Barış sürecinde Öcalan Portresi
Kolay değil. İnsanı ölüm korkusu sarınca işte böyle mum gibi erir. O sertliği, haşinliği, despotluğu, acımasız ve vicdansızlığı inançsız her insanda benzeri paniklemelere, şaşkınlıklara yol açabilir. Can bu tabi patlıcan değil.
Ölümden sonra tekrar dirileceklerine, ölümsüz bir hayata adım atacaklarına inananlar ölüme kendi ayaklarıyla, gülümseyerek giderler. Ömer Muhtar, İskilipli Atıf Hoca, Said Nursi, Seyyit Kutup, Çanakkale şehitleri ve benzerleri gibi.
Uluslararası İşkenceyi Önleme Komitesi, Avrupa Birliği Öcalan'ın cezasının 15 Şubat 1999'dan 2009 yılına kadar İmralı Adası'nda 10 yıl yalnız kalması hususunda Türkiye'yi sürekli uyarıyordu. Dış dünya Öcalan'ın tecrit koşullarının kaldırılması hep şikayet konusu oldu.
Bunun için Adalet Bakanlığı 2009 İmralıya 4 PKK lı, bir TİKKO üyesi toplam 5 mahkûmu göndererek Öcalan'ı yalnızlıktan kurtardı, uluslararası baskı da böylece son buldu.
2009 Öcalanın istediği ama bu gün kendisi tarafından istenmeyen adamlar ilan edilen, hatta güvenliği için tehdit oluşturan bu 5 PKK lı adam Öcalan tarafından istenmeyen adam ilan edildiler? Bu adamlar sıradan mahkûmlar değiller. Öcalan yakalandığında kendini yakmak isteyen, açlık grevi yapan PKK lı militanlar.
Öcalan kurduğu örgütle ne yapmak istediği, nelere ulaşabildiği, hangi kazançlar elde ettiği, şu andaki durumları ve gelecekteki hesapları yani örgütünün dünü, bu günü ve yarının ne olacağını 14 yıl gibi uzun bir zamanı sürecinde İmralıda düşünmüş olmalı.
Bu arada MİT ve devletle sürekli görüşme halinde olan Öcalanın Kürt sorunu ve Örgütün geleceğine bakışını, yanındakilerle de tartışmış olabilir. Yıllardır savaş veren bir örgüt liderinin savaştığı devletle barış yapması, silahlı militanlarını yurt dışına çekmesi onların da Öcalan'a bakışlarını değiştirmiş olabilir. Yıllardır dağlarda sadece öldürmek ve ölmemek için gezen insanlara böyle bir barışı kolay kolay anlatamaz, kabul ettiremezsiniz. Bu tip insanlarda çok hızlı bir şekilde hayranlığın yerini düşmanlık, sevginin yerini nefret alabilir.
Öcalan hızla değişen, demokratikleşen bir Türkiye karşısında ellerindeki kozların eridiğini, örgütünün gerek Türkiyede gerekse Kuzey Irakta ve yurt dışında geleceğinin olmadığını, bu gidişle en sonunda bir sona doğru gittiklerini görmüş, devlet ve MİT ile görüşerek bu kör dövüşe bir son vermek isteyebilir.
Gerek İmralıdaki PKK lılar, gerekse Barış ve yurt dışına çekilme sürecinde ikna olmayan, bu işe karşı çıkan PKK lılar ‘'efsane'' liderlerinin devletle konuşmasını, anlaşmasını iş birlikçilik olarak görebilir, bunu da içlerine sindiremeyebilirler.
PKK içindeki alevi sol kanadın Öcalanın mesajlarında İslam dini vurgusundan ve çekilme stratejisinden rahatsız oldukları basın da yansıdı.
Öcalan İmralıda yanında olan 5 PKK lıya değil daha çok devlete ve hükümete güvendiği Demirtaşın açıklamalarından anlıyoruz. Barış ve çekilme sürecinde Öcalana karşı tavır alacak olanların başında sol alevi PKK lılar, Ergenekoncular ve arap Baasçıları, İran, ABD gibi dış güçler ve onların uzantıları geliyor.
Devlet Öcalanı serbest bırakmak istese bile Öcalan İmralı'da kalmayı tercih ediyor. Zamanında en yakın arkadaşları dâhil binlerce kişiye ölüm talimatı veren kendini de birilerinin aynı usulle öldürmeyeceklerini Karayılan ve Bayıkta dâhil kimse Öcalan'a garanti edemez. Bu süreçten sonra Öcalan için en güvenilir, en rahat ve en huzurlu yer PKK nın içi veya Kandil değil İmralı görülmektedir.
Yıllardı kan dökmek, acı ve hüzün üretmekte olan Öcalan'ın yapacağı en son ve en hayırlı iş örgütündeki insanlarının, TSK, Emniyet güçlerinin, sivil ve günahsız insanların kanlarının artık dökülmesine bir son vermektir. O da şu anda bunu yapmaya çalıştığı görülüyor.
Bunu başarabilirse Hz. Hamza'yı şehit eden Vahşinin yalancı Peygamber Müseylemeyi katlettiği gibi hayırlı bir iş yapıp kendi gönlünü az da olsa rahat ve huzura kavuşturmak isteyebilir. Buna rağmen o bu milletin gözünün önünde görünmemesi gerekir.
İmralı'da yatması onun için de, onun yüzünden acı çeken bu milletin göz hızasında bulunmaması için de gerekli ve önemlidir. Demirtaş'ın ‘'Şunlar şunlar olursa Öcalan'ın tutuklu kalmasına gerek kalmayacak'' ifadesi ise barış sürecinin başlangıcında yapılan, bu sürece hiç faydası olmayan ham hayal ve boş bir açıklamadır.
Dünyanın hiçbir yeri Öcalan için İmralı kadar güvenli değil. Acaba Demirtaş ne yapmak istiyor?
Arif Altunbaş - Haber7
arfltnbs@hotmail.com
-
mustafa akgül 12 yıl önce Şikayet Etarif hoca,kaç zamandır bu konuyla ilgili yazılar yazıyorsun.merağımı mazur gör,. hani bu ülkede iyi şeyler olmaya başladığı zaman,ya ergenekon,ya abd yada israil bu işe çomak sokardı.şimdi neden kimse bu yönde bir provakasyon yapmıyor?hadi ergenekonun beli kırıldı, abd ve israil neden müdahalede bulunmuyor?sakın bu israil ve abd projesi olmasın?Beğen Toplam 1 beğeni