Akif Beki
Akif Beki
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Tanrıların hünsa avatarları

GİRİŞ 15.05.2009 GÜNCELLEME 15.05.2009 YAZARLAR

‘Eşcinsel ve Müslüman’ başlıklı yazım...
Değil mi ki, ‘Cevap soruda gizlidir; bazen sorup, peşini bırakmak lazım’, dedim.
Bu kez sorular, benim peşimi bırakmadı.
‘Peki senin cevabın nedir?’ diye soruyorlar.
İtikad konularında bir fırka daha var.
Adı, Mürci’e.
Benim görüşüm, işte şu kadarcık onlara benzer:
Neyin günah, neyin sevap olduğuna fetva veremem.
Bu dünyada kimsenin günah-sevap defterini tutmak da bana düşmez.
Herkesin inancı da, yaşam biçimi de, günahı da, sevabı da kendine.
Ne hesap gününün zabıt kâtibiyim.
Ne de cehennem zebanilerinden el aldım.
Bu dünyanın krallığı da bana ait değil.
Allah’ın işine ise hiç karışmam.
Diyorum ki;
Alman usulü, herkes kendi hesabını kendi kesesinden, kendi iman cinsinden ödesin.

***

Ama madem ki başladık bir kere...
Tartışmanın eksik parçasını da tamamlayalım.
Önce, Ertuğrul Özkök’ün 14 Aralık 2008 tarihli yazısından bir alıntı.
“Floransa’daki Davut heykelinin önünde toplanan kalabalıklar artıyor.”
Başlığı, Michelangelo’nun dönüşü:
...
Erkek gövdesi, asırlar sonra geri dönüyor.

...
Evet, teşhis doğrudur.
Davut ve Baküs geri dönüyor.
Onların hünsa duruşları, Davut’un elindeki o mana, 20. yüzyılın basit gay teorileriyle asla açıklanamaz.
Onlar bambaşka bir şeyi ifade ediyorlar.
Hem kadına, hem erkeğe ait olan yepyeni, farklı, tanımadığımız bir şeyi.
O yüzden diyorum ki, Michelangelo’nun dönüşüne kimse mani olamaz.
Ne korkak ve yasakçı erkek istibdadı, ne de inkârcı kadın iktidarı.
Sanatın ve cinselliğin 21. Yüzyıl Manifestosu, Floransa’da ve Roma’da yeniden yazılıyor.
Mesih oradan yürüyüşe başladı.’’

***

Erkek ve kadın bedenleri...
İnsan muhayyilesini epeyce meşgul etmiş bir mesele.
Sanatın da, dinlerin de müşterek oyun sahası.
Bu yüzden sanat tarihi ile dinler tarihini birbirinden ayrı düşünmek imkansız.
Ertuğrul Özkök gibi insan bedenini keşfe çıkacaksanız, bu arkeolojik çalışmayı daha gerilerden başlatın.
Batı’da ‘güzel sanatlar’ın kilise etrafında gelişip serpilmesini bırakın bir kenara.
Hint Vedaları’na, Upanişadlar’a kadar geri gidin.
Çünkü Davut’un elindeki mana, orada saklı.

***

Michelangelo, papa hazretlerinin has sanatçısı.
Sistine Şapeli’nin tavanlarına çizdiği Âdem ile Havva tasvirleri, cüretkâr...
Kıyamet Günü resmi de fazla müstehcen bulunur.
Golyat’a saldırı anındaki çıplak Davut heykeli de öyle.
Yaratılışın izinden gidip, insan bedenini yüceltir.
Ve hâlâ bir kilise sanatçısıdır.
Kalvinist Amsterdam burjuvazisine resim satan Rembrandt ise, müstehcenlikle kafa bulur.
Ganymedes’in Kaçırılışı tablosu, mitolojik eşcinselliğin alaycı tasviridir, derler.
Kartal şekline giren Jüpiter’in, genç adamı, tanrıların dağı Olimpos’a kaldırması...

***

Kılıktan kılığa, şekilden şekile giren hünsa tanrılar...
Transformers oyunundan çıkmış gibiler.
Robota dönüşen arabaların şefi Optimus Prime, Hint mabedinin şef-tanrılarına benzer.
Kâh kadın, kâh erkek suretinde çıkarlar karşımıza.
Tebdil-i kıyafet dolaşırlar, yeryüzünde.
Tanrıların üç şefi: Vişnu, Şiva, Şakti...
Maskeli balo havasındalar.
Avatarları, maskeli kişilikleridir onların.
Destan kahramanı delikanlı Rama olurlar; bilge prens Krişna’ya dönüşürler...
Sonra Siyah Ana Kali, güzeller güzeli Leydi Lakşmi, fettan tanrıça Parvati kılığına bürünüp, öyle görünürler.
Hem tanrı, hem tanrıçadırlar.
Hem karı, hem koca...
İnanışa göre, insan ve kâinatın ruhu Atman, çift cinsiyetlidir.
Yalnızlıktan canı sıkılır.
İkiye bölünür; bir yarısı erkek, bir yarısı dişi...
Kendini kucaklamasından insan soyu peydah olur.
Yani, cinsellikten maksat üremedir.
Erkeklik ve dişilik.. ikisi birden hayatın kaynağı...
Yaratılışın anahtarı ve kilidi...

***

Erkek bedenini de, kadınınkini de teşrif eden tanrılar...
Âdem’i de, Havva’yı da kutsamış olmuyorlar mı?
İnsan soyunun çoğalması, bolluk ve bereket...
Zevkler mabedinin hünsa avatarları, kilise sanatçıları,
bize bunu anlatmaya çalışıyor olmasın?

AKİF BEKİ - RADİKAL
akif.beki@radikal.com.tr

 

YORUMLAR 4
  • dursun ali tökel 16 yıl önce Şikayet Et
    çizenler. tanrıları hünsa avatar çizenler, tanrısal kattan gelenler değil ki? onlar insanın kıt algısının kendince yansıması. üremeyi sadece cinsel fonksiyonlaral sınırlı tutanlar, tanrıLAR diye çoğul kullanınca, bu çoğulluğu doğuma ve onu da kendileri gibi cinsel hallere yorumladılar. fakat hünsa karakter çizimi, insanın "onların cinsiyeti bizim gibi sınırlı değil, değişkendir"in yansımasıdır ve hiç de karmaşık değildir. hünsa karakter aşkın değil, sapkın karakterdir, niye seçkin olsun ki? mahkumiyetten....
    Cevapla
  • cevat kelle 16 yıl önce Şikayet Et
    ağır olduğundan değil. bence yazı luzumsuzluğundan mutevellit yorum almamış, sen kendi Allahını esma-sıfat-şuun-ef'al detaylarında şeksiz şüphesiz tanıdınmı ki elin putlarını bu kadar irdeledin? Ne demiş Ustad; batılı tasvir safi zihinleri idlaldir, Akif Beki keşke yapmayaydın...
    Cevapla
  • Rifat Topcu 16 yıl önce Şikayet Et
    Hani Islam ?. Sayin beki yazin karmasik ama edebi. Böyle bir yaziyi Islamin bu konudaki görüsü ile bitirmeni isterdim. o zaman harika olurdu.
    Cevapla
  • Metin Yazar 16 yıl önce Şikayet Et
    Tanıştık.. Yazı çok ağır gelmiş olmalı ki hiç kimse şu ana kadar yorum yapmamış.Belki de yapmışlardır fakat henüz yayınlanmamıştır. Beki'nin genel kültürünün bu kadar geniş olduğunu hiç düşünmemiştim.Bu yazının bir iki saatlik internet araştırmasının ardından yazıldığına inanmıyorum.Yazı benim gibiler için ağır ama en azından sadece isimlerine aşina olduğumuz kişileri,"tanrıları" az da olsa tanımış olduk.
    Cevapla