Hiddink istifa, yerli antrenör göreve!
Yunanistan’la sahasında berabere kalan, Gürcistan ve Yunanistan’a yenilen, İsrail’den ve Malta’dan gol yiyen, İsrail’i zar zor yenmiş olan Hırvatistan milli futbol takımından tamı tamına üç gol yedik. A Milli Futbol takımı dün akşam kendi sahamızda oynadığımız maçta yediği üç gole karşılık tek gol atamadı. Bırakın golü maç boyunca rakip kaleye şutumuz yoktu.
HİDDİNK TÜRKİYEYE RAKİPKEN İYİ BİZİMLEYKEN KÖTÜ!
Hırvatistan’ı en son 2008’deki Avrupa Futbol Şampiyonası Finallerinde ve çeyrek final maçında penaltılarla 4-2 yenmiştik. Şampiyona’da yarı final başarısını getiren maçta takımın başında Fatih Terim vardı. Hezimet maçında ise başımızdaki Hollandalı teknik adam Hiddink’di.
Terimle doruğa çıktığımız Avrupa Şampiyonası Finallerine tekrar gidebilmek için son eleme maçına çıkmıştık. Tek kelimeyle hüsrana uğradık. Hiddink, Türk Milli Futbol Takımının başında Şenol Güneş’in olduğu ve Türkiye’nin dünya üçüncülüğünü kazandığı 2002 Dünya Kupasında bize rakip olmuştu. Güney Kore Milli Futbol Takımının başında çıktığı üçüncülük maçında Türkiye’ye yenilmişti.
SİSTEMSİZ BAŞARILAR YAKALAYABİLİYORUZ..
Uzun zamandır, rakibi karşısında bu kadar mahkûm ve etkisiz oynayan bir milli takım görmemiştim. Büyük zaferlere alışkındık. Maçın üçte ikilik kısmında top bizim ayağımızdaydı. Fakat ne oynayacağımızı ve nasıl oynayacağımızı bilemiyorduk.
Öteden beri futbol sistemimiz yoktur. Bu yüzden oyuncuların özelliklerine ve takımın teknik patronuna bağlı ve bunların kişisel yetenekleriyle başarılı sonuçlar alabiliyorduk. Dönem dönem sportif başarılar yakalamamızın altında yatan üçüncü önemli unsur da becerikli yöneticilerin çıkmasıdır.
Hatta becerikli teknik adam ve futbolcular öylesine büyük üstünlüklerle bir araya geldikleri bazı dönemlerde, başarılı sonuçlar almak için gölge etmeyen sıradan yöneticiler yetebilmiştir. Ülke’de sistemsizlik sistem haline geldiğinden ve değerlerin kıymeti bilinmediğinden dünya çapında harika futbolcu ve teknik adamlar kolaylıkla görmezden gelinmiş ve harcanmışlardır.
ALMANYA VE İNGİLTERE SİSTEMİYLE 1. SINIF FUTBOL ÜLKESİDİR..
Almanya, İngiltere, İtalya ve Fransa gibi sistemi oturmuş, işleyen çarkın dişlilerinin gevşemediği futbolun birinci sınıf ülkeleri arasına hiçbir zaman çıkamadık. Eğer birinci sınıf seviyeye çıkabilseydik örneğin orta sahanın ortasına, ne tür özellikleri olan bir futbolcu gerektiğini bilirdik.
Bizim sistemimize uygun orta saha oyuncusunun hangi özelliklerde olacağı, bazı iddialı taraftarlar tarafından da bilinirdi. Uzaktan yakından futbolla uğraşan ahali, takımdaki her mevkiin futbolcu modelini kesin ve net şekilde zihinlerinde “ortak tasavvur” haline getirmişti. A takıma yetişen yıldız ve genç takım oyuncuları da, o futbolcuları model alarak bilinçle yetiştirilirlerdi.
DÜNKÜ HEZİMETİN SIRRI…
Kısacası dünkü hezimetin açıklaması; o harika oyuncuları, teknik adamı ve yöneticiyi bir araya getiremeyişimizde yatmaktadır. Daha doğrusu futbolcu kumaşı gayet iyi olduğu halde teknik adamdan kaybettik. Futbol Federasyonu yönetimi olmasa da olurdu. Zira toplumun her kademesinde olduğu gibi futbolda da yönetici zafiyetine alıştık ve adeta bağışıklık kazandık.
Sistemimiz olsun isteyemiyorum. Çünkü sistem oluşturacak hiçbir ciddi yapılanmanın ışığını göremiyorum. Ayrıca hızlı bir toplumsal değişme geçiren bizim gibi toplumlarda bu tür bir istek fantezi kaçacaktır, bunu da biliyorum. Temeldeki aile yapımız olumsuz halde duruyorsa, düzeltmek için de ciddi bir girişim yoksa ve aksine her daim alınan batıcı çarpık kararlarla, geleneksel aile yapısı daha da geriye gidiyorsa, futbol için bunu istemek bile anlamsız olacaktır.
Dünkü hezimetten çıkartılacak dersin sonucunda futbola bir sistem getirilmesini isteyemeyeceksek peki sizin derdiniz ne ki diyeceksiniz? İlk futbol analizimizde en azından onu belirtelim. Harika futbolcularımız var. Fakat bu ülke için arada da olsa, başarılı sonuçlar almanın olmazsa olmazı dirayetli, ufku olan, özellikle bizi tanıyan ve aslında tanımakla kalmayan içimizden bir teknik patronun olmasıydı. İki Avrupa Şampiyonasındaki derecelerimiz ve Dünya Şampiyonasındaki üçüncülüğümüz de yerli teknik adamlarla gelmiştir. Hiddink rakipken bize yenilmiştir!..
HİDDİNK DUYGUSAL YAPIMIZI AKILLA YOĞURAMADI!
Hiddink kariyerinde birçok başarıları olan kaliteli bir teknik adam olabilir. Buna itirazımız yok. Ancak duygusal yapımızı bile diline dolayan biri, bizi anlayamaz ve bu topraklarda başarılı olamaz. Kendisi buna inansa da pedagojik olarak Türk milletinin duygusallığını alıp akılla yoğurarak, başarı için motive edici bir unsur haline getirmeliydi. Ne yazık ki bunu yapamamıştır.
Dışarıdan bakınca bu derece bariz hatası görülen bir teknik adamın, çok daha yakından ilişki kurması gereken futbolcularını nasıl motive edecektir. Milli takım kaybetmiş fakat Hiddink kazanmaya devam etmiştir. Asıl sorumluluk ise Hollandalıyı buralara getirip bir de takımı Avrupa’dan yönetmesine müsaade eden Federasyon yönetimidir.
Dün akşamki maçta gördüğüm oyuncu manzaralarından dehşete düştüm. Çok şey yaptığını sanan fakat kaleye tek şut atamayan, eli ayağına dolaşmış olmasına rağmen üstün bir gayretle didinip duran, kafasının karışıklığı ayağına yansımış aciz futbolcular topluluğu..Maçın yorumcusu sık sık tekrarlıyordu “bu biz değiliz!”. Aynen katılıyorum. Bu biz değiliz çünkü başımızdaki bizi tanımıyor ve içimizden biri değil!..
Maçı seyrederken, diğer toplumsal alanlardaki ilişki, iletişim, evlilik ve aile tutumlarını tekrar hatırladım. Aynen maçtaki gibi aile ve toplum ilişkilerinde, elimiz ayağımız birbirine dolanıyor. Çünkü doğu zihniyetine sahip olmamıza rağmen inatla batılı ve modern davranışlar sergilemek için birbirimizle yarışıyoruz..Tıpkı dünkü maçtaki gibi bir hezimete uğramak üzereyiz..Haberiniz ola..
Ancak insanımızdan hiçbir zaman umut kesemeyiz. Eğer Hiddink bugün istifa eder yerine Fatih Terim, Şenol Güneş, Abdullah Avcı gibi isimlerden biri gelir de, salı günkü maça takımın başında çıkarsa (önümüzdeki şampiyonaya hazırlaması şartıyla), her şeye rağmen umutlanabiliriz. Her şeyin birlikte ve üst üste meydana gelmesi gerekecek başarı için ama o zaman bakmayın siz, ilk maçtaki farklı yenilgiye.. Futbolculara sonuna kadar güvenerek bugün bizden bir teknik adamın motivesine ve teknik bilgisine inanabiliriz. Biz umutsuz anlarda mucizevî başarılara imza atmış bir milletiz. Kim bilir ikinci maçta 4-1’e getiririz maçı, ne dersiniz?
Selam, sevgi ve muhabbetle…
NOT: “Evlilik Atölyesi”ne katılmak, sorunlarınız, sorularınız ve katkılarınız için aşağıdaki iletişim adreslerinden ulaşabilirsiniz.
Yrd Doç Dr. A. Muhsin Yılmazçoban
İlişki ve Evlilik Uzmanı
a.muhsinyilmazcoban@gmail.com
http://www.facebook.com/#!/pages/Beyaz-Kalpler/205481566169258
http://twitter.com/#!/Beyazkalpler
-
CEMAL GÜNER 14 yıl önce Şikayet EtTAM İSABET!. Yazara katılıyorum.Hiddink kesinlikle bize uygun bir teknik adam değil.Salı akşamki maçın başında takımın başında yerli bir teknik adam olsun sonuç farklı olur.buna inanıyorum.herkese iyi pazarlar...Beğen