Arif Altunbaş
Arif Altunbaş
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Savaş ve barışın kahramanları

GİRİŞ 20.08.2013 GÜNCELLEME 20.08.2013 YAZARLAR

Bu iki karşı kutup'un mücadelesi insanlık tarihini özetler. İlk insandan bu yana insanlığın serüveni bu bir birine karşı, bir birine düşman iki tarafta cereyan etmiştir.

İnsan yeryüzüne barış için gelmesine rağmen, ne yazık ki hep savaşın kurbanı olmuştur.

İlk insanla başlayan barış koşusu büyük ve kopmaz bir zincirin halkaları gibi vahyin izinde, peygamberler önderliğinde dalga dalga, kuşaktan kuşağa, nice baskılar, zulümler, katliamlarla karşılaşarak zamanımıza kadar gelmiştir.

Savaşın şahinler ne kadar güçlü, ne kadar çok, ne kadar büyük olursa olsunlar en sonunda kaybedenler onlar olmuş ve yine de onlar olacaktır.

Barışın güvercinleri ne kadar zayıf, ne kadar güçsüz, ne kadar az olursa olsunlar eninde zayıf ama mazlum, güçsüz ama imanlı, az ama inançlı ve haklı olanlar kazanmışlardır. Çünkü Allah güçsüz de olsa mazlumun, zayıfta olsa haklının yanındadır.

Allah dilerse yüreği inanç ve imanınla dolu bir serçe, inkârın ve küfrün bayraktarlığını yapan bir Kartalı havada kapar, yere indirir, ayağının altına alır ve ona dünyayı dar ettirir.

Bu kuvvet, bu güç serçenin huyundan, suyundan ve soyundan gelen bir özellik değildir. Onun bağlı bulunduğu inanç ve imanından, ihlâs ve samimiyetinden gelen bir güçtür.

Mesele sadece maddi olarak güçlü, kuvvetli ve büyük olmak değil, aynı zamanda inançlı, imanlı, adil, barışçıl, haklı ve dürüst olabilmektir.

Barış ve kardeşliğin ekseninde olanlar, olmaya çalışanlar, bunun mücadelesini verenler kaybetseler de kazananlardır. Yenilseler de, zafere ulaşan onlardır. Bazen mağlup olmak yenilgi yenilgi büyüyen bir zaferdir.

Savaşın kahramanları kan ve kin ile beslenen, baskı ve zulümle ayakta duran, katliam ve vahşetle hayatiyetlerini sürdüren zavallı aktörlerdir.

Barış ve kardeşliğin kahramanları Hakkın, hukukun, adaletin, özgürlük ve barışın zamana ve mekâna hâkim kılınması için çalışan vahyin emekçileridirler.

Yeri ve zamanı geldiğinde kanlarını ve canlarını bu uğurda seve seve veren, insanlığın onurunu omuzlarında gururla taşıyan Hak ve hakikatin fedaileridirler.

İkiyüzlü Amerika, Avrupa Birliği ile onların bölgedeki müsvetteleri olan Suudiler ve Körfezin Petrol ağaları desteğiyle ayakta duran Mısır'ın çağdaş Firavunu Sissi bugün güçlü gibi, galip gibi görünse de elbet bir gün döktüğü bu kan denizinde boğulacaktır.

Bütün bu zulümler, katliamlar, haksızlıklar, adaletsizlikler karşısında susan, özgürlük ve insan hakları havarisi kesilen batı dünyasının çifte standartlığına rağmen, katil Çin, zalim Rusyaya rağmen, zil takıp oynayan İsrail'e rağmen Mısırdaki Müslümanlar haksızlık karşısında susmamanın, her ne pahasına olursa olsun zulme karşı dik durmanın mücadelesi içinde oldukları sürece kazanacaklardır.

Türkiyeli Müslümanlar Mısırda meydana gelen, olan biten olaylara ibretle bakmalıdırlar. Aynı olayların bizim de başımıza gelebileceğini unutmamalı, şimdiden o günlere düşünce, ruh ve beden olarak hazır olmalıdırlar.

Müslüman olarak bizim görevimiz Hz. Muhammedin aydınlık ve kurtuluş yolunda yürümek ve gerekirse ölmektir. Kızıldenizde boğulmak ise karanlığın bekçileri, küfrün davetçileri Firavunların kaderidir. 

Arif Altunbaş - Haber 7

arfltnbs@hotmail.com 

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL