Ali Bayramoğlu
Ali Bayramoğlu
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Vicdan sesi ülkenin ve insanın geleceğidir

GİRİŞ 18.12.2008 GÜNCELLEME 18.12.2008 YAZARLAR

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül sorulan bir soru üzerine özür kampanyası hakkında, "ifade özgürlüğü sınırları içindedir" dedi.

Yapması gerekeni, doğru olanı yaptı…

Fikir beyan etmedi, sivil alanla siyasi alan arasına mesafe koydu, imkan, hak ve ilkenin altını çizdi…

Başbakan Tayyip Erdoğan yine bir soru üzerine, "bunlar yanlış girişimler, ortalığı karıştırmak, huzurumuzu kaçırmaktan başka bir işe yaramaz. Herhalde onlar böyle bir soykırımı işlemiş olacaklar ki özür diliyorlar…" dedi.

Yanlış yaptı.

Başbakan böyle düşünüyor olabilir, ancak o makama düşen "sivil ve bireysel bir kampanya" hakkında hüküm vermek, o kampanyaya siyasi tavır almak değildir.

Demokratik ülkelerde siyasi merkezler, hükümetler sivil alana bu anlamda ve bu şekilde müdahale etmezler, hele kendi aydınlarını hedef hiç göstermezler…

Tersine böyle durumları araçsallaştırmaya çalışırlar…

Bu ülkenin bütün vatandaşları devletin resmi görüşünü paylaşmak, resmi tarihini benimsemek zorunda değildir…

Toplumlar, devletin resmi görüşünün yaygın kanaati oluşturmadığı, fikirler ve algıların çeşitli, hatta çelişkili olduğu oranda çoğulcu olurlar.

Tarihte olanların, özellikle katliamların her zaman izi, belgesi olmaz.

Tarihte yaşananların yorumu, sadece tarihi yeniden kurarak, sıkça kendi kimliğine yontarak okuyan tarihçilerin tekelinde de değildir…

Ancak şunu hatırlatmak isterim:

"Ozurdiliyorum. com” sitesine girip, ilk çağırıcıların isimlerinden oluşan 300 kişilik listeye göz atarsanız, bu listede Türkiye'nin en etkin, en gözde onlarca tarihçisi ve dönem uzmanın, önde gelen yazar, sanatçı, edebiyatçı, bilim adamlarının isimlerini görürsünüz.

Bu liste ana hatlarıyla Türkiye'nin bugünkü "düşünce dünyası"nın ana dokusunu oluşturmakta ve temsil etmektedir…

Başbakan'ın "yazar, çizerlerler" diye geçiştirdiği bu grup, Başbakan'ın yönettiği ülkenin "entellijensiası"nı oluşturmaktadır.

Bu kadar isim, bu kadar imza böyle bir metnin altında yer alıyorsa, Başbakan'ın ve onun gibi düşünenlerin bunun nedenini sorgulaması gerekir.

Düşünmek gerekir…

Ön yargılardan hareketle açıklamak, kulp takmak kolay iştir…

Şu kanım açık:

Bu kampanya yarın ülkenin hayrına atılmış önemli adımlardan birisi olarak anılacaktır. Kapalı toplumu savunanlar, tartışmadan, yüzleşmeden ürkenler o zaman muhtemelen bugünü, bugünkü tavırlarını çoktan unutmuş olacaklardır.

Bu adım ülkenin kimliğinin olgunlaşması, demokratlaşması, bir vicdan borcunun ödenmesi ve özgürleştirici itirafla ilgili bir adımdır…

Ve tek sonucu olacaktır: Güven ve barışçıl güç yaratmak…

Kampanya metninin yazımına katkım oldu.

Bu metin tarih hakkında "hüküm vermeme" üzerine kuruludur.

Metin, 1915'te olanın kabulünü öngörmekte ancak, her kişiye 1915'e istediği sıfatı verme imkanı tanımaktadır.

Metin kişiye yöneliktir ve kişinin özürü, duygusunu ifade etmektedir.

Başbakan'ın sandığı gibi ne millet ne devlet adına özür vardır…

Aslında olmalı mı?

Evet olmalı, ileride olmalı, devlet özür dilemelidir…

Peki kişisel özür olur mu?

Evet olur…

Özür için eyleme katılmak gerekmez, 1915'te yaşamış olmak da gerekmez…

Bunca yıldır suskun kaldığı için özür diler kimisi, bir diğeri hakim unsur olmanın getirdiği vicdan borcu için, bir başkası 1,200,000 kişinin bıraktığı mallar, mülklerden ister istemez dolaylı olarak faydalandığı için…

Sadece 1915'te değil, 1934'te Trakya'da Museviler şehir ve kasabalarını bir iki hafta içinde terk etmek zorunda bırakılınca "ölü fiyata satılan mallar mülkler", Türkleşen sermaye, 1942'de "Varlık Vergisi"nde benzer başka bir furya…

Örnek pek çok…

Türkiye'de sermaye birikimi, sınıfsal yapı bu süreçle çok yakından ilgilidir…

Herkesin eli var bu çanakta…

İsteyen bana ne der, varsın desin…

Ama demeyenler de var, kimse bu vicdanlara karışmasın…

O vicdanın sesi bu ülkenin ve insanın geleceğidir…

YORUMLAR 22 TÜMÜ
  • Ali Haydar 17 yıl önce Şikayet Et
    Özür. Yunan işgalinde Sultanhisar'bağlı bir dağ köyünün camisine orada yaşayan ne kadar nüfus varsa doldururlar pencerelerini dışarıdan çiviyle kapatırlar içeriye şimdilerde olduğu gibi yangın çıkartacak şeyler atarlar.Makinalı tüfeklri çalıştırıp hepsini kurşunlayıp soykırım yaparlar.Bir anne yeşil kundaklı bebeğini ölmekten kurtarıp kendisi öldürülür.Rumlar bunu yaptılarsa Ermeniler yapmadı mı?Duyanlar da soykırımı yaptığımz için özür diletmeye kalkışsa ısyan etmez misiniz?İlerde PKK dan da özür isteyecekler...
    Cevapla
  • ahmet yasin 17 yıl önce Şikayet Et
    kim özür diliyor?2. Korkuyorlar çünkü cumhuriyet kurulduktan sonrada bu sefer müslümanlara ve kürtlere aynı zulmü yinelediler!Onun ortaya çıkması rahatsız ediyor!Bu ittihatçı sağlıksız,çarpık zihin yapısı!Dikkat ederseniz devlet içindeki bürokratlarda da aynı zihin yapısı var!Zaten türkiyede niye eğitim bakanlığının önünde milli ibaresi var?Bu zihin yapısında insanlar yetiştirmek için!Allah'tan arasıra bazı bozuklar!! çıkıyorda sağlıklı düşünüp topluma rehber olabiliyorlar...
    Cevapla
  • Cafer UÇA 17 yıl önce Şikayet Et
    Kimin için kime özür diliyorsunuz?. Türk milleti yüz yıllardır beraber yaşadıgı hem devletin idari makamlarına getirerek geniş yetkiler verdiği bir milleti yeter artık biz sizlerden bıktık sizi yok edeceğizmizmi dedi?Tarih içersinde bütün olayların bir nedeni vardır.Şayet birileri size bir şey yaparsa vereceğiniz cevap meşrumüdafadır.Karşılık veremiyorsanız ozaman sonunuz gelmiştir.Tarihteki bu olay bir tarafın magduriyeti ile sonuçlanmadı onlar kadarda Türk insanını yok ettiler bunlar için vicdanınız rahatmı?Sizler kimin aydınınısınız?
    Cevapla
  • bahar ılgaz 17 yıl önce Şikayet Et
    Yeni Şafağın pek muteber (!) miş gazetecisi. Şuna bir cevap verse:Milletin sesi,milletinin bir ferdi olarak başı olmak için seçilmiş Başbakanı millete haksızlık yapılınca dilsiz şeytan mı olmalıydı!Bizler bizi savunup düşünsünler kollasınlar diye seçim yapıp adam göndermiyormuyuz meclise! ?Başkalarının hakkı menfaati yalanı dolanı içinmi yoksa!Cumhurbaşkanı konumundaki birine birşey diyemem ama elbetteki milletin seçtiği siyasetçiler milletinin arkasında durmalı!Milletinin arkasında duramayıp ARKADAN HANÇERLEYENLERE ne zamandan beridir aydın deniyor?!
    Cevapla
  • kemal korkmaz 17 yıl önce Şikayet Et
    .... bir toplumda suç işleyenlerden dolayı bütün toplum suçlanamaz! bir halkın tümünü yaşadığı yerden suriye çöllerine sürgüne göndermek suçluları cezalandırmak değil, suçluyla suçusuzu aynı kefeye koyup cezalandırmaktır. zorla göçettirmek zulüm olduğu gibi göç esnasında yaşatılanlar adeta vahşete dönüşmüştür. bunu bizim bölgemizde (adıyaman) yaşlı herkes bilir ve anlatır. adına da kafile zamanı derler. anlatılanlar dehşet vericidir ve bu imza yapılanların yanında ufak bir jesttir!
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle