Geleneğin dini ile Muhammed'in (sav) dini arasında
Ne vahyin hakikatine doğru dürüst teslim olabilmişler, ne geleneğin ruhunu ne olduğunu anlayabilmişler, ne de çağdaş cahiliyenin cazibe ve göz kamaştırıcı çekiciliğinden kendilerini koruyabilmişlerdir.
Çağın göz kamaştırıcı cazibesi Müslümanları da kendi eksenine doğru hızla yaklaştırmıştır. Müslüman iman ile küfür arasında, İslam ile cahiliye arasında, hak ile batıl arasında sürekli bir gelgitleri yaşamaktadır.
Hepimiz bu depremin bir şekilde az veya çok etkisindeyiz. Şahıslarımız, ailemiz, komşumuz, mahallemiz, şehrimiz ve ülkemiz olarak bu med ve cezirlerin çekim alanındayız.
İnançsızlık fırtınalarının tesirinde kalmayan insanımız yok gibi. Her tarafımızda bir put bulaşığı, bir inkar kokusu mantar gibi üremektedir. Her yanımız cahiliyenin her türlüsü ile sarılmış durumdadır.
Çağdaşlık, ilericilik, modernlik kara sevdası bizi gerçek sevgililerimizden, gerçek sevdiklerimizden kopartmak için tezgahlanmış birer kurt kapanlarına dönüşmüştür. Her attığımız adımda biz onların kurbanlarıyız.
Bir çok müslüman gerçekleri öğrenme, gerçekleri yaşama, gerçekleri savunma ve onun mücadelesini vermeyi angarya bir iş olarak görmekte, üstümüze üstümüze gelen inkarın saldırılarını adeta normal, gündelik adi vakıalar gibi görmektedir.
Top yekün bir uyuşukluk, bir dağınıklık, bir vurdumduymazlık hastalığına tutulmuş bedenler gibiyiz. Bu hastalık bulaşıcı mı bulaşıcı, korkunç mu korkunç, öldürücü mü öldürücü olmasına rağmen birçoğumuz bu musibet karşısında sakin limanlara demirlemiş gemiler gibi kaygısız, tasasız gaflet bataklığının sığ sularında debelenip durmaktayız.
Düşünen, sancı çeken, acı ve ızdırap denizlerinde kulaç atan, Hak ve hakikatin savaşını vermekte olan kaç insanımız kaldı meydanlarda? Medeniyetimiz esir alınmış, kültürümüz talan edilmiş, meydanlar yalana ve palyoçolara terk edilmiş durumdadır.
Birçok Müslüman geleneğin dinine inanmış, örf adat ve göreneğin kurallarına iman etmişçesine vahyin ekseninden uzaklaşıp, Peygamber sav'in dinine rağmen yeni suni dinlere mürit olmayı sofuluk zannetmektedir.
Çağdaşlık, laiklik, ilericilik, sosyalizm, kapitalizm, Kemalizm, liberalizm gibi yeni dinler türetenlerin dümen suyunda birçok Müslüman da kendi özünden ve hakikatin kendisinden koparak Allah'ın ve Peygamberin hukukuna değil atalarının izini izlemekte, onların geleneğine uymayı dine uymakla eş değer görmektedir.
Allah'ın ve Peygamberin izindeyiz demeleri gereken yerlerde kimileri "Atam izindeyiz" diyerek hak ve hakikatten uzaklaşıp kafalarına göre tatil yapmayı tercih etmektedirler.
İslam rabbimiz tarafından insanlığa indirilmiş bir hayat tarzı ve sistemidir. Bu izi sürenler, bu izi üzerinde yürüyenler ancak hakkıyla kulluk çizgisinde hareket edenlerdir.
"Onlara Allah'ın indirdiği Kur'an'a ve Peygambere uyunuz" denildiğinde, «Atalarımızın miras bıraktığı düzen bize yeter» derler. Peki ya, ataları hiçbir şey bilmeyen, doğru yoldan uzak kimseler idiyseler?'' de mi. (Maide:104, Fizilal il Kur'an)
Atalarınız sapıklık, cahillik, küfür ve inkar için de olsadalar mı?
En azından neyin, kimin izinde olduğumuzu fark edecek kadar uyanık müslümanlardan olmak kulluğumuzun en önde gelen görevlerinden biridir.
-
Abdullah 12 yıl önce Şikayet EtNasıl yani?. Yazıda ben bir samimiyetsizlik göremedim. Gayet açık ve net yazılmış. Bu gün toplumumuzun çoğu geleneğin dinini biliyor ve ona inanıyor. Gerçek din ile yüzleşmekten nedense kaçıyor. bazıları da bundan gocunuyor. Yıllarca bu ülkede din eğitimi yasaklandı. Yıllarca da din eğitiminin sadece bir kısmı verildi. Öteki kısımları çeşitli yasak ve baskılardan dolayı halka anlatılamadı. Hazinoğlunun hazin durumuna düştü millet malesef.Beğen Toplam 1 beğeni
-
Hazinoğlu 12 yıl önce Şikayet EtBiraz Samimi Olabilsek. İyisimi siz bu konuya biraz daha kafa yorun ve gerçekten söylemek istedikleriniz varsa o zaman gelin samimice söyleyin. Bizi de boşuna yormamış olursunuz.Beğen