Arif Altunbaş
Arif Altunbaş
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Avrupa yükselen bu ırkçılıkla nereye?

GİRİŞ 28.04.2013 GÜNCELLEME 28.04.2013 YAZARLAR

Osmanlının da yıkılış sebeplerinden en önemli nedeni de imparatorluk içinde veba salgını gibi gelişen milliyetçilik hareketleri idi.

Dışarda Yunan, Bulgar, Sırp çetelerinin saldırı ve terörleri, içerde Jön Türkler, İttihat ve Terakki çeteleri devlet içindeki ( Ergenekon'ular gibi) uzantıları koskoca bir imparatorluğu kısa bir zamanda içinde içerden çökerttiler.

Alman ırkçılığı Hitler Faşizmini, Hitler faşizmi de 2. Dünya savaşını doğurdu. Kısa bir zaman içinde baştanbaşa Avrupa cehenneme döndü. Alman Faşizminin faturası Avrupa'ya kan, ateş, yıkım, ölüm, açlık, yoksulluk ve felaket getirdi. Bu felaket Elli milyon insanın öldürülmesi veya ölmesine, yüzlerce şehrin yakılıp yıkılmasına sebep oldu.

Öte tarafta Missolini faşizminin Kuzey Afrika'da işlediği cinayetler Hitlerin yaptıklarından pekte aşağı değildi.

Sovyetlerde Stalin'in zulmü Firavunun zulmüne rahmet okutacak cinsten idi. İnsanlık tarihinde daha şimdiye kadar böyle bir zulüm görülmedi.

Yabancıların sık sık Alman faşistleri tarafından katledilmesi, Türklerin ev ve iş yerlerinin yakılması karşısında Almanya'nın gerekli duyarlılığı ve reaksiyonu göstermemesi Avrupa'nın geleceği için düşündürücüdür.

Alman toplumu duyarlı, hassas, sorumluluk sahibi bir millet olmasına rağmen, ülkede kuş uçurtmayan Alman emniyet güçlerinin şimdiye kadar elle tutulup gözle görülecek bir neticeye ulaşamaması, her konuda duyarlı olan Alman sivil toplun örgütlerinin bu konuda ciddi denilebilecek kitlesel bir tavır ortaya koyamamaları ise gerçekten çok ibret verici bir durum.

Komünisti, Sosyalisti, Liberali, Demokratı, Yeşilleri hep bir ağızdan yükselen ırkçılığın karşısında sus pus olmuş durumdalar.

Arada sırada çıkan birkaç cılız seste fazla önem arz etmeyen klasik bir reaksiyondan, politik kaygılara yaslanan ikiyüzlü bir davranış olmaktan öteye geçemiyor.

Almanya ve Fransa'da Türklerin evlerinin yakılmaya başlanması tesadüfü gelişmeler değildir.

Nasıl oluyor da yangınlar hep Türklerin evinde çıkıyor, çoluk çocuk evin içinde yanıyor/yakılıyor?

Daha önceki Solingen ve dönerci cinayetlerinde de hatırlanacağı gibi bu işin içinde profesyonel gizli eller var. Bu cinayetler, kundaklamalar, yıldırma ve kaçırma amaçlı organize işler Avrupalı o devletlerin gerçek yüzünü ortaya koyuyor.

İstihbarat birimleri ve emniyet güçleri isteseler bu gizli elleri çok hızlı bir şekilde meydana çıkarabilir, sorumluları adalete teslim edebilirler. Ama olmuyor, yapmıyor veya yapmak istemiyorlar işte.

Bu konu resmen Avrupa'nın bazı devletlerinde savsaklanıyor, görmemezlik, bilmemezlik ve duymamazlıktan geliniyor.

Avrupa'daki birçok devlet polis devletidir. Polis bu ülkelerde uçan kuştan haberdardırlar. Acaba bu cinayetlerin faillerini neden bulamıyorlar? İşte çözülmesi gereken kördüğüm burada.

Bu ülkelerin emniyet ve istihbarat güçleri bu kadar zayıf mı? Sanmıyorum. Aksine güçlü, etkin ve her türlü modern imkanlara sahip.

Ama şeytan Avrupa'da kendi oyununu oynamaya devam ediyor. Figüran olarak oynayanlar da bu etkin güçler. Kobay olarak kullandıkları yabancılar, bilhassa  Türkiyeliler.

Arif Altunbaş - Haber7

arfltnbs@hotmail.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL