Ali Bayramoğlu
Ali Bayramoğlu
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Bu ülke değişiyor ve değişecek…

GİRİŞ 02.08.2008 GÜNCELLEME 02.08.2008 YAZARLAR

"Biz bugüne kadar Sayın Tayyip Erdoğan'ın ne değiştiğine inandık ne de bundan sonra değişeceğine inanırız. Eğer bu değerlendirmemiz hatalı olsaydı zaten "kapatma" davası açılmazdı…"

İşte yıllardır anlatmaya çalıştığımız sorun, asıl sorun budur…

Oktay Ekşi'nin temsil ettiği zihniyet için demokrasi bir ayrıcalıklar sistemi olduğu oranda sadece sübjektif bir kanı meselesidir, hatta Ekşi gibilerin değerlerinden üreyen ve o değerlerle tanımlanan bir inanç meselesidir…

Oktay Ekşi gibi deneyimli bir yazarın kendisini bu denli basit bir tuzağa düşürmesinin nedeni bu kör ve keskin inançtır belki de…

Aksi halde kapatma davasının açılmasını kendi inancıyla açıklar ya da kendi inancını kapatma davasının varlığıyla yorumlar mıydı?

Öte yandan hakkını teslim etmek gerekir Ekşi'nin, kapatma davası gerçekten de bu "değişmez ve keskin inanç ve inanç sahipleri" yüzünden açılmıştır…

Bu zihniyetin bundan sonra izleyeceği yol haritası da bellidir…

Ve harita Oktay Ekşi'nin şu satırlarında gizlidir:

"Erdoğan bu karar ardından tekrar 'yeni bir sayfa' açmaktan söz edebilir. Hatta orada burada -örneğin kabinede- kozmetik bazı değişiklikler yapabilir. Ama o tutumunun ömrü uzun olmaz. Birkaç ay sonra her şey 6 senedir gördüğümüz noktaya döner ve bu film tekrar vizyona girer…"

Bir tür "savaş" diyor Oktay Ekşi…

Toplumuna güvenmeyen, topluma inanmayan, kendi bakışını değişmez doğru, kendi hakkını asli hak kabul eden insanlar için değişim yoktur, onlar için ötekilerle ilişki "sonsuza kadar dışlama", "sonsuza kadar savaş" mantığı üzerine kuruludur…

Bu ülkede egemen seçkinci ve bürokrat bakışın özü de budur.

Bugün ülkede yaşanan kutuplaşmalara bakılacak olursa, bu öz, Türk siyasi kültürüne özellikle güvensizlik şeklinde nüfuz etmiştir…

Ancak umut hep vardır…

Bir kere bu zihniyet kumanda dairesine oldukça uzak günler yaşamaktadır. Ve Başbakan Erdoğan bu tutuma, bu zihniyete rağmen "vurguladığı o yeni başlangıcı" yapma imkanlarına sahiptir…

Ancak bu başlangıç "keskin inançlılara", "güvensizliklerini bir kimlik haline getirenlere" duygusal konuşmalar yapmak, istedikleri yönde tavizler vererek onları okşamak anlamına gelmez…

Başlangıç daha güçlü demokrasi arayışından, daha etkin reform programlarından geçer…

Toplumu ikna yolu onu demokratik olarak seferber etmekten geçer…

Bunlar ise ancak değişim sürecinin derinleşmesiyle mümkündür…

Türkiye bir süredir yeni başlangıçlara yelken açamadıysa, bunda değişim sürecinin Ekşi zihniyeti tarafından durdurulmaya çalışılmasının önemli bir payı vardır…

Türkiye bir süredir değişime direnenlerin çeşitli hamlelerine siyaset adı vermiyormu?

Ergenekon davasının özü, örneğin, 2002'de başlayan değişim sürecini darbe, suikast, kaos yoluyla durdurmak değil midir?

Kapatma davası,bazılarının gözünde , Ak Parti doğal çizgileri aştığı ve değişim süreci kontrol edilemez hale geldiği için açılmadımı .Evet, bu öyle bir siyasettir ki, değişim sürecine karşı hamlelerin bir ucu (yasal ucu) kapatma davasına uzanmakta; diğer ucu (yasa dışı ucu) ise Ergenekon çetesine bağlanmaktadır.

Şimdi yeni bir başlangıç için yapılması gerekenler ortadadır…

2005 yılı sonunda kesintiye uğrayan reform sürecini ihya edilmesi gerekir…

Ve anayasanın hızla demokratikleştirilmesi gerekir…

Toplumsal katılımın geniş olacağı, özgürlük konusunda bir yarışma ortamının doğacağı bir başka anayasa için tartışma sürecini açmak hiç de zor değil….

Ergenekon davasına gölge düşmesini engellemek, 2003 ve 2004'teki askeri iten, reform seven toplumsal ruh haline dönmek böyle mümkündür…

Umarız öyle olur…

alibayramoglu@tnn.net

YORUMLAR 7 TÜMÜ
  • alirizakaratas 17 yıl önce Şikayet Et
    türünün son örnekleri. Oktay ekşi gibileri ekşiyen yoğurt misali artık ne ayran olur ne mayası onun gibileri olsa olsa türlerinin son örnekleri olabilirler.Bence bu saatten sonra yazdıklarınıda kaale almaya değmez zaten ertesi gün kendine okutsan hatırlayamayacak yaşa gelmiş Allah en kısa zamanda hidayete erdirmesi dileğimle.
    Cevapla
  • isa ertuğrul 17 yıl önce Şikayet Et
    Halk artık yemiyor. akıllarısıra laiklik elden gidiyor tezgahıyla bizleri kandıracaklar.Ne demişler hayvan terli artık yemiyor.Pekala bizde korkuyoruz Din elden gidiyor,ezan elden gidiyor kominizim geliyor,40,lı yıllarda yaptıkları gibi Atatürk,ün resmini paramızdan silecekler,bu Chp,den herşey beklenir.Ama halk onları müzmin ikdidarsız yapmıştır,istediğikadar Ekşi gibiler kendini yırtsın yine biz kazanacağız.
    Cevapla
  • Ekrem Erol 17 yıl önce Şikayet Et
    Kendine baksın!. Oktay Ekşi önce kendine, sonrada takvimlere. (birden fazla olursa iyi olur) belki baktığı takvimlerin bazıları hala 1930-40 yılları gösteriyor olabilir. Yeri gelmişken birkaç hatırlatma da ben yapayım; artık internet vaaar, kameralı cep telefonları var, uydu kanalları vaaar ve Tek parti ve tek tv. kanallı bir ülkede yaşamıyoruz beyim!
    Cevapla
  • yüksel demiray 17 yıl önce Şikayet Et
    Kendilerinin de insan olduklarını anlamadıkları sürece. Eski Roma da halk katmanlara ayrılmıştı.Yönetime katılma hakkı bulunan asiller ve askerler karşı tarafta köylüler ve köleler.Sistem öyle düzenlenmşti ki katmanlar arası geçiş asla mümkün değildi.Türkiye şimdiye kadar gizliden gizliye böyle kast sistemiyle yönetildi ancak bir farkla katmanlar arası geçiş ancak rejimin koyduğu kurallara biat edenler için mümkündü.Kastı aşmanın kurallarını insanlar zorladıkça karşı tarafta direnç artıyor.Neyseki akıl üstün gelmeye başladı Oktay Ekşi gibilerin nesli tükendi.
    Cevapla
  • ibrahim mengi 17 yıl önce Şikayet Et
    Ne yani. Bu ülke birileri gibi bukelamun mu ki değişsin. Bu güzelim ülke gelişecek ilerleyecek.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle