Ardan Zentürk
Ardan Zentürk
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Dünyanın ‘kaldırım’ liderleri

GİRİŞ 28.05.2009 GÜNCELLEME 28.05.2009 YAZARLAR

‘Başbakan Erdoğan’ın, 6 yıllık iktidarının sonunda ‘Obama’lıktan ‘Bush kampına’ dönüştüğüne ilişkin yaklaşım, tabii ki gerçeği yansıtmıyor. Eğer Türkiye Başbakanı’nı illa ki küresel liderler seviyesinde değerlendirmemiz gerekiyorsa, Brezilya Cumhurbaşkanı Luiz İnacio Lula de Silva’ya dönmemiz daha doğru olur. Lula de Silva, Erdoğan gibi, Brezilya’nın ‘arka sokaklarından’, dışlanmışların içinden, kendi kurduğu İşçi Partisi’yle solun temsilcisi olarak geldi iktidara. Ondan beklenilen, bu yapısıyla, Venezuella lideri Chavez gibi anti-Amerikan çizgide ve sosyalist uygulamalarda takılıp kalmasıydı. Oysa, de Silva, tam tersini yaptı, ülkede serbest piyasa ekonomisini oturttu, ticari korumacılık eğilimlerine karşı savaştı, Brezilyalı işadamının önünü açarken eğitim ve sağlıkta Türkiye ile benzer sosyal politikalara yöneldi. Dış politikada da aktif bir ‘bölgesel güç’ oldu, Kolombiya-Venezuella arasında patlak veren savaş riskini durdurdu... Brezilya ve Türkiye’de son altı yılda yaşanılan gelişmelerin benzerlikleri şaşırtıcı... Başbakan’a iki tavsiyem var: Birincisi, Brezilya lideri ile Berlusconi ile geliştirdiğine benzer bir dostluk geliştirsin. Bu çok önemli. İkincisi, Lula de Silva’nın ‘Strateji Bakanı’ Brezilya doğumlu Harvard profesörü Roberto Mangabeira Unger’i mutlaka Türkiye’ye davet etsin. Profesör Unger aynı zamanda, Barack Obama’nın da büyük saygı duyduğu üniversite hocası!..’ (Erdoğan Lula de Silva hattı, 17 Kasım 2008, Star)

Brezilya Cumhurbaşkanı, 134 yıllık bir ayrılıktan sonra Türkiye’ye gelen ilk üst düzey Brezilyalı yetkili oldu, böylece bizim aylar öncesinden değindiğimiz bir konu da ete-kemiğe büründü.

Umarım, ilişkilerin gelişmesi sürecinde Profesör Unger gibi beyinler ile de el sıkışma olanağımız olacak.

190 milyon nüfuslu, dünyanın 7’nci büyük ekonomisini temsil eden bir dev ile 70 milyon nüfuslu, dünyanın 15’inci ekonomisini oluşturan diğer bir devin buluşması önemlidir. Türkiye ve Brezilya sadece birbirlerinin iç pazarlarına dönük üretimlerine yön verseler, yaşanmakta olan küresel kriz vız gelir tırıs gider...

Sokaktan gelen başarı öyküsü

Brezilya lideri Lula, gerçek bir ‘sokaktan gelen’... Yaşadığı ülkenin varoş kaldırımlarını çiğnemiş, evden kaçmış alkolik bir babanın geride bıraktıklarını sarıp sarmalayan onurlu bir annenin evladı olarak yaşama ‘zenci başlamış’ bir portre...

Brezilya gibi Soğuk Savaş yıllarını darbeler, işkenceler ve yargısız infazların ülkesi olarak yaşamış bir ülkede siyasete sendikacı olarak başlayıp İşçi Partisi kuruculuğu ve liderliğine kadar yükselmiş bir ‘çile insanı’...

Şu andaki koltuğuna otururken arkasında tam 58.2 milyon Brezilya vatandaşının oyu vardı!..

Onu, İstanbul’daki Türkiye-Brezilya İş Forumu’nda dinlerken, ‘dünyanın geleceğine imza atma’ kararlılığında bir liderin portresini izler gibiydim.

Şu sözlerinin altını çizmemiz gerekiyor:

‘Şu anda yaşamakta olduğumuz kriz, yaşanmış hiçbir krize benzemiyor. Bir tembelliğin ve hırsızlığın faturasını ödüyoruz. Çalışmadan, sadece oturdukları yerde para kazanmayı tercih ettiler. Bir gömleği, bir pabucu, bir bisikleti üretmeden, sadece borsa ve tahviller üzerinde oynarak kazanmayı istediler. Ortaya çıkan felaketin nedeni budur. Bu nedenle, krizden çıkmak ve dünyayı yeniden yaşanılır kılabilmek için bugüne kadar hiç yapılmamış işler yapmamız gerekiyor. Finansın sanayi sektörünü desteklediği, paranın üretim ve doğrudan insanlar için kullanıldığı yeni bir dönemi başlatmak zorundayız. Bunu istemeyecek ve şaşıracaklardır. Ben IMF direktörüne artık kendilerinden borç almak istemediğimizi, aksine bütün borçlarımızı ödemeyi hedeflediğimizi ilk söylediğimde yüzündeki şaşkınlığı unutamam.’

Sol kanadın yeni atılımı

Lula,
Che Guevara’dan Castro’ya, oradan Hugo Chavez’e kadar uzanan Latin Amerika anti-emperyalist, ‘Simon Bolivar’ zeminli sol kanat akımını dünyanın gerçekleriyle buluşturan bir siyasi karakter olarak tarihteki yerini almaya hazırlanıyor. Onun, ülkesinin yoksul kesimini korumaya alırken, ‘iş dünyasının’ önünü açan politikaları gerçek bir örnek niteliği taşıyor.

Dünya ile bağlarını güçlendiren sol anlayış, Brezilyalı sanayi ve ihracatçıyı kollarken, bu kollamanın aynı zamanda işçi sınıfını da kollama anlamına geldiğini düşünüyor... Türkiye için de önemli bir örnek...

Kimbilir... Belki dünya gerçekten ‘kaldırımlardan gelen’ liderlerin omuzlarında şekilleniyor.

Ardan Zentürk - Star

YORUMLAR 1
  • SUNA KESKİN 16 yıl önce Şikayet Et
    kimse unutmasın. Allah'ın ayette dediği gibi O'nun alnından yakalayıp denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Lider sokaktan da çıksa Oxford'dan da çıksa hepsini Allah'ın kaderinde zaten belliydi. Ahir zamandayız ve her olay her kişi Allah istediği için öyle oluyor.
    Cevapla