Ali Bayramoğlu
Ali Bayramoğlu
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Kürtlerin şiddeti...

GİRİŞ 25.08.2012 GÜNCELLEME 25.08.2012 YAZARLAR

Siyaset şiddeti sahadan kovabilecek mi? Kürt sorunu siyaset etrafında mı seyredecek yoksa şiddet etrafında mı?

Bugün soru budur, mesele esasen yol ve yöntemle ilgilidir.

Siyasetin şiddetle mücadelesi zor iştir, buna şüphe yok.

Kaldı ki, bu mücadeleden siyasetin galip çıkacağına dair bir garanti de yok.

Ne var ki bu mücadelede siyasetin galebe çalması ile şiddetin galebe çalması arasındaki fark hem süreç hem sonuç itibariyle esaslıdır.

Siyaset tolerans, taviz öğretir, demokrasi getirir.

Şiddet ise sistemler ve insanlar, rejimler için sadece otoriterlik üretir.

Türkiye'nin şiddeti her geçen gün daha kesif soluduğu ortada.

Şiddet sistem ve toplumun her hücresine saldırıyor. Şiddeti yaygın bir şekilde meşru bir mücadele aracı olarak algılayan Kürtler ile şiddetin ancak şiddetle bastırılacağını düşünen Türkler bu saldırının açık hedefleri...

Şiddetle başetmek, siyaseti şiddetin karşısına sürmek için ilk cevaplanması gereken husus, "mevcut koşullarda şiddeti üreten nedir" sorusudur...

Sadece Foça ve Gaziantep olayları, Şemdinli'de PKK'nin yerleşik bir askeri üs ve güç haline dönme hamlesi bile kendi başına, Kürt Siyasi Hareketi'nin başvurduğu şiddetin, "türev bir şiddet" olmadığını gösterir. Gaziantep saldırısı örneğin, devletin baskı, operasyon, KCK hamleleri üzerine oluşmuş bir "tepkisel şiddet" değildir.

Şiddet eylemleri kör terör hadiseleri olmadığı gibi, Kürtlerin başka hiç bir araç kalmadığı için başvurdukları bir yöntem de değildir.

Karşımızdaki şiddet her şeyden önce "stratejik bir şiddet"tir.

Peki neyin stratejisi?

Alan açmak, ulus kurmak, bu ulusa ve o alana bir merkez oluşturarak hakim ve vasi olmak stratejisi...

Bu starteji iki ayak üzerine kuruludur.

(1) Kürt siyasi merkezinin (yani Kürt siyasi hareketinin) KCK gibi yapılanmalarla Kürt çevresine nüfuz etme arayışı...

(2) Bu hareketin kendi varlığını ve amaçları tehlikeye soktuğu için demokratik entegrasyon politikalarına, yani siyasete, ilişkide köklü ve sistemli itirazı...

Kürt sorunuyla Kürt hareketini özdeş kılan, hatta Kürt sorununu Kürt siyasi hareketi içine hapseden bu anlayış, beraberinde yol ve yöntem olarak, şiddeti getirmektedir.

Köşe yazısının devamını özgün kaynağından okumak için tıklayınız

YORUMLAR 4
  • Halit Bilici 13 yıl önce Şikayet Et
    kavramlara dikkat. tecrübeli kalemlerden çıkan ifadeler insanları yanlış anlamalara sevk edebilir. bu yazının başlığı kesinlikle kürtlerin şeddeti olmamalıydı. yazının içeriği milleti kürt - türk ayrışmasına sevkediyor. sayın bayramoğlu esefle ifade etmeliyim ki böylesine bir yazıyı size yakışkıştıramadım. zira kavramlar hedefe yöneltilen bir silahın namlusundan çıkan mermi gibidir. dönüşü olmaz. lütfen kavramlara biraz daha dikkat....zira bu millet ve devlet adına canını çekinmeden ortaya koyacak nice kürt kardeşimiz vardır. çünkü onlar çok iyi biliyorlar ki kökte birdirler. sadece dallarda farklılaşmalar vardır. binimiz (örf adet köre ve gelenekklerimiz, değer yargılarımız ) bir, sadece birimiz (dilimiz) farklıdır. saygılarımla...
    Cevapla
  • kamil hisarlı 13 yıl önce Şikayet Et
    bediüzzaman said nursi şiddetin bir çözüm yolu olmadığını söylemişti. ama bir kısım kürtler bediüzzamanın peşine değil stalin artığı karaktersiz aponun peşine düştüler. sanki bediüzzamandan daha akıllıymış gibi. halbuki insani-imani-ilmi herhangi bir konuda bediüzzamanın tırnağı bile olamaz, kıyası bile caiz değildir. şiddetin çözüm getirmediği bilakis zarar getirdiği artık görülecektir. bunu göstermenin yolu kürt halkını kucaklamak, teröristlere karşı da etkili şekilde güvenlik tedbirleri almaktır.
    Cevapla
  • Metin Yazar 13 yıl önce Şikayet Et
    hala utanmadan yazı yazıyorlar.. pabucumun aydınları.
    Cevapla
  • daussıla 13 yıl önce Şikayet Et
    cia'den nağmeler. dinlediniz...
    Cevapla