Arif Altunbaş
Arif Altunbaş
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Hangi Hizbullah, hangi Hizbullahi ?

GİRİŞ 28.05.2013 GÜNCELLEME 28.05.2013 YAZARLAR

Allah kendi yolunda mücadele eden mü'minleri tarif ederken onlardan Hizbullah, Cündullah (Allahın gurubu, Allahın ordusu) diye bahseder. Hizbullah, ‘'Allahın taraftarı, gurubu, partisi'' olarak Kur'anı Kerimde de anılır ve gerçek Hizbullah ve Hizbullahi olanlar da Allah tarafından övülürler.

Ama her Hizbullah'ım diyen Hizbullah mıdır?

Her Hizbullah hareketiyiz diyen gurup gerçekten Hizbullahi bir hareket midir?

İnancını yaşayan ve yaşatmak isteyen Müslümanlar Allahın emrettiği gibi bir kul olmayı arzu ederler. Bu sadece arzu etmekle olmaz tabi. Allahın kendileri için çizdiği ölçü ve kaidelere uymak ve onları harfiyen yerine getirmekle olacak bir şeydir bu. Çünkü iman; inanmak, yaşamak, yaşatmanın gayreti ve mücadelesini içinde olmaktır.

Özellikle sömürgecilere, işgalcilere ve emperyalistlere karşı savaşan Filistin, Eritre, Moro, Patani mücadelesi, İran İslam Devrimi, Afganistan, Çeçenistan, Bosna, Somali cihadından sonra İslami ıstılah ve tabirler daha çok öne çıkmaya ve kullanılmaya başlar.

Hitap ettikleri tabanlar ve kitleler Müslüman olduğu için bazı sosyalist ve Marksist guruplar bile islami isimlerle anılmak istemişlerdir. İrandaki Halkın Mücahitleri(Mücahidan-ı Halk), Belücistan bölgesinde Cündullah hareketi gibi.

Dünyanın neresinde olursa olsun kendilerini islama nisbet eden İslami hareketler Müslümanlar tarafından isimlerine hürmeten sevgi ve saygı ile anıla gelmişlerdir.

Bu konuda eleştiri yapanlar ya İslam karşıtı, İslam düşmanı olarak damgalanmamak için, ya bu örgütler tarafından tehdit edilmemek için veya bu güzel isimlere hürmeten kalemlerini, dillerini onların üzerinden mümkün oldukça uzak tutmaya çalışmışlardır. Bu hareketlerin eksik, aksak ve İslam diye topluma dayattıkları doğmaları, yanlış ve hataları hep görmemezlikten gelmişlerdir.

İslam adına yapılan yanlış ve hataları eleştirmemek doğrumudur? Hayır.

Eleştiri yapan ve yapmak isteyen insanları tehdit, kaba kuvvet veya yalan ve iftiralarla susturmaya çalışmak doğrumudur ‘'Hayır''.

Bu hareketlerin İslam adına ortaya koydukları yanlışlara karşı çıkmamak insanı dilsiz şeytan durumuna düşürdüğünde herkes hem fikirdir.

Hizbullah ve Hizbullahi olarak kendilerini adlandıran hareketlerin ismine, unvanına, şan ve şöhretine bakarak yaptıkları yanlışları, hataları görmemezlikten, duymamazlıktan, bilmemezlikten gelmek, onları örtbas etmekte dürüst bir davranış değildir.

 

Doğruya, güzele, mükemmele, hak ve hakikat olana, Allahın ölçülerine insanları ve toplumları usul ve uslübunca sadece Allah için, Allahtan korkarak çağırmak ve bunun mücadelesini vermenin adıdır Hizbullah ve Hizbullahi olmak.

Kendilerini islama nispet eden bu hareketlerin ne kadar Hizbullahi olduğu, Hizbullahi kalabildiğini ancak onların söylediklerine, yaptıklarına bakarak karar verilebilinir.

Yıllarca İsraile karşı mücadele veren Lübnan'daki Hizbullah Hareketinin Suriyedeki iç savaşta zalim, katil, diktatör, İslam düşmanı Baas rejimi ve Esed tarafında yer alması bu hareketin ne kadar Hizbullahi bir hareket olduğunu da ortaya koymaktadır.

Hasan Nasrallah'ın, ‘'Suriye'de devam eden çatışmalarda kazanan tarafın kendileri olmaması halinde İsrail'in Lübnan'a gireceğini'' ileri sürmesi, "Suriye düşerse, Kudüs'ü de kaybederiz'' iddiası, ‘'Bu nedenle, Suriye'de yaşanan olaylara seyirci kalıp, sırt çeviremezdik" diye savunmaya geçmesi bu hareketi temize çıkarmaya yetmez, vebalden kurtarmaz, Esedin yanında savaşmasını ise asla haklı ve İslami gösteremez.

İçerisinde binlerce inanmış Müslüman ve onlarca İslami gurubun var olduğu Suriye muhalefetinin hepsini ABD müttefiki Suud'dan, Katar'dan, Türkiye'den, Mısır'dan yardım ve destek aldığı için İslam dışı gören, gösteren ama Suriyede Esed ile birlikte savaşmayı meşru gören Hizbullah Hareketi ve Hizbullahi olduklarını iddia ettikleri İran Devrim muhafızlarını dünya Müslümanlarının gözünden iyice düşürmüştür. Bunların hakiki bir Hizbullah ve Hizbullahi bir hareket olmadıkları artık şüphe götürmez bir gerçektir.

Hangi Hizbullah ve Hizbullahi bir hareket İslam düşmanı Rusya ve Çin ile birlikte hareket ederek Allahu Ekber diye dinini, vatanını, namusu savunmak için savaşan Müslümanları katledebilir?

İran ve onun güdümündeki Nasrallah Hareketinin Esedi ve rejimini ayakta tutmak için Suriyede Müslüman kanı dökmesi Hizbullahi bir hareketin mantığı, hareket fıkhı ve duruşuyla asla bağdaşmamaktadır.

Suriyede çoluk çocuk, ihtiyar, kadın demeden Rusya ve İran yapımı silahlarla her gün yüzlerce Müslümanı katleden İslam düşmanı bir rejimle omuz omuza savaşan bir hareket ne kadar Hizbullahi olabilir?

‘'İsraile karşı olmak, direniş cephesini güçlendirmek, Kudüsü kurtarmak'' iddia ve savumaları bu katliamları ve zulmü asla meşru gösteremez.

Her ne sebepten olursa olsun bir diktatörü ayakta tutmak için kendisi gibi düşünmeyen, kendi mezhebinden, meşrebinden ve cephesinden olmayan Müslümanları katleden bir hareket nasıl olur da Hizbullahi bir hareket olabilir, Hizbullahi bir çizgide kalabilir?  Velev ki adı Hizbullah olsa bile…

Suriye olayları tabela Hizbullahlarının, çakma hizbullahilerinin de yüzlerindeki maskelerini düşürmüştür.

Ne yazık ki İran İslam Devleti (!) kendilerini ve Lübnan Hizbullah (!)hareketini Suriyedeki bu kirli, kanlı, veballi savaşa sokarak (Bazı Şii Müslümanları ve onların sempatizanları hariç) dünya Müslümanlarının gözünde resmen bitirmiştir.

İslami bir hareket olduğunu söyleyen Hizbullah, İslami bir devrim yaptığını söyleyen bir devlet ancak bu kadar büyük bir hata yapabilir, kendini aşağılayabilir ve kendi kendine ancak bu kadar büyük bir zarar verebilir.

İslam Devrimi yaptım diyen İran, Siyonist rejime karşı savaşan Lübnan Hizbullah hareketi şimdiye kadar hep Dünya Müslümanlarının beğenisini, övgüsünü, sevgisini ve dualarını alıyordu. Suriye de gerçek yüzleri ortaya çıkınca bu dualar beddua yağmurlarına dönüşmüştür.

Kerbela faciası için her yıl ağlayıp gözyaşı döken, yas tutan, kendilerine eziyet eden, Hz. Hüseyin'in tarafında mazlumun yanında yer aldığını söyleyen bu Şii Müslümanlar nasıl oluyor da Suriyede 100 bin Müslüman katleden, yüz binlercesinin de kanını döken çağdaş Yezit Esed'in safında bu suça ortak olabiliyorlar? Yazıklar olsun!

Karpuzun dışarıdan cennet rengi yeşil, içinin de kan rengi bir kızıl olduğu yere düşüp işte böyle kırılınca anlaşılıyor. Gerçek Hizbullah ve Hizbullahi olmak ve olmamak ta (kim, nerede, nasıl, hangi ismi ve unvanı taşırsa taşısın) işte aynen böyle.

Gerçek Hizbullahlar ve Hizbullahiler  her türlü milli, ekonomik, askeri, siyasi ve mezhebi çıkarların üstünde Allahın ölçülerine göre hareket ve mücadele eden ve Müslümanca bir duruş sergileyebilenledir.

Arif Altunbaş - Haber 7
arfltnbs@hotmail.com
www.haber7.com

YORUMLAR 10 TÜMÜ
  • VEHBİ HAFIZOĞLU 12 yıl önce Şikayet Et
    SİYASET. Sayın Ali Kardşim,100 bin masum insanın katledilmesine yardımcı olmak din siyaseti olamaz.İran ve Hizbullahın bu hareketleri ile dini hassasiyetlerinin olduğunu sanmıyorum.Binlerce suçsuz, günahsız insanın kanına girmek ne zaman din siyaseti oluyor.
    Cevapla
  • Ali Aydin 12 yıl önce Şikayet Et
    Aslında olay nedir? . Bir ülkede mazlum halka zulüm vardır. 1... Bir islami grup yada ülke kendi kazanımlarını korumak yada gelecek tehdidi savmak için işbirliği ile mazlumu gerekirse öldürebilir mi?İslami siyasette tarihi yeri nedir? 2.. Tarihteki Hz. Ali - Muaviye olayında katil muaviye neden eller üstünde tutulur. 3. Hz. Hüseyin şehit edilirken sessiz kalan onca alim yada değerli dediğimiz zatların durumu nedir? 4. Suriye giderse sıra iran ve bize gelecek korkusu ile strateji islama aykırı mı? 5. Peygamber devrindeki anlaşma gereği kaçıp gelen müslümanlar geri iade edildi mi? Zulme bırakılması doğru mu? BENCE OLAYI biraz derin incelemek lazım. İşimize gelince zulme hayır, işimize gelince müslümanlar daha fazla zarar görmesin anlayışı yanlış. Yıllar önceki mezhep savaşları ve anlamsızlığı ortada. Kime müslüman değil diyebildik? BENCE OLAYI DİN SİYASETİNİ BİLENLER AÇIKLASIN.
    Cevapla
  • hacı 12 yıl önce Şikayet Et
    Tuvad Nidya.... Haklısın Hizbullah,Rusya,Çin ve Esed aynı tarafta... Peki ya diğer tarafta kim var? ÖSO,İsrail,Amerika ve Türkiye... Sence bu iki tarafta İslam'a hizmet edebilir mi?
    Cevapla
  • VEHBİ HAFIZOĞLU 12 yıl önce Şikayet Et
    ŞEYTANIN TARAFTARLARI. Evet maalesef dualarımız bedduaya dönüşüyor.Yıllarca sevgi ve muhabbet beslediğimiz kimseler hizbü'ş-şeytan olmuş.Yazıklar olsun! Rabbimize havale ediyoruz.Bizlere de çok büyük bir ders oldu.Dostumuzu-düşmanımızı iyi tefrik etmemiz gerektiğinin iyice farkına vardık.Rabbim bize firaset versin.Bu şeytanın uşaklarına da layık olduklarını versin.
    Cevapla
  • murat ata 12 yıl önce Şikayet Et
    1.5 milyar müslüman ehli sünneti anlasa dünya cennet olur.. müslüman için kıstas olmalı binlerce kitap sözde tarikat hocalar piyasada herkesde kendisinin doğru olduğunu söylüyor insanın elinde turnusol kağıdı olmalı bu kağıtda arkadaş sen neyi savunuyorsun demeli inandığın islam ne islam adına bana hocanın yazdıklarını mı anlatıyorsun yoksa imamı azam ,imamı rabbani gazali ve bunların talebelerinin yazdıklarınımı anlatıyorsun en basitinden mızraklı ilmihal mı rehberin din nakil dinidir kim ki nakletmiyor kendi görüşünü açıklıyor orada duracaksın.yıllardır .yılardır şia kötü dedim neden bunlar eshaba küfrediyor düşmanlık besliyor başka kötülüklerini anlatmaya gerek yok aynı şekilde vehabiler selefiler bunlar hep 72 fırkanın içindeler.osmanlı neden 600 yıl hüküm sürdü kıl kadar dinden ayrılmadı yahudi neden yıktı osmanlıyı osmanlı olsa kudusu ele geçiremezdi
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle