Ardan Zentürk
Ardan Zentürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Kongre'de 'gizli' Ermeni çatışması...

GİRİŞ 27.04.2009 GÜNCELLEME 27.04.2009 YAZARLAR

Amerikan ‘ulusal dış politikası’nın Kongre içindeki bir ‘etnik lobinin’ kurbanı olabileceğine ilişkin ‘alarm zili’, Soros Vakfı’nın desteğindeki eurasianet.org internet sitesinin manşetine Joshua Kucera imzasıyla taşınan haberle çaldı.

Başkan Barack Obama, ABD Dışişleri Bakanlığı, Avrupa ve Avrasya İlişkileri’nden Sorumlu Bakan Yardımcılığı görevine ülkenin önde gelen ‘demokrat stratej’lerinden Philip H.Gordon’u atadı.

Amerikan sistemine göre, bu tür üst düzey atamalar, Kongre’nin iki kanadı, Senato ve Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmak zorunda.

Philip H.Gordon, ‘Bush yönetimi’ sürecinde çalışmalarını sürdürdüğü Brookings Enstitüsü’ nde yaptığı araştırmalarda, yürütülen dış politikaya karşı çıkmasıyla tanınıyordu. Özellikle ‘terörizmle savaş’ adı altında yapılanların Amerika’ya önemli kayıplar verdirdiğini, Irak Savaşı’nın da bunun önemli bir örneği olduğunu savunuyordu.

Philip H.Gordon, Türk araştırmacılar, Ömer Taşpınar ve Soli Özel ile birlikte, ‘How America, Europe and Turkey can revive a fading partnership’ isimli kitaba imza atmış, Türkiye’nin Batı politikaları açısından önemini bir kez daha vurgulamıştı.

Dr. Gordon’un en önemli çıkışlarından biri de, Amerikan yönetiminin ‘üçüncü taraf’ olarak Ermeni soykırımını tanıması halinde Türkiye’de milliyetçi ayaklanmanın olabileceğine ve Kafkasya’nın büyük bir istikrarsızlığa sürüklenebileceğine ilişkin görüşleriydi.

Amerikan Kongresi’ndeki Ermeni lobisi, Dr. Gordon’u, daha atandığı gün, Amerikan Senatosu Dışilişkiler Komitesi’ndeki Ermeni yanlısı Senatör Bob Menendez aracılığıyla hedef almaya kararlıydı.

Komite’deki Ermeni lobisi yanlısı senatörler, Gordon’u, ‘Ermeni soykırımı’ konusundaki sorularıyla köşeye sıkıştırmaya çalıştılar.Dr. Gordon, Amerikan yönetiminin 1915 yılındaki trajediyi tanımakla birlikte yaşanılanları ‘soykırım’ olarak nitelemesinin ulusal çıkarlar açısından son derece büyük bir tehdit oluşturacağını söyledi.

Kaynaklar, bu gelişme üzerine, Amerikan Kongresi’ndeki Ermeni soykırımı karar tasarısının imzacılarından Nevada Cumhuriyetçi Senatörü John Ensign’ın görüşmeleri askıya aldığını bu nedenle Komite’nin Gordon hakkındaki oylamaya geçemediğini belirtiyorlar.

Şaibe arayışı

Kongre’deki Ermeni lobisinin Dr. Gordon’u ‘Türkiye yanlısı ve Ermeniler’e karşı önyargılı bir araştırmacı’ olarak gösterebilmek için bir süre görev yaptığı Brookings Enstitüsü’nün bağışçılar listesine yöneldiği dikkat çekti. Enstitü tarafından Kongre’ye gönderilen ilgili yazıda, bu kuruma Türkiye’den, TÜSİAD (200 bin dolar) Sabancı Üniversitesi (200 bin dolar), Ekşioğulları Grubu (100 bin dolar) ve Doğan Yayın Grubu’ndan (100 bin dolar) bağış yapıldığı görüldü.

Bununla birlikte Enstitü yönetimi, Dr. Gordon’un bu bağışlar ile hiçbir ilişkisinin olmadığını, kurumda yürüttüğü çalışmaların esas olarak Norveç Dışişleri Bakanlığı, Carnegie Vakfı, Rockefeller Kardeşler Fonu ve Brookings Endowment tarafından desteklendiğini de açıkladı.

Yahudi lobisi örneği

Amerikan Kongresi, Philip H.Gordon olayıyla birlikte, Obama döneminde ikinci kez ‘etnik lobi’ baskısıyla karşılaşmış oluyor.

Başkan Obama, geçtiğimiz şubat ayı sonunda ülkenin önde gelen diplomatlarından Charles Freeman’ı Ulusal İstihbarat Konseyi başkanlığına atamış, bu atama, Yahudi Lobisi’nin sert direnişi ile karşılaşmıştı.

Bir dönem Ortadoğu Politika Konseyi adlı kuruluşun başkanlığını da yapan Charles Freeman, bölgeye dönük analizlerinde Araplar kadar İsrail’i de suçlayan görüşleri ile dikkat çekiyordu. Freeman, ‘Amerikan Dış Politikası’nda Yahudi Lobisi ve İsrail Faktörü’ başlıklı bir araştırmanın yayınlanmasına da öncülük etmişti.

Charles Freeman’ın atamasını önlemek isteyen Yahudi lobisi, tıpkı bugün Ermeni lobisinin yaptığı gibi, başkanlığını yaptığı Ortadoğu Politika Konseyi kurumunun bağışçılar listesine yönelmiş, kuruma bir Suudi Prensi’nden 1 milyon dolar bağış yapılmış olmasını büyütmüştü.

Charles Freeman, sonunda, Obama’ya zor durumda bırakmamak için atandığı görevden istifa etmek zorunda kaldı.

Philip H.Gordon da aynı yolu izlerse, Amerikan ulusal politikalarının ‘etnik lobi’lerin oyuncağı olduğu yolundaki görüşler güçlenmiş olacak...

Ardan Zentürk - Star

YORUMLAR 3
  • celalettin başer 16 yıl önce Şikayet Et
    ADALET. Modern müslümanlarda haklının ve mazlumun yanında olmalıdır.Yoksa modern zalim yada emperyalist olurlar. Karabağ geçmişte işgal edilip bırakılmadı. Halen işgal devam ediyor.Bir milyondan fazla Azeri kardeşimiz evsiz barksız yersiz yurtsuz kaldı. Ayrıca ermeniler henüz bizim doğu sınırlarımızı tanımadılar.Önce ermeniler işgali kaldırsınlar. Bizim doğu sınırlarımızı tanısınlar.sonra görüşebiliriz.bunlar olmadan kapılar açılırsa adalet olurmu? Modernlik olurmu?
    Cevapla
  • modern müslüman 16 yıl önce Şikayet Et
    TÜRKİYE-ERMENİSTAN-AZERBEYCAN AYNI ANDA. Bütün kapılar aynı anda açılsın konu bitecek bak göreceksiniz, uzatmayın artık, o oldu bu oldu, babanneler gibi geçmişte yaşamayın
    Cevapla
  • serkan aydın 16 yıl önce Şikayet Et
    almanya, fransa ve ingiltere örneği. bu üç ülke savaşmıştı daha 50 yıl önce şimdi birlik oldular. niye illa bir ülkeyi, bir milleti suçlamaya çalışmak gereksin?? amerika da binlerce insanlık suçu işledi. kalkıp niye yaptınız diyor muyuz? geçmiş geçmiştir deyip set çekilmezse dünyada sonsuza kadar tartışma devam eder. biz birleşiyoruz kardeşim deyip birleşelim. bıraksın herkes 100 yıl önceki konuları.
    Cevapla