Artislik yapma Arcayürek!
Her toplumun içinde vardır böyle dengesiz insanlar. Nasihat etsen dinlemez, uyarsan anlamaz, sevsen sevmeye dövsen dövmeye gelmez. İki ucu pislikli bir değnektir yani.
İnanç ve itikat yoksunu insanların inkâr ve küfürleri içlerinde bir yanardağ gibi kaynar. Zaman gelir içlerinde kaynayan pislik magmaları lağım borusu gibi ağızlarından fışkırır. Hem ortalığı batırıp kokuturlar, hem de birçok masum insanın üzerine sıçrayarak onları da kirletmeye çalışırlar.
Bu insanların çoğu sanatçılar, tiyatrocular, yazar ve çizerler, TV yapımcıları, politikacılar gibi toplum içinde meşhur (!) denilen kişilerden oluşur. Kendilerine olan ilgi onları zıvanadan çıkarır ve şakülden kaydırır.
İşgal ettikleri fildişi kulelerden insanların inançları, dünya görüşleri, gelenek ve göreneklerine hakaret etmeyi meşhur olmanın kendilerine kazandırdığı bir hak gibi görürler.
Bu şımarık insanların bazıları öyle ileri gider ki, Müslüman bir ülkede Müslümanların Peygamberine hakaret ederek cami duvarına pisleyen it durumuna düşerler.Bir taraftan ‘'Basın özgürlüğü'' meleğinin eteğine sığınarak ağızları ve kalemleriyle içlerindeki küfürlerini kusarlar, diğer taraftan da muhtemel provokasyonlara zemin hazırlarlar.
Özellikle basın ve yayın alanında yaşı geçmiş, işi bitmiş bir sürü meşhur bunaklar(!), ekşi-turşu, çöleşeği-katırı, yüreksiz kahramanlar, müslüman adını taşıyan bir sürü cehennem odunu kâfirleri gördük şu kısacık hayatımızda. Kimisi dinimize, inancımıza, kimisi namazımıza haccımıza, kimisi başörtümüze ve Kuran Kursumuza yılan gibi çatal dillerini uzatıp saldırdılar, hala aralıksız saldırmaktalar.
Ne oldu? Onlar hakaret, küfür ve alay ettikleri, dalga geçtikleri için müslümanlardan bir şeyler mi eskildi? Onlarda da bir şeyler mi çoğaldı?
Onların küfür ve hezeyanları karşısında inanan insanların inanç ve imanları daha da güçlenip çoğaldı. Ülkemize hayat veren bir sevgi ırmağına dönüştü. İnkâr edenlerin küfürleri, nefretleri bir çığ gibi büyüdü ve onların yok oluşlarını hızlandırdı.
İnsan küfrüne mağlup olmaya görsün. İnsanlıktan çıktığı, hayvanlaştığı, hayvanda da aşağı olduğu gün işte o gündür. En hazini de bu hayvanların kendilerini insanlığın en üstün varlığı görme yanılgılarıdır.
Bir toplumda ayaklar baş, başlar ayak olunca böyle tirajı komik, hazin tablolar çıkar ortaya. Kendini efendi zanneden meşhur sanatçı, yazar, çizer, tiyatrocu, politikacı haddini aşan ahmaklar da işte böyle insanlığın başına bela olur.
Son günlerde Başbakan Erdoğan'a, ‘'Artistlik yapma lan!'' diyen, Emine hanımın kilosunu bahane ederek onu aşağılayan, Hayrulnisa hanımın başörtüsünü at gözlüğünden bakarak krizler geçiren Cüneyt Arcayürek'te bu şirret artistler kervanına katıldı. Bir insan bütün edep ölçülerini çiğneyerek böyle seviyesiz hakaretlere yönelirse, elbette birisi de ona, ‘'Artistlik yapma lan!'' deme hakkını kendinde bulur.
Yaşlı insanların şaşkını işte böyl kırmızı gören azgın boğalar gibi önüne gelene saldırması içlerinde kaynayan inançsızlık ateşinin bir eseridir. Yolunuz açık, ateşiniz bol olsun! Demekten başka bir dua gelmiyor böyleleri için insanın aklına.
NFK ‘nın,
‘'Düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın,
Gece gündüze muhtaç sen de bana lazımsın'' dediği gibi…
Bu ve bunların gibilerinin inkâr ve küfrü azdıkça, bizim de inanç ve imanımız artıyor. Yüreğimizdeki Hakkın ve hakikatin bayrağı daha güçlü dalgalanıyor.
Arif Altunbaş - Haber 7
arfltnbs@hotmail.com