Arif Altunbaş
Arif Altunbaş
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Patronlar ve Taşeronlar

GİRİŞ 30.06.2013 GÜNCELLEME 30.06.2013 YAZARLAR

Milyonların oyunu almış ama altmış yıldır bir türlü iktidar olamamış CHP 'nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlunun Brükselde Devlet adamı gibi davranması beklenirken Başbakan Erdoğanı ‘'Diktatör Esed'e benzetmesi'' AP Avrupa Sosyalistler Birliği Başkanı Swoboda tarafından sert bir dille eleştirildi. Kılıçdaroğlu güle oynaya gittiği Brükselden morararak geri dönmek zorunda kaldı.

Brükseldeki asılsız ve sorumsuz açıklamalarına bozulan Hannes Swoboda CHP Başkanına verdiği randevuyu da iptal ederek ‘'Böyle birinin Sosyalist Grup içinde yerinin olmadığını'' da ifade etti.

Kemençeye Keman, Tuluma Gayda, ‘'Biz Allahtan korkar kuldan utanmayız diyen'' Kemal Kılıçdaroğlu gaf üstüne gaf, hata üstüne hata, şikâyet üstüne şikâyet etmesi, nerede bir Türkiye karşıtı ve düşmanı varsa onların yanında yer alması kendi çapını ve asıl niyet ve hedeflerinin ne olduğunu gösterdi..

Önce ‘'Gezi olayları bizim dışımızda gelişti'' diyen, ardından siyasi rant derdine düşüp ortalıkta terör estiren bu gençleri sahiplendi, övdü, göklere çıkardı. Polisimize ana avrat söven milletvekillerini kışkırtma için o gençlerin arasına gönderdi. Daha sonrada ortalığı dağıtan, yakıp yıkan, anarşi çıkaran geçleri kast ederek ‘'O gençlerin her birinin alınlarından öperim'', ‘'CHP kapı gibi onların arkasındadır'' diyerek vandalları sahiplendi.

Yapılan kamuoyu yoklamalarında olaylara katılanların %76 sının CHP'ye, %16 sının BDP ye geri kalanların da marjinal solcu partilere oy verenlerden ve illegal guruplardan oluştuğu meydana çıktı.

Bu oyunun altında büyük ölçüde CHP'nin parmağının olduğu zaten biliniyordu. Anadolunun çeşitli illerinde yapılan gösterilere katılanlardan da anlaşıldığı gibi CHP baştan beri bu oyunun içinde bir numaralı aktördü.

Kılıçdaroğlu Türkiyenin imajını içte ve dışta sarsarak sandıkta yıkamadığı hükümeti dış güçlerle birlikte yıpratıyor. Sürekli asılsız iddialarla Türkiye'yi ve Başbakanı karalayarak Hükümeti düşürmeyi düşünüyor.

Önceleri Anayasa Mahkemesine şikâyet ediyorlardı. Şimdi çıtayı biraz daha yükselttiler. Oradan umutlarını kestikleri için Avrupa Birliğine şikâyet etmeye başladılar. Tek umutları orası kaldı şimdi.

Kılıçdaoğlunun Merkel'e yazdığı Türkiyeyi şikâyet mektubunda, "Son yıllarda demokrasi, özgürlük ve insan hakları bağlamında giderek gerileyen ve kötüleşen duruma verdiğiniz tepkiler yerindedir''  diyerek Almanyanın Türkiyeye karşı koyduğu o anlaşılmaz tavrını anladığını söyledi.

Ardından Türkiyenin AB üyeliğine karşı çıkan Hollanda Başbakanı Mark Rutteye yazdığı şikayet mektubunda,  ‘' Ülkemizdeki gelişmelere ilişkin hükümetinizin tepkisini anlıyorum. Aynı endişeleri ben de taşıyor ve ortamın sakinleşmesi için her türlü çabayı gösteriyorum'' diyor.

Her türlü asılsız haberlerle kamuoyunu yanıltmayı, eylem ve söylemleriyle ülkede kin ve nefret tohumları ekmeyi, daha dün ‘‘Hükümete devamlı saldıracağız'' diyerek toplumu germeyi, kışkırtmayı muhalefet etmek sanan Kılıçdaroğlu nasıl bir çaba gösterdiğini herkes biliyor. 

Olayların tarihi sıralamalarına ve gelişmesini dikkatli bir şekilde izlediğimizde hiçbir şeyin kendiliğinden gelişmediğine şahit oluyoruz.

PKK ile girişilen Barış Sürecinden sonra bundan rahatsız olan ve terörden beslenen Türkiye düşmanı iç ve dış güçlerin eylem birliği yaparak ortak hareket ettiklerini görüyoruz.

1-Bir Mayıs Taksim gerginliği 2- T.H.Yollarınında çalışanların grevi.3-Fenerbahçe- Galatasaray derbisindeki Hükümet karşıtı slogablar.4-Ankara Metrosundaki öpüşme  provokosyonu.5- Taksim Emek Sinaması olayları .6-Reyhanlı saldırısı, 7- Gezi yolu protestosu, 8-Taksim ayaklanması, 9- 3. Köprüye itiraz, 10-Yeni yapılacak Hava alanına itirazlar,11--Erdoğanın şahsına, ailesine dönük küfür ve hakaretler,12-- Başbakanlığı ve evini işgale dönük saldırılar, 13-CNN, Reuters, Alman, İran, Fransa, İngiltere basının ortak bir ağızla Türkiye'ye karşı başlattığı medya ve desenformasyon savaşı, 14-Kılıçdaoğlunun Brükselde Başbakanı Diktatöre benzetmesi, 15-Duran adam eylemi, 16-Kılıçdaroğlunun Türkiyeyi Almanyaya ve Hollandaya şikâyet etmesi hiçbirisi tesadüfen gelişen olaylar değildir.  Hepsi önceden planlanmış, programlanmış i bir Puzzle'nın birer parçaları.

Bu oyunu yazanlar dünya derin devletinin ABD, İngiltere, Almanya, İsrail ve Fransadaki sermayedarları olduğunu uyurgezer olmayan herkes bilir. Ve ne yazık ki Kılıçdaroğlu da aynen Taksimdekiler gibi bu oyunun kuklaları

Evet evet yanılmadınız. İşte onlar. Türkiye'nin güçlenip bölgesinin lider ülkesi olmasından endişe duyan Siyonistler ve sermaye ağaları bu oyunun planlayıcıları. Şimdide sıra Berezilya ve Mısırda mı acaba?

Arif Altunbaş - Haber 7
arfltnbs@hotmail.com
www.haber7.com

YORUMLAR 1
  • benazir kandemir muhcu 12 yıl önce Şikayet Et
    haklısın arif abi . kılıçdaroğlu kendine yazık ediyor .. ülkesine zarar veriyor, bu nasıl koltuk hırsıdır bilmem...
    Cevapla