Arif Altunbaş
Arif Altunbaş
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Taksim olaylarının faturasını kim ödeyecek?

GİRİŞ 09.06.2013 GÜNCELLEME 09.06.2013 YAZARLAR

Önceleri masumane isteklerle başlayan gösteriler legal ve illegal solcu örgütler tarafından bir isyan hareketine dönüştürülmesi ise asla affedilemez.

Gösteriler ilk dört gün normal, demokratik bir ortamda seyrederken başta halkın içine giren CHP ‘li ve sosyalist milletvekilleri, solcu marjinal guruplar olayı amacından saptırırarak hükümeti devirme hareketine dönüştürmüştür.

Kanunsuz gösteri ve yürüyüş yapan devlet ve milletin malına zarar veren guruplara karşı polis tazyikli su sıkmış ve daha aşırı gidip yakıp yıkan ve zarar veren ve polisle çatışan gruplara da biber gazı sıkmak zorunda kalmıştır.

Polisin saldırdığını ve aşırı güç kullandığını söyleyen basın ve yayın kuruluşları neden polis bütün bunları yapmak zorunda kaldığından hiç mi hiç bahsetmemişlerdir.

Polisin hiçbir olaya karışmayan, kanunsuz gösteriler yapmayan, devlet ve millet malına zarar vermeyen bir vatandaşa ne tazyikli su, ne de biber gazı sıktığını kimse söyleyemez. Bu dünyadaki diğer ülkelerde de böyledir.

Polis Teşkilatında çalışanlar da bu milletin evlatları, bizim çocuklarımızdır. Sadece görevini yapmaktan başka hiçbir suçu olmayan bu evlatlarımıza düşmana saldırır gibi taşla sopa ile molotofla, sapanla, bira şişeleriyle saldıranları koruyup polisi suçlamak sadece yandaşlık değil, basın ve yayın adına utanç verici bir durumdur. Onun da ötesinde ahlaksızlıktır, zulümdür, yalancılıktır, Türkiye düşmanlarının uşaklığıdır.

Bütün bu olaylarda 1000 'in üstünde insan, 600' polis yaralanmış, bir komiser şehir olmuş, yüz milyon TL'ye varan maddi hasar meydana gelmiş, yüzlerce belediye otobüsü, polis arabası ve vatandaşın arabası ve işyeri ile AK Parti binaları yakılmıştır.

Borsaya, Turizme verilen zararların ötesinde Türkiye'nin yurt dışındaki imajı da milyarlarca dolarla ifade edilemeyecek derecede zarara uğratılmıştır.

Taksim olayları masum bir çevrecilik, demokratik bir hak arama olayı değil, planlanmış programlanmış, illegal bir ayaklanma hareketidir. Suçluların hiçbir şey olmamış gibi salıverilmesi de yargı mensuplarını da töhmet altında bırakır.

Olaylara karışanların suçu sadece kamu ve halkın mallarını yakmak yıkmak, zarar vermek değil, seçimle başa gelmiş demokratik bir hükümeti devirme hareketidir. Bu kişiler Anayasanın 311. ve 312. maddesine göre suç işlemesine rağmen Cumhuriyet Savcılarının bu konuda neler yaptığı ve yapacağı gerçekten merak konusudur.

Üç beş kendini ve haddini bilmez marjinal gurubun ülkeye verdiği bu zararlar tüyü bitmemiş yetimin ve masum milletimizin sırtından ödetilmemelidir.

Ayrıca sosyal medyada uydurulan yalanlar, iftiralar, halkı galeyana getirici provakatif paylaşımlar, olayları büyütmeye, kamu düzenini bozmaya yönelik, halkı kışkırtan, tahrik eden suçlular cezasız mı kalacak? Yapan yaptığıyla yanına kar mı kalacak?

Türkiye ve yurt dışındaki bazı medya organları sürekli hükümeti hedef gösteren, polisi suçlayan yayınlar yapması,  göstericilerin içine karışan marjinal gurupların aşırılıklarından ve bu ülkeye verdiği zarar ve tahribatlarından özellikle hiç bahsetmemeleri ise birçok medya organının ve basın mensubunun yüzlerindeki gerçek maskeyi ortaya çıkarmıştır.

ABD 'sinden, Fransa 'sına, Almanya 'sından, İngiltere 'sine, Rusya 'sından Arap Petro şeyhlerine, İran 'ından Suriyesine kadar tüm Türkiye karşıtları hepsinin ağız birliği yapmaları bu olayların arkasında hangi hain ellerin olduğuna en büyük delil teşkil etmektedir.

Taksim olayları gençliğimizi ihmal eden, onları sadece seçimlerin dinamik güçleri olarak görmeye alışık politikacılarımızın kulaklarına da küpe olmalıdır. Seçimleri kazanmak başka, iktidar olmak başka ve iktidarda kalabilmek ise bambaşkadır. İnşallah bundan özellikle AK Partili yetkililer gerekli dersi çıkarmışlardır.

İktidar koltuğunun rahatlığına ve rehavetine alışan yöneticiler olan bitenlerden ibret alarak akıllarını başlarına devşirip gençliğe/gençliğin sorunlarına eğilmezlerse işgal ettikleri makamlar teker teker bir gün ayaklarının altından hiç haberleri olmadan kayabileceğini artık görmeliler ve nihayet işin ciddiyetini anlamalılar.

Gençliği olmayan bir parti ve siyasi hareketin eli kolu olmayan nakıs bir insana benzediğini hala anlamayanlar bu aymazlıktan kurtulmak için Taksim olaylarını her gün gündemlerine manşet yapmalılar.

Arif Altunbaş - Haber 7
arfltnbs@hotmail.com
www.haber7.com

YORUMLAR 5
  • ahmet selim 12 yıl önce Şikayet Et
    İktidar ödemiyor ki. Bu milletin kesesinden çıkıyor bu zarar ve ziyanlar. Yani senin benim kesemden, verdiğimiz vergilerden..
    Cevapla
  • mustafa akgül 12 yıl önce Şikayet Et
    tabiki iktidar ödeyecek.ha ne olur. bir sefer makarna kömür dağıtmayıverir olur biter.
    Cevapla
  • ahmet selim 12 yıl önce Şikayet Et
    Eski filimleri tekrar seyrediyoruz. Bu solcu örgütlerin kırıp dökmeleri eskiden beri süregelen olayların son halkası. Bunların DNA'sında bu vardır. Bundan sonra da olacaktır.
    Cevapla
  • Abdullah 12 yıl önce Şikayet Et
    Ayrıca..... Bu çapulcuların yaptığı tüm zararlar da kendilerine ödetilmelidir ki bir daha böyle bir saçmalığa, ihanete başvuracak olanlara kapak olsun.
    Cevapla
  • Abdullah 12 yıl önce Şikayet Et
    Kılıçdaroğlu ödemeli. Yıllardır yalan yanlış ajitasyonlarla milleti gasa getirmeye çalışan CHP 'liler bu olayların 1. mesulleridir. Onun için bunların patronu Kılıçdaroğluna fatura kesilmeli ve fatura seçim sandıklarında mutlaka kesilmelidir.
    Cevapla