Biriken özür borçları Devletin özür borçları
1915'e yönelik bireysel özür kampanyasından basının haberdar olmasıyla saldırılar da başladı. Sık söylenen söz şu: Özür kimsenin haddi değildir
Asıl bireyin özür duygusuyla kaplı olmasını ve özür dilemesini engellemek kimsenin haddi değil
Özür erdemdir, ahlaktır, arınmadır, ait olduğun kimliği bir anlamda erdemle yüceltmedir.
Daha ileri gidelim
Mesele bireyin değil, aslında devletin özür dilemesidir. Sözünü ettiğimiz sadece 1915 değildir. Bu ülkede sistem kirliliği korkutucu boyutlardadır.
Derin kirliliğin işaret ettiği temizlenme gereği de o denli derindir
O denli derindir, zira gerçek sorun ve gerçek temizlik kişilerin değil, kurumların oynadığı rolle ilgilidir.
Yaptırım olmayan yerde, yaptırımın kurum politikalarını hedeflemediği yerde siyasi temizlik yapılamıyor.
Örnek mi?
Yunanistan'daki “son askeri darbe”yi gerçekleştiren ve hayatta kalan “generaller”den sonuncusu uzun süren hapis döneminin ardından, yaşından ötürü affa uğrayabilmesi için toplumdan özür dilemek zorunda bırakıldı.
Türkiye'de “son askeri darbe”yi gerçekleştiren “general” ise “Güney sahilleri”nde yaşıyor, resim sergileri açıyor, pop şarkıcılarla yanak yanağa pozlar veriyor, siyasetle ilişkin beyanatlar veriyor.
Bilinir; “bir suç yaptırımsız kalırsa, suç olmaktan çıkar”, meşruluk kazanır, sistemin işleyişinin parçası haline gelir...
Zira “kural ve ilke”nin yerini “güç, güce tapınma, güçten medet umma” alır.
Öylesine ki, hukuku katledenler, yolsuzluk yapanlar değil bu katliamlara ve soygunlara işaret edenler suçlu ilan edilir...
Türkiye bunu hep böyle yaşadı ve yaşıyor...
Bu ülkede askeri darbeler böyle meşrulaştı ve yenilerine böyle zemin hazırladı; Çorum'dan Maraş'a 70'li yılların katliamları, bir iki istisna dışında hemen tüm siyasi nitelikli yolsuzluk dosyaları da keza...
Uçak alımlarına ilişkin milyarlık “Lockheed Yolsuzluğu”nun aydınlığa kavuşmadığı tek ülkedir Türkiye...
Bu yolsuzluğun 1982 Anayasası'nın bazı geçici maddelerinin koruyucu kanatları altına gizlendiği ülkedir. Üstelik bu konuda yazı yazmanın, fikir beyan etmenin bazı kurumlara hakaret etme anlamına geldiği ülkedir.
Türkiye'de temizlik denince devlet kurumları arası mücadeleler, güç kavgaları akla gelir, daha doğrusu pislikler bu itiş kakışta ortaya çıkar.
Ama bu gerçek bir temizlik midir?
“Aynı karanlıkta koşan”, dolayısıyla birbirini andıran “rakiplerin rant ve iktidar dalaşından ipucu ve bilgi edinme alışkanlığı” ile hukuki şeffalık aynı şey olabilir mi?
Rasyonel bir sistemin işleyişi ve ideal bir yasal düzenin ruhu açısından hiçbir anlamı olmayan, bu itiş kakış, iç mücadele mekanizması yerini “hukuk”a bırakmadıkça, temizlik konusunda yol almak mümkün olamayacak gibi görünüyor.
Bakın, Malatya davasında ipuçları nasıl ve ne yollarla Özel Harekat'a, devletin savcılarına kadar uzanıyor.
Nasıl açıklanır bu durum?
Bu konudaki en küçük şüphede bile Türkiye'nin ayağa kalkması gerekmez mi?
Bu durumda üzerine gidilmesi gereken sadece Özel Harekatçılar değil, bizzat Özel Kareket kurumu değil midir?
Bu beklentiye karşılık oluşturacak bir iradenin varlığından o denli uzağız ki
Oysa yol açık, zaman olgundur
Yargının gücü yetmiyorsa, siyaset harekete geçmelidir.
Yargıyı siyaset pekiştirerek hareket ettirmelidir
Bu köhne sistemin, kendi topluma yüklü bir özür borcu var
Ve özürün hâlâ mümkün olan tek yolu var:
Suçluları gerçekten cezalandırmak ve malum yapısal eşiklerden, ağır yaptıımlarla“eşikler”nden atlamak...
Ali Bayramoğlu - Yeni şafak
alibayramoglu@tnn.net
-
suleyman d 17 yıl önce Şikayet EtHepiniz ermeni değil miydiniz? Kim kimden özür diliyor,gel de anla. Yazarımız alabildiğine gerçekçi bir konuya fazla duygusal yaklaşınca kendini şu anda içinde bulduğu duruma düşürürmüş. Cesareti varsa; net olarak bilinen konulardan başlayarak tarihin karanlıklarındaki belirsizliklere doğru gitmeyi denese ya! Yani önce Ermeniler;pkk katliamlarından, Azerbaycan katliamlarından, asala katliamlarından özre bir başlasınlar bakalım.Sonrasına sonra bakar.Beğen
-
ahmet akman 17 yıl önce Şikayet Etözüre gerek yok.. Ermeniler,Osmanlının 1878 den sonra zayıf düşmesini fırsat bilerek ayaklananmalarından ötürü güven sarsıldığından tehcir oldu. Osmanlı zulüm için değil devletin devamı için zorunlu olarak tehcir yaptı. Ermeniler kumar oynadılar kaybettiler. Ödediklere bedele karşılıkta devlet kurdular. Özüre gerek yok.Beğen
-
yılmaz doğru 17 yıl önce Şikayet Etözür dilemek. özür dilemek erdemliktir,büyüklüktür ama kime karşı vatanımızı bize zehir edenlerdenmi yoksa vatanımızı parça parça yapmaya çalışanlardanmı veya onlara diyelimki ,siz bize az yaptınız ,özür dileriz yapmak istediklerinizin bir kısmını yapamadınız buyurun gelin görevinizi tamamlayın mı diyelim.diyelimde hep yeremi bakalım. bu millet asil bir milletir yere bakmaz yere baktırır.bunu unutmıyalım beyler.Beğen
-
fikretçiçek 17 yıl önce Şikayet EtEn iyisi. En iyisi kampanyanıza Türkiyeden özür dilemeyi de ekleyin(Ermeniler yerine)olsun bitsin.Kaldı ki Türkiyede yaşayan Ermeni yurtdaşlarımızla hiç bir hesabımız yok.Hatta onlar bize emanetlerdir.Hiçbirinin burnunun kanamamasını sağlamakta görevimizdir.Beğen
-
fikretçiçek 17 yıl önce Şikayet EtÖzür. Özür dileyelim de;Ermeniler de bizden dileyecekler mi?Ruslara kanıp onlar da bizi katletmedi mi?Şehit edilen onlarca diplomatlarımızdan kim özür dileyecek?Elbette düşmanlıkları bırakalım.Ama özür dilemeyi tarihi karşılıklı araştırdıktan sonraya bırakalım.Beğen