Ali Bayramoğlu
Ali Bayramoğlu
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Operasyonlar ışığında cemaatin kısa siyasi tarihi

GİRİŞ 06.08.2014 GÜNCELLEME 06.08.2014 YAZARLAR

Tartışma yoğun, soru pek çok: Operasyonun zamanlaması, sistem temizliğini mi yoksa bir iktidar savaşını mı ifade ettiği, otonom dokunun oluşumunda siyasi sorumluluğun kime ait olduğu bunların önde gelenleri.

'Cemaat' gerek akademik gözlükle gerek gazeteci olarak 1990'ların başından beri yakından izlediğim konulardan biri oldu. Şüphe yok, cemaat her zaman çok katmanlı bir yapı olarak karşımıza çıktı. Dini boyutu, sosyal boyutu, kültürel boyutu, siyasal boyutuyla bunlar üzerinden hem ayrı ayrı anlam taşıyabilen hem iç içe geçen bir bütün oluşturdu.

Dini örgütlenmelerin baskı altında tutulduğu, sistem açısından ve laik kesimin gözünde bir korku ve öfke nesnesi olduğu dönemlerde cemaat, toplumsal ve inançsal yönleriyle öne çıktı. Din-devlet-toplum ilişkilerinde kapalı toplum düzeninden açık toplum düzenine geçilmeye başladığı günlerde laik kesimde 'Türk muhafazakarlığı', 'din ve modernleşme ilişkisi', 'hoşgörü', 'birlikte yaşama' başlıkları altında ele alınırken, diğer dindar gruplardaki kesimde cemaate mesafeli yaklaşım da esnedi, bellek üzerine örtü çekildi. Gerek ilahiyat yaklaşımı ve devlet ilişkileri bakımından gerek Gülencilerin örgütlenme ve eylem tarzı bakımından tartışmalar dindi. Farklı İslami eğilimler arasında dindarlık, hatta İslamcı dayanışması çerçevesinde relatif bir yakınlaşma başladı.

1990'ların ikinci yarısı ve 2000'lerin ilk döneminde ana eksen böyleydi.

Ardından 'kırılma' geldi.

Cemaatin siyasi boyutu, sosyal ve kültürel boyutlarını hızla geride bırakmaya başladı. Siyasi boyuttan kasıt, devlet içinde örgütlenme ve yayılma, örgütlü bir yapıyla sistemin ana mekanizmasını kontrol etme ve devlet politikalarını yönlendirme, tasfiye politikaları izleme, iktidara talip olma gibi hususlardır.

Şüphe yok ki, AK Parti iktidarı, din-devlet ilişkilerinde açık toplum dönemi siyasi yönün gelişmesinde önemli bir rol oynadılar. Ancak bu iki unsur cemaatin 'sosyal'den 'siyasal'a geçişini, 'yumuşak güç' olmaktan 'keskin güç' olmaya yönelmesini tek başlarına açıklamazlar.

Yazının tamamı için tıklayın...

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL