Siyaset fukaraları
Milletle kavgalı CHP zihniyeti sözde değişim adına tuhaflıklar sergilemeye, söylemler ile eylemler arasında zıtlıklar yaşatmaya, devam ediyor.
Millete yapmış oldukları yanlışlıklar dolayısıyla helalleşme sözü veren Kılıçdaroğlu, Hz. Ömer adaleti, beytülmal, kul hakkı, namus sözü gibi dini kavramlarla, haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytan takıyyesiyle milletin gönlünde yer etmeye çalışıyor.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Kur’an kursları ve okul öncesi verilen din eğitimini “Orta Çağ zihniyeti” olarak tanımlıyor.
Bir taraftan SP ile ittifak kurup, ılımlı mesajlar vererek dine ve dindarlara karşı eski katılığının olmadığı şeklinde yaklaşımlara, CHP’nin kendini inkârına şahit oluyoruz.
Diğer taraftan CHP genetiğinde olanı saklayamıyor, öz ortaya çıkıyor ve kinini kusuyor.
Esen ilk rüzgâr üzerlerindeki örtüyü atınca gerçek yüzler ortaya çıkıyor. Bu söylemlerin siyasi bir manevra olduğu, formatı yiyerek dumura uğramış kafaların, kokuşmuş ağızların, çürümüş zihniyetin yine içini boşalttığını görüyoruz.
Sergilenen bağnaz tavır muhalefet adına demokratik bir tepki değil, yobazlığın alasıdır.
Yeni Şafak’tan Yusuf Kaplan’ın tahliliyle “Bu milletin siyasi genetiğini, tarih yapıcı ve coğrafya inşa edici gücünü gömüp, unutturup, hafızasını ve hatırasını yok edip, kimliklerini aşındırıp köleleştirmek isteyen…
Bu milleti ekonomik zorluklarla, fakirlikle, terörle, ilkellikle, içlerindeki kötülük duygularıyla boynu bükük, özgüvenini kaybetmiş hale getiren…
Bu ülkenin milli kimliğinden, duygularından, şahlanışından, yükselmesinden rahatsız olan, terör örgütleriyle bile ortaklık kuran…
Türkiye’yi yine zavallı, gölgesinden korkan, Brüksel’den, Londra’dan, Berlin’den, Washington’dan yönetilen ülke haline getirmek isteyen…”
Milletle irtibatını kopartan, milletin gönül defterinden silinen, siyasi tükenmişlik yaşayan, yalan, terör ve iftira haricinde millete söyleyecek hiçbir sözü olmayan CHP yönetiminin din takıntısı, İslam hazımsızlığı gerçekten son derece karanlık, son derece orta çağı temsil eden bir zihniyet değil midir?
Aşağılayıcı ve dışlayıcı tavırlarıyla her gün milletin değerleriyle kavga ve mücadeleyi marifet zanneden muhalefetin toplumumuzu kutuplaştırması orta çağ zihniyeti değil mi?
Milli meselelerinde Türkiye’den yana tavır koymayan, Suriye’de terör haritasına müdahaleye, Irak’ta teröre müdahaleye karşı çıkan, Akdeniz’deki haklarımızın korunması için Libya ile anlaşmaya karşı çıkan vesayetçilerin, çalışmadan, üretmeden, hiçbir riske girmeden kazanmaya alışmış tufeylilerin “yüzsüzlüğün bu kadarı” dedirten açıklamaları değil mi?
Türkiye’yi emperyalist odakların ekonomik baskılarıyla yıkmaya çalışanlara destek veren, erken seçim söylemleri ile kaos oluşturmaya çalışan bu zihniyetin temsilcileri “genlerinde olanın gereğini yaparak” ülke aleyhine olan her şeyi savunuyor.
Diyanet’in kurslarında dua, şükür, özür dileme, sevgi ve merhamet, saygı, sorumluluk, yardımlaşma, sabır, iyilik, doğruluk ve dürüstlük, adalet, Allah’ı, Peygamberi, Kur’an’ı, insanları, kâinatı, dinini, vatanı sevmek öğretiliyor.
Hz. Ömer adaleti, beytülmal, kul hakkı, namus sözü sizin için ağır mevzulardır, siz cahil cühela takımı bu değerlerin ağırlığı altında ezilirsiniz.
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytan sloganının tamamıyla öğretilmiş takıyye olduğu aşikâr. Gölgeleriyle savaşan samuraylar olmak yerine, lisan-ı münasip ile konuşmaya, tartışmaya, düştüğünüz çukurdan kurtarmak için değişime, gelişime gayret göstermezseniz yok olmaya mahkûmsunuz.
Kısır tartışmaların, günübirlik dedikoduların, birkaç gün sonrasını göremeyen siyasi söylemlerin, cambazlıktan başka bir işe yaramayan yorum ve analizlerin hükümranlığını sona erdi artık.
Türkiye’nin bugünkü gerçekleriyle yüzleşip küçük hesaplar sayfasını kapatma, küçük hesapların peşinde koşmak yerine ülkenin ve milletin lehine olacak icraatlar yapma, yapanlara destek olma zamanıdır.
90 yıl öncesinin hayaliyle yaşayanlara halkımız yüz vermiyor, ciddiye de almıyor…
Fitne-fesat üzerinden mevzi savaşları verenleri, küçücük çıkarları için büyük laflar edip bunu memleket meselesi olarak pazarlayanları milletimiz gale almıyor.
Terör örgütleriyle aralarına mesafe koyamayan, milleti değil teröristleri kucaklayan, darbecilerin avukatlığına soyunan, 28 Şubat’ın aktörlerine sahip çıkanları milletimiz affetmiyor.
Milletin hayrına olan her düzenlemenin karşısında duran, TBMM’nin saygınlığına gölge düşürecek her türlü eylemin içinde yer alan, siyasetini sadece Erdoğan ve AK Parti’ye hakaret üzerinden dizayn eden zihniyete bu millet iktidar yüzü göstermiyor.
Dillerinde küfür, hakaret, hallerinde taciz, kişilik haklarına saldırı, nezaketsizlik, terbiyesizlik, ileri gitme, haddi aşma yani aklınıza ne geliyorsa hepsi var olan 100 yıllık köhne zihniyete milletimiz itibar etmiyor.
Müslümana hakaretin, kumpasın, yalanın alasının, rüşvetin, zinanın var olduğu, gerçek olduğu bir zihniyete bu millet niye inansın, niye güvensin?
YENİ AKİT GAZETESİ
-
Tuğlu... 4 yıl önce Şikayet Eteyvallah hocam, Allah bu zihniyete fırsat vermesin...Beğen
-
Atsız kahraman 4 yıl önce Şikayet Etyazarın yazdıklarına katılmamak mümkün değil, yanlış yanlıştır, doğruda doğru, siz bunu göremiyorsanız ben ne yapayım.Beğen Toplam 4 beğeni
-
mustafa 4 yıl önce Şikayet EtAllah cc ülkemizi şerlerinden belalarından korusun bunların.Beğen Toplam 7 beğeni