Ali Bayramoğlu
Ali Bayramoğlu
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Sivri uç, tasfiye ve tedbir...

GİRİŞ 14.02.2012 GÜNCELLEME 14.02.2012 YAZARLAR

Son yazısında Cengiz Çandar teşhisi koydu: "Sivil darbe girişimi..." "Emniyet-Adliye" ikilisinin Fidan'a yönelik girişimi sonuç verseydi, muhtemelen öykü Fidan'ın tutuklanmasına kadar gidecek, yargının siyasi kararları içerik açısından denetleme, siyasi alana doğrudan müdahale kapısı açılacak ve siyasi iktidar ağır yara alacaktı.

Bu duruma hükümetin açığa almalar, görev değiştirmeler, yasa değişikleri gibi keskin tedbirlerle tepki vermesi kaçınılmaz ve doğaldır...

Bu tedbirlerin niteliği, yerindeliği, hukukiliğine ilişkin tartışmalar, şu aşamada, fazla anlam taşımıyor, zira iktidar kavgası keskin...

İktidar kavgası keskin ancak yapısal yönü de son derece önemli.

Meselenin yapısal yönü son derece önemlidir.

Şimdi kavganın aktörlerini bir yana bırakıp sorunu yapısal açıdan ele alalım...

Uzak açıyla bakıldığında, Türkiye'nin kendi değişim sürecinin ürünü olan, "sivri bir uç"la karşı karşıya bulunduğu açıktır.

Ve bu ucun törpülenmesi bugün Türkiye'nin asli meselelerinden birisi haline gelmiştir.

Bu sivri uç, hangi iktidar güdüsü, zihniyet, sosyolojik temelli adli refleks ve grup tarafından beslenirse beslensin (muhtemelen bunların hepsi birden), temel olarak daha önce vurguladığımız gibi, "otonomlaşan ve alanını genişleten yargı-polis mekanizması" olarak karşımıza çıkmaktadır.

Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kulanabilirsiniz


Ali Bayramoğlu / Yeni Şafak

YORUMLAR 1
  • ahmet aksay 14 yıl önce Şikayet Et
    Bu yazının düşündürdüğü.... Birkaç gündür gündemi teşkil eden konuda bir grup yazar yaklaşık bu yazıdaki yaklaşımı paylaşmakta. Bu köşede yazılanlara atıfta bulunan başka gazetelerin köşe yazarları var. Bu yazarlar sol-liberal- demokrat denilebilecek görüşlere sahipler ve mevcut siyasal iktidara genellikle eleştirel, bazen sıkı karşı duruşlarıyla tanınıyorlar. Şu günlerde gündemdeki konu itibariyle hükümete yakın bir konumda görünüyorlar. Konuya yaklaşımları ise fazla yalınkat gözüküyor. Meseleyi cemaat ile hükümet ya da polis-yargı ile hükümet-MİT tarafları arasında uyumsuzluk şeklinde görme eğilimleri dikkati çekiyor. Bu naif duran yaklaşım ikna edici gelmiyor elbette. En azından olayın ve sonrasının sadece tezahürleri ile yetinilmiş gibi gözüken bir yaklaşım. Olayın bu kadar büyütülmesiyle orantılı mı bu yaklaşım? Hayır.
    Cevapla