk ve İslam dünyasını ayağa kaldırmak istediği için Erdoğan’dan kurtulmak istiyor. Çünkü Türk ve İslam imajı Erdoğan’la beraber daha itibarlı hale geldi.
Bu kirli koalisyon Erdoğan’ı, ulusal çıkarlarımız gereği Ortadoğu’da, Doğu Akdeniz’de, Kafkasya’da, Adalar Denizi’nde, Afrika’da dünyanın sahipleri ile birlikte hareket etmediği ve Türkiye’yi yalnızlaştırdığı iddiasıyla acımasızca suçluyorlar. Yani, Erdoğan sömürüye ve katliamlara ortak olmadığı için çok kızgınlar…
Erdoğan kendileri adına Türkiye’de nöbet tutanların düzenine çomak sokup tasfiyeler yaptıkça, medyatik yanıltma ve düşmanlık dilinin dozajı da arttı. Burada tekrar altı çizilmesi gereken husus, Erdoğan düşmanlığının başından beri tek anlamının Türkiye düşmanlığı olduğudur.
Hem içte hem de dışta Erdoğan’ın tek hedef haline getirilmesinin anlamı çok açık. Erdoğan’ın kellesini isteyenler, aslında ülkenin uyanışını, dirilişini ve yeniden dizaynını isteyen duruşu, milli ruhu istiyorlar.
O diriliş, uyanış duruşu, o milli ruh ele geçirilebilirse tehlikenin ortadan kalkacağını, Erdoğan’ın tehlike olmaktan çıkacağını, renksiz, kokusuz, ruhsuz bir politikacı haline geleceğini, dünya müesses nizamı tarafından ehlileştirilip kontrole alınabileceğini biliyorlar çünkü.
2002’den bu yana vesayet rejiminin bütün barikatlarını yıka yıka güçlenerek yürüyen bu büyük halk liderini durdurmanın tek yolunun bu olduğunu görüyorlar.
Liberaller, ulusalcılar, Kemalistlerin paralel yapıyla şimdilerde oluşturduğu yeni ittifakın şifresi aslında Erdoğan düşmanlığında düğümleniyor. Malum, vesayetçiler AK Parti iktidara geldiği günden bu yana bütün demokratikleşme adımlarına, vesayet sistemiyle mücadeleye şiddetle karşı çıktılar.
Yeni bir anayasayla, Erdoğan’ın liderliği ülkeye çağ atlatacak, Türkiye’nin bileğini kimse bükemeyecektir. Bunu gören ve bilen dış şer güçler tekrar devreye girip Erdoğan’ı hedef tahtasına oturttular. Türkiye’nin büyümesi, kendine yetmesi Türk-İslam âleminde ve bölgede yenibaharların habercisidir.
PKK yok oluyor diye kuduran, aman barış gelmesin diye panikleyen ve ülkeye verebilecekleri hiçbir şey olmayan bütün muhalif çevrelerin ellerinde kalan tek sermaye Tayyip Erdoğan düşmanlığıdır.
Bu milletin derdiyle dertlenmeyenden bu ülkeye de bu millete de hayır gelmez.
Erdoğan, büyük hayalleri ve büyük hedefleri olan ve bu hedeflere doğru koşan bir lider olduğu için, yaşadığı dönemin ruhunu kavrayabildiği, mevcut paradigma harici düşünceleri olduğu ve eski kalıpları değiştirmeye cesaret edebildiği için tarih yazıyor. O yüzden de vazgeçilmiyor.
İç ve dış şer güçlerinin düşman olduklarına bizim sahip çıkmamız ülkemize, milletimize, ümmetimize sahip çıkmakla eşdeğerdir. Bu böyle biline, nokta…
YENİ AKİT
-
KONCA 4 yıl önce Şikayet EtAllah Reisin canına sağlık versin. Türkiye güçlendikçe bölgesel bir güç haline geldikçe emperyalistlerin ve içerideki uzantılarının canı çıkıyor. Allah oyunlarını bozsun, ayaklarına dolasın. Kaleminize, yüreğinize sağlık sayın yazarımızın.Beğen Toplam 5 beğeni